Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "oyuncak"

Lernen Sie, wie man oyuncak in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

O bir oyuncak bebek.
Translate from Türkisch to Englisch

Oyuncak dükkânı kapandı.
Translate from Türkisch to Englisch

O fabrika oyuncak üretir.
Translate from Türkisch to Englisch

Erkek kardeşim bana sevimli bir oyuncak bebek verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun arkadaşlarının hepsi vücut yastığıydılar,ve onunkilerinin hepsi oyuncak bebektiler;böylece bir ölüyü canlandırmaya olan düşkünlüklerine yapıştılar.Fakat onların cansız nesne olmamalarından fakat kompleks duyguları olan insanlardan dolayı onların ilişkileri bazen gergindi.
Translate from Türkisch to Englisch

Kız kardeşim bana güzel bir oyuncak bebek yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

O oyuncak tahtadan yapılmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Babam benim arkadaşım çünkü bana bir sürü oyuncak veriyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu bir oyuncak değil!
Translate from Türkisch to Englisch

Annesinden ona yeni bir oyuncak almasını istedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary oyuncak bebeklerle oynardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Arkadaşlarımdan biri yurt dışında aldığı bütün oyuncak bebekleri bana gösterdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Kate oyuncak bebeğini giydiriyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Ann'e oyuncak bir bebek yaptım.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu bir oyuncak bebek.
Translate from Türkisch to Englisch

Ona bir oyuncak verin.
Translate from Türkisch to Englisch

Ona bir oyuncak aldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Ona bir oyuncak bebek gönderdim.
Translate from Türkisch to Englisch

O bir oyuncak bebek yapıyor mu?
Translate from Türkisch to Englisch

Bu bir Japon oyuncak bebeği.
Translate from Türkisch to Englisch

O, çocuğa bir oyuncak verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

O, benim için oyuncak bebek yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

O bana güzel bir oyuncak bebek verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Kutuda oyuncak bir bebek var.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana tahtadan bir oyuncak bebek oydu.
Translate from Türkisch to Englisch

O, bir oyuncak bebekle oynuyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Çocuk oyuncak için ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, bütün oyuncak bebeklerini başkalarına verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

O oyuncak bebeği nerede buldun?
Translate from Türkisch to Englisch

Ona bir oyuncak bebek verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

O, onun bir oyuncak bebek yapışını izledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu oyuncak araba akü ile çalışır.
Translate from Türkisch to Englisch

O, çocuğu için bir oyuncak aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kız kardeşim oyuncak bebeklerle oynuyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Ertesi gün, Sophie oyuncak bebeğini taradı ve giydirdi çünkü arkadaşları geliyorlardı.
Translate from Türkisch to Englisch

O oyuncak ahşaptan yapılmıştır.
Translate from Türkisch to Englisch

Ona oyuncak bir kedi aldım fakat o bundan mutlu olmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, bana bir oyuncak verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

O, bana küçük bir oyuncak aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Çocuğumuza kaliteli bir oyuncak alalım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'ye pahalı bir oyuncak verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Kız kardeşim oyuncak bir bebekle oynuyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Oyuncak bebeği yatağına yatıracak.
Translate from Türkisch to Englisch

Çocuğu için güzel bir oyuncak aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bebek bu oyuncak bebekten daha büyük değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Küçük kızın ellerinde oyuncak bir bebek var.
Translate from Türkisch to Englisch

Farklı ülkelerden oyuncak bebekler toplarım.

Oyuncak bölümü beşinci katta.

Büyükbabası ona pahalı bir oyuncak aldı.

Çocuk bir oyuncak istiyor.

Çocuğa bir oyuncak aldı.

Mary oyuncak bebeğine sarıldı.

O, çocuk için bir oyuncak aldı.

Çocuk için bir oyuncak satın aldı.

Çocuk için bir oyuncak aldı.

Onlar bu fabrikada oyuncak yaparlar.

Tom neredeyse her gece oyuncak ayısına sarılarak uyuyakalır.

Tom her zaman oyuncak ayısına sarılarak uyur.

Çocuklar oyuncak bloklarla oynadılar.

O silahla oynama, o bir oyuncak değil.

O bir oyuncak için ağlıyordu.

Küçük kızlar genellikle oyuncak bebeklere bayılır.

Anna için oyuncak bebek yapıyorum.

Çocuk oyuncak araba için ağladı.

Kaç tane oyuncak bebeğin var?

Ona bir oyuncak bebek aldım.

Hayır, kaç tane oyuncak değil, kaç tane anahtar?

Oyuncak tahtadandır.

Annem bana bir oyuncak alıyor.

Mary oyuncak bebeğini mikrodalgaya koydu.

Tom oyuncak traktörü ile oynadı.

Bu sadece bir oyuncak.

Tom Mary'ye bir oyuncak bebek verdi.

Kız kardeşime bir oyuncak bebek verdim.

Burada bir sürü oyuncak var.

Tom Noel'de, oyuncak bir çekiç ve bir alet kutusu aldı.

Bu oyuncak erkekler için.

Oyuncak bebeklerin çok hoş.

O sadece bir oyuncak.

Tom'un evi oyuncak dolu.

Bunu oyuncak kutuna koy.

Hayvanlar oyuncak değildir!

Küçük kız oyuncak ayısına sarıldı.

Çocuğun oynadığı oyuncak bozuk.

Tom bir dolma aslan kazandı ve ben oyuncak bir ayı kazandım.

Kay oyuncak bebeği alana kadar ağlamayı kesmedi.

Mary bir oyuncak bebek.

Birkaç oyuncak satın al.

Birkaç oyuncak satın alın.

Fabrika oyuncak üretiyor.

Hangi oyuncak büyük?

Tom oyuncak kamyonuyla oynuyor.

Mary küçükken oyuncak düdük çalardı.

Tom oyuncak arabalarıyla oynamayı seviyor.

Hangisi daha ürpetici, konuşan bir oyuncak ayı mı yoksa konuşan bir oyuncak bebek mi?

Tom oyuncak ayıları, kartpostal ve pulları, eski paraları, taş ve mineralleri, trafik plakaları ve jant kapaklarını yani kısacası hemen hemen her şeyi toplar.

En sevdiğin dolgulu oyuncak hayvan nedir?

O, Çin'de oyuncak üretiyor.

Kız kardeşim oyuncak bebeklerle oynar.

O Tom, benim oyuncak ayım.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch