Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "oyunu"

Lernen Sie, wie man oyunu in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Go büyük ihtimalle benim ülkemdeki en popüler Japon oyunu olsa da o bile bazı üniversite öğrencileri dışında pek bilinmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Oyunu ilk kez başlattığınızda oyun yapılandırma seçeneklerini ayarlayabilirsiniz.
Translate from Türkisch to Englisch

Avcılık oyunu bu huzurlu vahşi doğada yasaklanmıştır.
Translate from Türkisch to Englisch

Zamanında vuruş olmasaydı, bizim takım oyunu kaybetmiş olurdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Futbol oyunu yarın.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana babam tarafından bir bilgisayar oyunu verildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Kart oyunu için bize katılmak ister misiniz?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve arkadaşları, çoğu kez gece yarısına kadar kart oyunu oynar.
Translate from Türkisch to Englisch

L. A. Lakers oyunu çantada keklik aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ne yazık ki, oyunu iptal etmek zorunda bırakıldık, ki bunu dört gözle bekliyorduk.
Translate from Türkisch to Englisch

Oyuncuların çoğu grip yüzünden keyifsiz oldukları için koç oyunu iptal etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Futbol oyunu kötü hava yüzünden ertelenmişti.
Translate from Türkisch to Englisch

Polo gibi at sırtında oynanılan bir oyunun aksine futbol aslında ayakla oynanılan bir top oyunu demekti.
Translate from Türkisch to Englisch

Fransız hükümeti, ulusal bütçeyi vergi mükelleflerinin dengelemesi için meydan okuyan online bir oyunu piyasaya sürdü.
Translate from Türkisch to Englisch

Hakem oyunu faul olarak nitelendirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun bu oyunu kazanması muhtemeldir.
Translate from Türkisch to Englisch

O, muhtemelen bu oyunu kazanır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bilgisayar oyunu oynuyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Kaplanlar oyunu kaybetti, bizim için bir sürpriz oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Oyunu sadece 529 seyirci izledi.
Translate from Türkisch to Englisch

John oyunu kazanacağından emin.
Translate from Türkisch to Englisch

Hangi takım oyunu kazanacak?
Translate from Türkisch to Englisch

Hangi takım oyunu kazandı?
Translate from Türkisch to Englisch

Oyunu hangi takımın kazanacağı önemli değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom uygulama sırasında sol dizini incitti, bu yüzden John oyunu yerinde oynamak zorunda kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom takımının oyunu kazanacağını hissediyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir sonraki oyunu oynamama izin ver.
Translate from Türkisch to Englisch

Dün gece beyzbol oyunu izledim.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben dün gece televizyonda bir beyzbol oyunu izlemek için iki saat harcadım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bu oyunu kazanacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Ted'in oyunu kazanacağı belliydi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bill, stadyumda bu oyunu izliyor olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz oyunu kaybettik.
Translate from Türkisch to Englisch

Bizim takım oyunu kazandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben bir TV oyunu oynuyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben oyunu kolay buldum.
Translate from Türkisch to Englisch

En sevdiğin kelime oyunu nedir?
Translate from Türkisch to Englisch

Keşke oyunu kazansaydık.
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen oyunu denememe izin verin.
Translate from Türkisch to Englisch

O, oyunu kazanacağından emin.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz oyunu izlerken keyif aldık.
Translate from Türkisch to Englisch

Takımımız ilk oyunu kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tokyo'da bir kabuki oyunu izledim.
Translate from Türkisch to Englisch

O, muhtemelen oyunu kazanacak.

Maalesef oyunu kaybedeceğiz.

Oyunu çok heyecan verici buldum.

Tom Mary ile atçılık oyunu oynadı.

Nerede bir futbol oyunu görebilirim?

Oyunu izlemeye gidelim mi?

Bir golf oyunu oynamak istiyorum.

Dün gece televizyonda beyzbol oyunu izledik.

Onun oyunu bir hit idi.

Neyse ki, o oyunu kazandı.

O, oyunu mutlaka kazanacak.

Gelecek sefere oyunu kazanacağım.

Beyzbol oyunu oynayalım.

Onun oyunu kazanmasını istiyoruz.

Oyunu kaybettim.

Oyunu ertelemek zorunda kalacağız.

Takımımız muhtemelen oyunu kazanacak.

Ben o oyunu görünce, her zaman ağlarım.

TV de basketbol oyunu izledim.

Bir sonraki oyunu kazanmaya istekliler.

Oyunu kazanacağımızdan emindik.

Oyunu başından sonuna kadar izledim.

Dama oyunu oynuyorlardı.

Tüm oyunu kazanma umudu kayboldu.

Oyunu önümüzdeki Pazara ertelemek zorundayız.

Beyzbol oyunu izleyerek keyf aldık.

Oyunu kazanabileceğimizi umuyorduk.

Oyunu izlerken heyecanlıydık.

Oyunu kazanması tamamen şanstı.

Televizyonda bir beyzbol oyunu izledim.

Futbol oyunu büyük bir kalabalığı cezbetti.

Onun oyunu kazanacağına bahse girdim.

Oyunu baştan sona kadar izledim.

Futbol oyunu şu an yayında.

Tiyatro grubu yeni oyunu sahneledi.

Oyunu bıraktılar ve bana baktılar.

Televizyonda bir beyzbol oyunu izledik.

Bu oyunu çok ilginç bulacaksınız.

Özellikle oyunu görmek istemiyorum.

Oyuna ilk kez başlarken oyunu yapılandırma seçeneklerini ayarlayabilirsiniz.

Bazı çocuklar sürekli video oyunu oynar.

Yağmurdan dolayı oyunu iptal etmek zorunda kaldık.

TV'de beyzbol oyunu izlemek ister misin?

Bir rugby oyunu için kaç kişiye ihtiyacınız var?

Hangi oyunu oynarsa oynasın, o her zaman kazanır.

Dün gece televizyonda bir basketbol oyunu izledi.

Geçen cumartesi heyecan verici bir beyzbol oyunu izledim.

Bu sıkıcı oyunu izlemekten usandım.

Bir video oyunu oynayarak eğlendiler.

Beyzbol oyunu ile ilgili açıklama yapmak zorunda kaldı.

Kazanmaya başlayıncaya kadar bu oyunu sevmedim.

Bu oyunu severim.

Bu oyunu kazandık.

Oyunu kaybettin.

Oyunu kazandım.

Bu oyunu hatırlıyor musun?

Pazar günü genellikle kart oyunu oynarız.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch