Lernen Sie, wie man panik in einem Türkisch Satz verwendet. Über 81 handverlesene Beispiele.
1920 yazına doğru Kızıl Panik bitmişti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tren raydan çıktı, ve panik oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom panik yapmamaya çalışıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Panik yapmayın!
Translate from Türkisch to Englisch
Panik yapmayın.
Translate from Türkisch to Englisch
Panik nedir?
Translate from Türkisch to Englisch
Ben panik yapmıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Panik yapmaya başladım.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok fazla panik olmayın.
Translate from Türkisch to Englisch
Şimdi, panik yapmayın.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen panik yapma.
Translate from Türkisch to Englisch
Panik yapmış değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom panik içinde.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom panik yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kim panik yaptı?
Translate from Türkisch to Englisch
Depremden sonra yaygın bir panik vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Panik yapmamaya çalış.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir panik atak geçiriyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Panik yapmayın. Tom'un bu problemin üstesinden nasıl gelineceğini bildiğine eminim.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary'nin panik atağı vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu fırtına tehlikeli değil. Panik yapmanıza gerek yok.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsan, panik durumunda filogenetik köklerine döner.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bir panik başlatabilirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Panik yapmamalısın.
Translate from Türkisch to Englisch
Panik yapmana gerek yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Panik yapmaya gerek... henüz yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Panik yapmak için hiçbir neden yok...henüz.
Translate from Türkisch to Englisch
Panik yapmak için hiçbir neden yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Kalabalık, panik içindeydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un panik yapacağını biliyordum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom panik olmamaya çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom panik yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Panik yapmaya başlama.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom panik yapmaya başladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç kimse panik yapmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom panik yapmaya başlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Panik yapmak yardım etmeyecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Panik yapmaya gerek yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un panik yapacağını düşündüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Herkes panik yapmaya başladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün şehir panik içinde.
Translate from Türkisch to Englisch
Panik yapmayın, sadece havlunuzu tutun.
Translate from Türkisch to Englisch
Emlak piyasasının sönmesi nedeniyle Tokyo'daki ev sahipleri panik içindedirler.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom panik atak geçirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Titanikte panik hüküm sürer.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom panik halinde.
Translate from Türkisch to Englisch
Panik yapma, Dan.
Translate from Türkisch to Englisch
Henüz panik yapmaya gerek yok.
Translate from Türkisch to Englisch
O, panik yapmak için bir neden değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Şimdi panik yapmayalım.
Translate from Türkisch to Englisch
Genel panik vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben panik yapmadım.
Translate from Türkisch to Englisch
Karım aniden panik olmaya başladığında uçak daha yeni kalkmıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Her şeyden önce, panik yok!
Translate from Türkisch to Englisch
O adam panik halinde.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom panik atakları geçirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Panik yapmaya başlıyordum.
Translate from Türkisch to Englisch
Panik geçti.
Panik yapmamaya çalıştım.
Mary panik yapmaya başladı.
Biz oldukça panik haldeydik.
Hâlâ panik yapmıyorum.
Ani bir panik yoktu.
Panik atağım vardı.
SARS salgını Asya çapında panik yarattı.
Panik yok! Ben geldim!
Panik atağım vardı ve kan şekerim düşüktü.
Sami panik atak geçiriyor.
Sami bir panik atak geçirdi.
Şimdi panik yapma zamanı değil.
Panik yapmaya gerek yoktu.
Panik yapmak için bir sebep yoktu.
Panik yapma!
Dikkat, panik yapmayın! Elektrik birkaç dakika içinde tekrar gelecek.
Tom panik atak yaşadı.
Panik yapan kimdi?
Panik en tehlikeli virüstür.
Çöp kutusunda yaşanan patlama panik yarattı.
Felix panik olup telefonu kapattı.
Yolcular arasında panik patlak verdi.
Tüm yolcular panik olmaya başladılar.