Lernen Sie, wie man parasının in einem Türkisch Satz verwendet. Über 43 handverlesene Beispiele.
Aptal parasının kıymetini bilmez.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom her zaman daha fazla parasının olmasını istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O, parasının sonunu harcadığı zaman umutsuzluğa düştü.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom parasının bittiğini fark etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun parasının ne zaman biteceğini düşünüyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom emekli olmak için yeterli parasının olmasını diledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom parasının karşılığını almak istedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom okul malzemelerini almak için yeterli parasının olup olmadığını bilmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sorun onun hiç parasının olmamasıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom parasının çoğunu yiyeceğe harcıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Parasının çoğunu elbiselere harcar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'a parasının üstünü ver.
Translate from Türkisch to Englisch
Bill Gates parasının hepsini bağışladıysa nasıl dünyanın en zengin adamı olabilir?
Translate from Türkisch to Englisch
Her vergi mükellefinin, parasının nereye gittiğini bilmeye hakkı vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun taliplerinin hepsi onun parasının peşindeydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom parasının yarısını hayır için verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Dan parasının geri kalanını istedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un parasının buna yetebileceğinden eminim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom parasının üstünü saydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'a parasının bende olmadığını söyle.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un parasının neredeyse hepsi ailesini desteklemeye gidiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Parasının hepsini ona verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir soyguncu onun parasının hepsini soydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Birçok siyasetçi rüşvet, seçmen dolandırıcılığı ve kamu parasının çalınması ile suçlandı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, kumarhanede parasının tümünü kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch
O, parasının hepsini giysilere harcar.
Translate from Türkisch to Englisch
Sorun Tom'un hiç parasının olmamasıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir aile birini bir makinede yaşatmak için parasının hepsini harcamamalı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sorun onların parasının olmamasıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'yi sevdiğini söylüyor; ancak gerçekte onun parasının peşinde.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary Tom'u sevdiğini söylüyor, ama gerçekten o onun parasının peşinde.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, yeterli parasının olmadığını fark etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary'nin ne kadar parasının olduğu Tom'un umurunda değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom parasının çoğunu bağışladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ölmeden önce parasının çoğunu bağışladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami bütün parasının gittiğini keşfetti.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanlar ekmek parasının derdinde.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom almaya ihtiyacı olduğu şey için parasının zar zor yettiğini fark etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom alması gerektiği şeyleri alabilmek için parasının ucu ucuna yettiğini fark etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin parasının peşinde.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu, halkın parasının çarçur edilmesidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Parasının çoğunu yemeğe harcar.
Translate from Türkisch to Englisch
Newton, İngiliz parasının sahtesinin yapılmasını önleyecek tekniklerin geliştirilmesinde etkili olmuştur.