Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "parasının"

Lernen Sie, wie man parasının in einem Türkisch Satz verwendet. Über 43 handverlesene Beispiele.

Aptal parasının kıymetini bilmez.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom her zaman daha fazla parasının olmasını istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O, parasının sonunu harcadığı zaman umutsuzluğa düştü.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom parasının bittiğini fark etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun parasının ne zaman biteceğini düşünüyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom emekli olmak için yeterli parasının olmasını diledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom parasının karşılığını almak istedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom okul malzemelerini almak için yeterli parasının olup olmadığını bilmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Sorun onun hiç parasının olmamasıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom parasının çoğunu yiyeceğe harcıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Parasının çoğunu elbiselere harcar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'a parasının üstünü ver.
Translate from Türkisch to Englisch

Bill Gates parasının hepsini bağışladıysa nasıl dünyanın en zengin adamı olabilir?
Translate from Türkisch to Englisch

Her vergi mükellefinin, parasının nereye gittiğini bilmeye hakkı vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun taliplerinin hepsi onun parasının peşindeydi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom parasının yarısını hayır için verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Dan parasının geri kalanını istedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un parasının buna yetebileceğinden eminim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom parasının üstünü saydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'a parasının bende olmadığını söyle.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un parasının neredeyse hepsi ailesini desteklemeye gidiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Parasının hepsini ona verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir soyguncu onun parasının hepsini soydu.
Translate from Türkisch to Englisch

Birçok siyasetçi rüşvet, seçmen dolandırıcılığı ve kamu parasının çalınması ile suçlandı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, kumarhanede parasının tümünü kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch

O, parasının hepsini giysilere harcar.
Translate from Türkisch to Englisch

Sorun Tom'un hiç parasının olmamasıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir aile birini bir makinede yaşatmak için parasının hepsini harcamamalı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sorun onların parasının olmamasıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'yi sevdiğini söylüyor; ancak gerçekte onun parasının peşinde.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary Tom'u sevdiğini söylüyor, ama gerçekten o onun parasının peşinde.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, yeterli parasının olmadığını fark etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary'nin ne kadar parasının olduğu Tom'un umurunda değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom parasının çoğunu bağışladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ölmeden önce parasının çoğunu bağışladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sami bütün parasının gittiğini keşfetti.
Translate from Türkisch to Englisch

İnsanlar ekmek parasının derdinde.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom almaya ihtiyacı olduğu şey için parasının zar zor yettiğini fark etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom alması gerektiği şeyleri alabilmek için parasının ucu ucuna yettiğini fark etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'nin parasının peşinde.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu, halkın parasının çarçur edilmesidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Parasının çoğunu yemeğe harcar.
Translate from Türkisch to Englisch

Newton, İngiliz parasının sahtesinin yapılmasını önleyecek tekniklerin geliştirilmesinde etkili olmuştur.

Translate from Türkisch to Englisch