Lernen Sie, wie man parlayan in einem Türkisch Satz verwendet. Über 17 handverlesene Beispiele.
Her parlayan şey altın değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
O mavi-beyaz parlayan yıldız Sirius'tur.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz gökyüzünde parlayan ilk yıldızı gördük.
Translate from Türkisch to Englisch
Çocuk parlayan gözlerle konuştu.
Translate from Türkisch to Englisch
O aktris şirketteki parlayan yıldızdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Kitâb-ı Mukaddes'e göre parlayan bir yıldız, Üç Kral'a İsa'nın yolunu gösterdi.
Translate from Türkisch to Englisch
O her yerde insanlar için parlayan bir örnekti
Translate from Türkisch to Englisch
Bu parlayan yıldıza bak.
Translate from Türkisch to Englisch
Penceremden parlayan bir ışık demeti ile uyandırıldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Parlayan gözleriyle odaya girdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Gokyüzünde parlayan yıldızlar değerli taşlara benziyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Şu parlayan yıldıza bak.
Translate from Türkisch to Englisch
Önümüzde parlayan bir ışık vardı ve ona ulaşmaya çalıştım.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun hep böyle parlayan genç bir cildi var.
Translate from Türkisch to Englisch
Gece gökyüzünde parlayan yıldızlar mücevher gibi görünüyorlardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yıldızlar kadar arkadaşın olacağına, alaca karanlıkta parlayan ay gibi tek dostun olsun yeter.
Translate from Türkisch to Englisch
Arkadaşlar parlayan yıldızlar gibidir, karanlıkta ortaya çıkarlar.
Translate from Türkisch to Englisch