Lernen Sie, wie man parmağında in einem Türkisch Satz verwendet. Über 16 handverlesene Beispiele.
Tom'un parmağında bir kıymık vardı, bu yüzden onu çıkarması için Mary'nin ona yardım etmesini rica etti.
Translate from Türkisch to Englisch
O, on parmağında on marifet olan bir kimsedir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin parmağında bir alyans fark etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom on parmağında on marifet olan bir insan.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary'nin sol elinin her parmağında bir yüzük var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir alyans takmıyordu ama Mary onun yüzük parmağında beyaz bir halka fark etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Çıplak gözle zor görülebilecek bir tahta kıymığı, Tom'un parmağında çok sancılı bir enfeksiyona neden oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom basket topunu parmağında fırıl fırıl çevirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Mayuko'nun parmağında bir kesiği var.
Translate from Türkisch to Englisch
Eldivenin parmağında bir delik var.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun karısı onu parmağında oynatır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un on parmağında on marifet var.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali'yi son gördüğümde parmağında alyansı yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un parmağında yüzük vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Basket topunu parmağında çevirebilir misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Her parmağında yüzük vardı.
Translate from Türkisch to Englisch