Lernen Sie, wie man partiyi in einem Türkisch Satz verwendet. Über 77 handverlesene Beispiele.
Haydi partiyi başlatalım.
Translate from Türkisch to Englisch
Cuma günkü partiyi bekleyemeyiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun görünmesi partiyi canlandırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz, partiyi düzenlemek için bir oda kiralamak zorundayız.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'den ona partiyi düzenlemesi için yardım etmesini rica etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary bir hafta süreyle partiyi erteleme kararı aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary gece yarısından önce partiyi terk etmeyi kararlaştırdılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom partiyi tanımayı diledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom partiyi iptal etmek zorunda kalabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sürpriz partiyi bildiğini belli etmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom partiyi planlayarak iyi bir iş yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom onun hakkında ona haber vermeden Mary'nin sürpriz bir partiyi nasıl planlayacağını çözemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O, partiyi erteledi.
Translate from Türkisch to Englisch
O partiyi feshetti.
Translate from Türkisch to Englisch
Partiyi iptal etmek zorunda kaldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu partiyi bitirmemizin zamanı neredeyse geldi de geçti bile.
Translate from Türkisch to Englisch
Konu partiyi böldü.
Translate from Türkisch to Englisch
Demokrat Partiyi destekler.
Translate from Türkisch to Englisch
Enflasyon sorunu partiyi böldü.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom partiyi kaçırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Niçin partiyi iptal etmiyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Geçmişte demokratik parti aday listesi için oy verdim fakat bundan sonra Cumhuriyetçi partiyi destekleyeceğim.
Translate from Türkisch to Englisch
Niçin Tom'u aramıyorsun ve ona cuma günkü partiyi hatırlatmıyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Günlerdir bu partiyi planlıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Partiyi kim veriyor?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un partiyi beğeneceğinden eminim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom partiyi erteledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom partiyi erken terk etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Umarım partiyi benim sevdiğimden daha fazla sevdin.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu partiyi seveceğimi düşünmüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Partiyi kaçırmak istemedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gece partiyi unutma.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu partiyi başlatalım.
Translate from Türkisch to Englisch
Kart hilelerini nasıl yapacağını öğrenirsen her zaman partiyi canlandıran sen olacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom iyi bir partiyi sever.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, onun için planladığı sürpriz partiyi ağzından kaçırarak annesine söyleyince sürprizi bozdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Partiyi kaçırmak istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Partiyi kaçırmak istemiyordum.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar partiyi organize etmemi istiyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin partiyi organize etmesi için kredi almasına izin verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom partiyi sever.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom partiyi bu kadar erken terk etmemeliydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Harika bir partiyi kaçırmışsın!
Translate from Türkisch to Englisch
Bu partiyi düzenleyen kişi sen misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Partiyi kaçırdığım için bir bahane uydurdum.
Translate from Türkisch to Englisch
Partiyi kaçırdım mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Partiyi erteleyemezsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom partiyi iyi bir ağ kurma fırsatı olarak gördü.
Tom'a partiyi söylemeyi neredeyse unutuyordum.
Partiyi ne zaman yapalım?
Gelecek hafta partiyi unutma.
Partiyi kaçırdım.
Partiyi burada yapmak isteyen Tom'du.
Partiyi erken terk etmemi isteyen tek kişi Tom değildi.
Partiyi erken terk eden tek kişi Tom değil.
İyi bir partiyi severim.
Partiyi küçük tutmak istiyoruz.
Sürpriz partiyi beklemiyordu.
Partiyi erkenden terk etmek istemiyordum, fakat karıma yardım etmek için eve gitmek zorunda kaldım.
Bu partiyi düzenleyen siz değil misiniz?
Bu partiyi Tom düzenledi.
Partiyi erken terk etmek isteyen tek kişi ben değildim.
Partiyi bilmiyordum.
Tom'un partiyi sevmeyeceğini biliyordum.
Partiyi organize eden kişi benim.
Partiyi planlayan kişi Tom'dur.
Tom bu partiyi düzenledi.
Partiyi planlayan kişi Tom'du.
Partiyi düzenleyen Tom'du.
Partiyi beğendin mi?
Tom partiyi sevmedi.
Partiyi niye iptal ediyorsunuz?
Onun gelişi partiyi canlandırdı.
Fyodor partiyi terk etti.
Tom bu partiyi planladı.
Dün gece harika bir partiyi kaçırdın.
Partiyi tekrardan düzenlemek istiyoruz.