Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "patlak"

Lernen Sie, wie man patlak in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Savaş patlak verdiğinde 1941'de Avrupa'dan evine döndü.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki bir savaşın patlak verdiği Aralık 1941'de henüz doğmamıştım.
Translate from Türkisch to Englisch

İki ülke arasında bir savaş patlak verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Belge kayıtları savaşın 1700 yılında patlak verdiğini yazıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Depremden sonra büyük bir yangın patlak verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Yiyecek yokluğundan dolayı şehrin her yerinde şiddet patlak verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

1918 yılında, pirinç fiyatından kaynaklanan ayaklanmalar tüm dünyada patlak verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Yangın, gece yarısına doğru patlak verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Personel eve gittikten sonra yangın patlak verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Birinci katta bir yangın patlak verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Beşinci katta bir yangın patlak verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Yangın patlak verdiğinde, o derin uykudaydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Savaş tesadüfen patlak vermedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Patlak bir lastiğim var.
Translate from Türkisch to Englisch

Yakında bir yangın patlak verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Savaş 1939'da patlak verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Dün gece bir yangın patlak verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

1911 yılında bir isyan patlak verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Umarım savaş patlak vermez.
Translate from Türkisch to Englisch

Savaş her an patlak verebilir.
Translate from Türkisch to Englisch

II. Dünya Savaşı ne zaman patlak verdi?
Translate from Türkisch to Englisch

Bir ayaklanma patlak verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Savaş 1941 yılında patlak verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Savaş sonunda patlak verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Meksika'da bir devrim patlak verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Gece bir yangın patlak verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

İkinci katta bir yangın patlak verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu alanda bir orman yangını patlak verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Şehrin ortasında bir yangın patlak verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir çevre otelde bir yangın patlak verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Önceki gün bir yangın patlak verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Yangın patlak verdiğinde, o, derin uykudaydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Üçüncü dünya savaşının patlak verip vermeyeceğini merak ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz gerçekten bir savaş daha patlak vermeyeceğini umuyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

Dün gece mahallemde bir yangın patlak verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Dün gece süpermarkette bir yangın patlak verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Savaş patlak verdiğinde, o, Londra'da yaşıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Yom Kippur savaşı hangi tarihte patlak verdi?
Translate from Türkisch to Englisch

Savaş 1939 yılında patlak verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir patlak tekerim var.
Translate from Türkisch to Englisch

Savaş, 1939'da patlak verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un patlak tekerini tamir etmeyi önerdim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bisikletimin arka tekerleği patlak.
Translate from Türkisch to Englisch

İki ülke arasında savaş patlak verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir salgın hastalık patlak verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Ertesi yıl 1. Dünya Savaşı patlak verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Epidemi patlak verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bisikletimin tekeri patlak.

Bu teker patlak.

1. Dünya savaşı 1914'te patlak verdi.

Kısa bir barıştan sonra, savaş tekrar patlak verdi.

Bu savaş tesadüfen patlak vermez.

Patlak lastik ne olacak?

Bize 2. Dünya Savaşı'nın 1939 yılında patlak verdiği öğretildi.

Bisikletimin patlak lastiği var.

İkinci Dünya Savaşı 1939 yılında patlak verdi.

Nükleer savaş patlak verirse insanoğlu helak olur.

Bisikletimin patlak bir lastiği vardı, bu yüzden yedi trenini kaçırdım.

Savaş ne zaman ve nerede patlak verdi?

Beurs March birkaç bölüm ırkçılık ve şiddetten sonra patlak verdi.

Tom bisikletinin patlak tekeri olduğundan bugün okula yürümek zorundaydı.

Irak'taki savaş on yıl önce patlak verdi.

Öğretmen İkinci Dünya Savaşı'nın 1939'da patlak verdiğini söyledi.

Göstericilerle polis arasında şiddetli çatışmalar patlak verdi.

Yangın binanın ikinci katında patlak verdi.

Dan ve Linda arasında bir tartışma patlak verdi.

Sinema salonunda aniden bir yangın patlak verdi.

O gece bir yangın patlak verdi.

Alkış patlak verdi.

Biz Fransız Devriminin neden patlak verdiğini öğrendik.

O, Hiroşima'da iken savaş patlak verdi.

İkinci Dünya savaşı 1939 yılında patlak verdi.

Savaş patlak verdiğinde o Brittany'ye geldi.

Dan ve Linda arasında bir kavga patlak verdi.

Dan ve bir çalışan arasında kavga patlak verdi.

Bir defa savaş patlak verdi mi, her iki taraf da hatalıdır.

Bir patlak lastiğimiz var.

Bugün işe giderken patlak bir lastiğim vardı.

Şimdi patlak lastiği tamir edebilir misin?

O ve oğlu arasında bir tartışma patlak verdi.

O ve babası arasında bir tartışma patlak verdi.

Bu kamyonun bir patlak lastiği var.

Bizim prezervatifimiz patlak.

Buralarda patlak bir lastiği tamir edebilecek bir yer var mı?

Bir bisikletteki patlak bir lastiği tamir edebilir misin? Bu tür bir şey çok kolay.

Tom'un ıssız bir taşra yolunda patlak bir lastiği var ve onu nasıl değiştireceği konusunda bir fikri yok.

Savaş aniden patlak verdi.

Patlak bir lastiğimiz var gibi görünüyor.

1939'da İkinci Dünya Savaşı patlak verdi.

Patlak lastiğimi onarmama yardım edebilir misin?

Bir nükleer savaş patlak verseydi insanlık yok olurdu.

Bence lastiklerimden biri patlak.

Yangın patlak verdiğinde Tom bir restoranda pizza yiyordu.

Boston'da ayaklanmalar patlak verdi.

Boston'da isyanlar patlak verdi.

Benim lastik patlak.

Arabamın patlak bir lastiği var.

Tom beni bana patlak bir lastiğinin olduğunu söylemek için aradı.

Buraya gelirken patlak bir lastiğimiz vardı.

Bisikletimdeki her iki lastik de patlak.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch