Lernen Sie, wie man patlama in einem Türkisch Satz verwendet. Über 73 handverlesene Beispiele.
Bütün gökyüzü aydınlandı ve bir patlama meydana geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün gökyüzü aydınlandı ve bir patlama oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Volkanik patlama köyü tehdit etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom fabrikadaki patlama için kurbanların ailelerine özür diledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bilgisayar endüstrisi bir patlama yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Patlama köylüleri korkuttu.
Translate from Türkisch to Englisch
Patlama olduğunda sen neredeydin?
Translate from Türkisch to Englisch
Bir patlama gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir patlama duydum.
Translate from Türkisch to Englisch
Dün havai fişek fabrikasında bir patlama oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom büyük bir patlama duydu ve ne olduğunu görmek için dışarıya koştu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir patlama duydu ve ne olduğunu görmek için dışarıya koştu.
Translate from Türkisch to Englisch
Patlama binaya büyük bir hasar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Aniden bir patlama oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir patlama vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Seni komaya sokan patlama, aynı zamanda benim nişanlımın ölümüne sebep oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç patlama yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch
Havaalanında güvenlik bomba patlama tehlikesinden beri artırıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Akabindeki patlama birçok insanı öldürdü.
Translate from Türkisch to Englisch
Patlama bir araba kazasına neden oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Büyük bir patlama vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Gürültülü bir patlama vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Dün gece havai fişek fabrikasında bir patlama meydana geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tianjin'de büyük bir patlama meydana geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir patlama mıydı?
Translate from Türkisch to Englisch
Patlama her şeyi yok etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Patlama her şeyi tahrip etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Üç tane patlama duydum.
Translate from Türkisch to Englisch
Patlama bütün binayı salladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz patlama duyduk ve evin tutuştuğunu gördük.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir patlama gibi ses çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Roket patlama kutlamaları açar.
Translate from Türkisch to Englisch
Dinamit bir patlama ile ses çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Çatı patlama tarafından savrulmuştu.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben gürültülü bir patlama duydum.
Translate from Türkisch to Englisch
Yüksek sesli bir patlama duydum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben az önce başka bir patlama duydum.
Translate from Türkisch to Englisch
Laboratuvarda bir patlama vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece başka bir patlama vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tüp, patlama sonucu paramparça oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz gürültülü bir patlama duyduk.
Translate from Türkisch to Englisch
Kiler kapısı bir patlama sesi ile açıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun dikkatsizliği yüzünden patlama gerçekleşti.
Translate from Türkisch to Englisch
Az önce bir patlama gibi ses veren şeyi duydum.
Translate from Türkisch to Englisch
Patlama kazara gerçekleşti.
Translate from Türkisch to Englisch
Patlama yarası çok derindi ve enfeksiyon için muayene edilmesi gerekiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Eylül ayına kadar harcamadaki patlama azalmış gibi görünüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Patlama, zemini sarstı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ülke çapında bir ekonomik patlama ile ziyaret edildik.
Sami'nin işi patlama yaşıyordu.
Yüksek sesli bir patlama oldu.
Patlama çok güçlüydü.
Patlama çok kuvvetliydi.
En son patlama ne zamandı?
Bir patlama duyduğumu sandım.
Sami korkunç bir patlama duydu.
Kovan mühimmat deposuna düştü ve bir dizi patlama yarattı.
Tam biz konuşurken kuvvetli bir patlama oldu.
Tom yüksek sesle patlama duydu.
Tom yüksek sesle bir patlama duydu.
Sami'nin serveti patlama yaşıyordu.
Sami büyük bir patlama duydu.
Tom bir patlama sesi duyduğunu söyledi.
Bir patlama duyduğunu söyledi.
Patlama. Geliyorum.
Romanya'da araba işi patlama yaşıyor.
Güçlü patlama kentin büyük bölümünden işitildi.
Patlama şehrin her yerinden duyuldu.
Çöp kutusunda yaşanan patlama panik yarattı.
COVID pandemisinin daha zoraki pozitif yönlerinden biri, açık hava etkinliklerindeki patlama olmuştur.
Son patlama 2013'teydi.
Şiddetli bir patlama sesi duyuldu.
Volkanik patlama 300 can aldı.