Lernen Sie, wie man pazara in einem Türkisch Satz verwendet. Über 63 handverlesene Beispiele.
O haftada bir kez pazara gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Önümüzdeki pazara ne dersin?
Translate from Türkisch to Englisch
Doğum günüm pazara rastlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Pazara kadar burada kalacağız.
Translate from Türkisch to Englisch
Noel, bu yıl pazara denk geliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Gidişini Pazara kadar erteledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Oyunu önümüzdeki Pazara ertelemek zorundayız.
Translate from Türkisch to Englisch
Önümüzdeki sene doğum günüm Pazara denk gelecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu yıl doğum günüm bir pazara rastlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Oyun gelecek pazara kadar ertelendi.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir şeyler almak için her gün pazara gider.
Translate from Türkisch to Englisch
Toplantı gelecek pazara kadar ertelendi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom pazara kadar gidişini erteledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben pazara gitmek zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch
Toplantıyı gelecek pazara ertelemeye karar verdik.
Translate from Türkisch to Englisch
Pazara alışveriş yapmaya gidiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
O pazara gidiyor, ya sen?
Translate from Türkisch to Englisch
Beyzbol oyunu gelecek pazara kadar ertelendi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben pazara gitmedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Toplantıyı önümüzdeki pazara kadar ertelemeye karar verdik.
Translate from Türkisch to Englisch
"Juma pazara Hasani'yle mi gidecek?" "Hayır o yalnız gidecek."
Translate from Türkisch to Englisch
Tom mu, yoksa Mary mi pazara gidiyor?
Translate from Türkisch to Englisch
John pazara gider.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu ifade yanlıştır: araba bozuk olduğu için pazara gidiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun doğum günü pazara rastlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben pazara gidiyorum, bir şeye ihtiyacın var mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom pazara ne zaman gider?
Translate from Türkisch to Englisch
Dün, bazı tatlı portakallar satın almak için pazara gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen koyunları pazara götürdün.
Translate from Türkisch to Englisch
"Pekin'de ne kadar kalacaksın?" "Pazara kadar."
Translate from Türkisch to Englisch
Moskova'da ne kadar kalacaksın?" "Pazara kadar."
Translate from Türkisch to Englisch
"Atina'da ne kadar kalacaksın?" "Pazara kadar."
Translate from Türkisch to Englisch
Babam ve annem pazara gittiler.
Translate from Türkisch to Englisch
O her gün pazara gider.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben sürekli olarak pazara giderim.
Translate from Türkisch to Englisch
Alice pazara yürümedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Hadi, beraber pazara gidelim.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne zaman pazara gidiyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary pazara gidiyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz pazara gidiyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir koyun olmamak için, ama bir koyun almak için pazara gidin.
Translate from Türkisch to Englisch
Kim pazara gider?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom veya Mary pazara giderler.
Translate from Türkisch to Englisch
İki ya da üç saat içinde meyve sepetlerini pazara çekenler gibi gerçek bir eşek olacaksın
Translate from Türkisch to Englisch
O haftada bir kez pazara gider.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir şeyler almak için pazara gitmek zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch
Firmamız yeni bir pazara girmek istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Salı günleri pazara gideriz.
Translate from Türkisch to Englisch
Pazara kadar değil, mezara kadar.
Translate from Türkisch to Englisch
Herkes aklını pazara çıkarmış, yine kendi aklını almış.
Kör pazara varmasın, pazar körsüz kalmasın.
Doğum günüm pazara denk geliyor.
Ali'nin ipliği pazara çıktı.
Sonraki bayram pazara düşüyor.
Onlar pazartesiden pazara kadar Budapeşte'de olacaklar.
Tom tarikatların ipliğini pazara çıkaran biri.
Şirket yeni bir pazara girmeyi planlıyor.
Dün pazara gitmedim.
Pazara koyun olmaya değil, koyun almaya gidilir.
Pazara gidiyorum.
Annem ve babamla pazara gittim.
Okullar açılmadan önce anne babamla beraber pazara gittim.
Mango, üzüm, kivi, papaya, portakal, elma, armut ve ananas almak için pazara gittim. Akşam yemeği için salata yapmak istiyorum. Ve dondurmayla birlikte mükemmel bir tatlı olur.