Lernen Sie, wie man pekala in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Pekala, evet, fakat herhangi bir kişinin haberdar olmasını istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
"Tamam, pekala", Willie nihayet kabul etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala... Evim yeterince büyük değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala, sorun yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala, onu seviyor musunuz?
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala, ben sadece tost ve kahve alacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala, karar verdiniz mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala, dobra dobra konuşalım.
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala, gidiyor olmalıyım.
Translate from Türkisch to Englisch
Canın dışarı çıkmak istiyor mu? Pekala çıkamazsın; Çocukla birlikte her zaman burada kalmak zorundasın.
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala, sonunda buradayız.
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala, hiç önemli değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala, bu başa çıkabileceğimiz bir şey değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala, gidelim.
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala, anlaştık.
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala, maalesef gitmeliyim. Güzel vakit geçirdim.
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala. Şimdi gidiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala, gidelim!
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala, ilgilenebilirim.
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala, şimdiye kadar çok şey yapmadın.
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala, Açıklıyorum!
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala, ben gidiyor olmalıyım.
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala, ben dinliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala, bunu kesinlikle deneyeceğim.
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala, o olmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala, sanırım hatalıyım.
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala, onunla ilgili ne düşünüyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala, Tom'u güçlükle suçlayabilirsin, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala, onu kendi tarzınla yap fakat başarısız olursan beni suçlama.
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala, acele etsen iyi olur.
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala, sadece bana bildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala, sana yardım edemem.
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala, sorun değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala, benim bazı haberlerim var.
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala, belki yardım edebilirim.
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala, neden sadece Tom'a sormuyoruz?
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala, sanırım haklıydın.
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala, sanırım gitmeliyiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala, Tom, bugün senin için ne yapabilirim?
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala, Tom, harekete geçelim.
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala, Tom, Bir film izlemeye gitmek ister misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala, Tom, denize açılalım.
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala, Tom, buradan çıkmak istiyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala, Tom, senin hakkında endişeliydik.
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala, neler oluyor?
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala, bu büyük bir sürpriz.
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala, bir şey yapmak zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala, bu ne hakkında?
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala, biraz top oynayalım.
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala, millet, kendinize hakim olun.
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala, dikkatle dinleyin.
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala, işte anlaşma.
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala, bunu sen yapmadıysan, öyleyse kim yaptı?
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala, olan oldu bir kere.
Pekala, ne yapmamız gerektiğini düşünüyorsunuz?
Pekala, ne yapmamı istiyorsun?
Pekala, ne yapmamızı bekliyordun?
Pekala, ne yapmak istiyorsun?
Pekala, yerleşelim.
Pekala, başka ne yapabilirsin?
Pekala, ne arıyorsun?
Pekala, millet, gidelim.
Pekala, Tom'a veda öpücüğü vermeyecek misin?
Pekala, sakinleşelim.
Pekala, pes ediyorum.
Pekala, gitmek zorundasın.
Pekala, buradan çıkalım.
Pekala, burada ne oluyor?
Pekala, sadece onu unutalım.
Pekala, bir göz atalım.
Pekala, bunu düzeltmemi istiyor musun yoksa istemiyor musun?
Pekala, yola devam edelim.
Pekala, ne oluyor?
Pekala, işte plan.
Pekala, bir saniye bekle.
Pekala, sadece bunu yapalım.
Pekala, bunu yapalım.
Pekala, işe geri dönelim.
Pekala, odanı temizleyecek misin yoksa temizlemeyecek misin?
Pekala, bu henüz olmadı.
Pekala, burada kalmıyorsun.
"Pekala," dedi kral, "mükafat olarak ne istiyorsun?"
Kanıt istediğini söyledin. Pekala, işte burada.
Pekala, en önemli sözleri hatırlamak için emin olun.
Pekala, bana bir öpücük ver.
Pekala, Tom, sen haklıydın.
Pekala, akşam yemeği yediye kadar hazır olmazsa, bir restorana gideceğim.
Pekala, ben sadece Tom'la konuşacağım.
Pekala, ben senin için buradayım.
"Tom hakkında ne düşünüyorsun?" "Onun güzel bir sesi var." "Sadece güzel bir ses mi?" "Pekala, onun yüzü özel bir şey değil, değil mi?" "Gerçekten mi! Sanırım o oldukça yakışıklı."
Pekala, böyle şeyler olur.
Pekala, tam orada olacağım.
"Biz onların düğününe davet edildik." "Öyle mi? Pekala, onlara ne alacaksınız?"
Pekala ama seni uyarmadığımı söyleme.
Pekala, işe başlayalım.
Pekala, bugün eğlence için ne yapalım.
Pekala, o adil bir soru. Ama işte başka bir soru. Siz bir kerede çok fazla soru sorduğunuzu düşünmüyor musunuz?
Pekala, ne olduğunu bize söylemeyecek misin?
Pekala, işte başlıyoruz.
Neden bu şehirde pek çok motosiklet var? Pekala, arabalardan daha ucuz olduğu ve zenginlerden daha çok fakir insanlar olduğu içindir.