Lernen Sie, wie man perde in einem Türkisch Satz verwendet. Über 22 handverlesene Beispiele.
Perde tutuştu.
Translate from Türkisch to Englisch
Mor bir halı bu kırmızı perde ile gitmeyecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Perde ateş aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Perde arası ne zaman?
Translate from Türkisch to Englisch
Perde düştü.
Translate from Türkisch to Englisch
Perde kalktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Pencerenin üzerine bir perde astı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom pencereye koyu bir perde astı.
Translate from Türkisch to Englisch
Perde henüz kalkmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Perde kapanır kapanmaz oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kapıyı örten bir perde vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yeni perde çubuklarına ihtiyacımız var.
Translate from Türkisch to Englisch
Perde düştüğü zaman gergin bir sessizlik vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu perde, ince malzemeden yapılır.
Translate from Türkisch to Englisch
Perde kalktı ve performans başlamıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Işıklar söndü ve perde yükseldi.
Translate from Türkisch to Englisch
"Bir perde al" "Hangi renk?"
Translate from Türkisch to Englisch
Perde ne renk?
Translate from Türkisch to Englisch
Bir perde satın almam gerek.
Translate from Türkisch to Englisch
Hakemin gözüne perde inmiş. Buz gibi penaltıyı yedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Perde açıldığında, sahne karanlıktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yıllardır onarılmayan çatlak cam, güneşten boyaları solup dökülmeye başlamış çerçeveler, kirden kül rengine dönmüş perde ve tavandaki rutubet lekelerinden içerideki iç acıtan virane ortam daha girmeden belli oluyordu.
Translate from Türkisch to Englisch