Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "petrol"

Lernen Sie, wie man petrol in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Jeologlar çiftliğimizde petrol için araştırma yaptılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben bir petrol şirketi için çalışıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un şirketi petrol için sondaj yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya petrol ithal ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya, petrol için Arap ülkelerine güvenir.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya, petrol için Arap ülkelerine bağımlıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Kuzey Denizi'nde petrol bulundu.
Translate from Türkisch to Englisch

Petrol sızıntısı körfezi kirletti.
Translate from Türkisch to Englisch

Son petrol sızıntısından beri hiç deniz ürünü yemedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ülke petrol yönünden zengindir.
Translate from Türkisch to Englisch

Petrol fiyatı yükseliyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ülkede petrol sınırlıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar petrol için sondaj yapmaya niyetlendiler.
Translate from Türkisch to Englisch

Sudi Arabistan petrol bakımından çok zengindir.
Translate from Türkisch to Englisch

Petrol arzı sınırsız değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Buralarda bir petrol istasyonu var mıdır?
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar gemiye petrol yüklüyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Ham petrol fiyatı düşmektedir.
Translate from Türkisch to Englisch

İthal petrol sıkıntısı vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya büyük miktarda petrol ithal eder.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ülkede petrol sıkıntımız yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya petrol için diğer ülkelere bağımlıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu şekil ham petrol ithalatının azaldığının bir göstergesidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu petrol kuyusu beni zengin edecek.
Translate from Türkisch to Englisch

Şu ülkede petrol çoktur.
Translate from Türkisch to Englisch

Petrol,Japon sanayinin gelişiminde önemli bir rol oynadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Petrol tankerle nakledilir.
Translate from Türkisch to Englisch

O arazide petrol mü arıyorsunuz?
Translate from Türkisch to Englisch

Petrol eski zamanlardan beri önemli olmuştur.
Translate from Türkisch to Englisch

Petrol Arabistan'da bolca bulunur.
Translate from Türkisch to Englisch

Orta Doğu petrol fiyatları varil başına beş dolar fırladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Petrol artık ucuz bir yakıt değil.
Translate from Türkisch to Englisch

İngiltere, Rodezya'ya karşı petrol ambargosu ilan etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Ham petrol bu fabrikada arıtılır.
Translate from Türkisch to Englisch

Petrol vardı da biz mi içtik?
Translate from Türkisch to Englisch

Petrol boru hattı sızıntı yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir petrol şirketi için çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Gemiye ham petrol yüklüyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Petrol bağımlılığından yenilenebilir enerji toplumuna uzun bir yol var.
Translate from Türkisch to Englisch

Kömür, mangal kömürü, kok kömürü ve petrol koku yakıt olarak kullanılmaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ülkede petrol eksiğimiz yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Petrol eski çağlardan beri önemli olmuştur.
Translate from Türkisch to Englisch

Ham petrol çağının sonu görünümde.
Translate from Türkisch to Englisch

Petrol stoğumuz tükeniyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom petrol istasyonuna doğru süren siyah bir kamyon gördü.
Translate from Türkisch to Englisch

Hidroelektrik yenilenebilir bir kaynaktır ama petrol, kömür ve doğal gaz değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Demokrasi petrol zengini ülkelerde savunulmalı ama Suudi Arabistan'da değil.

Petrol, yakıt olarak kömürün yerini alıyordu.

Düşük petrol fiyatlarının semeresini kim toplayacak?

Petrol medeniyetin ilerlemesinde önemli bir rol oynadı.

Petrol pahalı.

Petrol kokusu var.

Petrol kalın bir borudan geçirildi.

Ben komplo teorilerine inanmam. Ben sadece Orta doğu'da tükenmiş uranyum patlayıcı ve fosfor bombalarının kullanımı ve petrol ve diğer stratejik hedefler için Irak ve Afganistanın imhası gibi gerçeklere inanıyorum.

Ülkeler altın,petrol ve uyuşturucu için mücadele ediyorlar.

Biz Afganistan'da petrol için savaşmıyoruz fakat demokrasiyi korumak için savaşıyoruz.

Kömür, doğal gaz ve petrol, milyonlarca yıl önce yaşamış bitki ve hayvanların kalıntılarıdır.

Japonya petrol ithal etmeli.

Tom bir petrol şirketinde yüksek bir konuma sahiptir.

Dan annesini aramak için bir petrol istasyonunda durdu.

Dünya'nın petrol yerine yeni enerji kaynakları geliştirmesi gerekmektedir.

Petrol her şey değildir, Charley!

Ham petrol fiyatı düşüyor.

Petrol sizin için insan hayatından daha değerlidir, değil mi?

Petrol istasyonu nerede?

Bölgedeki savaştan dolayı petrol arzı geçici olarak kesildi.

Petrol fiyatı düşüyor.

Tom bir petrol şirketi için çalışıyor.

On yıl sonra dünya çapında bir petrol sıkıntısı olduğunu varsayalım. Sanayileşmiş ülkelere ne olurdu?

Nerede petrol var, orada müslüman var; karşıt ifade yanlıştır.

Güneydoğu kömür, ham petrol ve doğal gaz ile ilgili önemli bir enerji üreticisidir.

Bu hafta petrol fiyatı düşük.

Petrol kurumadan yeni enerji formları geliştirilmelidir.

Bu ısıtma sistemi petrol yakar.

Petrol fiyatı düştü.

Petrol fiyatı yükseldi.

Bu petrol kuyusu günde 100 varilden daha fazla üretiyor.

Japonya, petrol temini için Arap ülkeleri bağlıdır.

Japonya petrol için yabancı ülkelere bağımlıdır.

Petrol su üzerinde yüzer.

Petrol bir yüz yıl daha sürmeyebilir.

Tom petrol rafinerisinde uzun saatler çalışır.

Petrol sızıntıları çevre için kötüdür.

1973'te petrol varil başına üç dolara mal oldu; 2008'de - varil başına 80 dolar.

Denizaşırı bir petrol şirketi için uçmak istiyorum.

Petrol fiyatları düştü.

Petrol taşıyan bir gemiye petrol tankeri denir.

BP petrol sızıntısından etkilenen bölgede iki yeni krep yarasa balığı türü bulundu.

Yeni petrol sahalarını keşfetmek için tüm servetini riske attı.

Her yıl okyanusa ne kadar petrol dökülür?

Aslında ne kadar petrol dökülmüş?

Şimdiye kadar ne kadar petrol sızdı?

Tom petrol kuyularında çalışarak çok para kazandı.

Dün petrol fiyatları yükseldi.

Neyse ki, hiç petrol sızıntısı yaşamadık.

Körfezde bir petrol platformu patladı.

Leyla'nın babası servetini petrol endüstrisinde kazandı.

Kuzey Dakota'da büyük petrol yatakları bulunmuştu.

Bu petrol şirketi büyük bir petrol yolsuzluğu skandalına karıştı.

Artık Irak en önemli petrol tedarikçisi konumunda.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch