Lernen Sie, wie man peygamber in einem Türkisch Satz verwendet. Über 28 handverlesene Beispiele.
Sen peygamber misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Beni peygamber ocağından haksız yere atarsanız bunun vebalini çekersiniz.
Translate from Türkisch to Englisch
İsa Peygamber!
Translate from Türkisch to Englisch
Bazı bilimcilere göre Muhammet peygamber, Arap toplumunun kollektif bilincinin yarattığı bir masal kahramanıdır ve hiç yaşamamıştır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir peygamber kendi toprağında tanınmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç kimse kendi ülkesinde bir peygamber değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Arkeologlar, Kral Davud'un(Davud peygamber) sarayını bulduklarını düşünüyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben bir peygamber değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Nuh peygamber hayvanları birbirlerini yemekten nasıl uzak tuttu?
Translate from Türkisch to Englisch
Müslümanlar Allah'a tek bir ilah diye ve de Muhammed'e en son peygamber diye inanır.
Translate from Türkisch to Englisch
"Peygamber sizlere neyi verirse alın. Sizleri neyde sınırlandırıyorsa bozmayın" (Kur'an, Haşr Suresi, 7. ayet).
Translate from Türkisch to Englisch
O bir peygamber.
Translate from Türkisch to Englisch
Allah'ın ondurmadığını peygamber sopa ile kovar.
Translate from Türkisch to Englisch
Allah bir, peygamber hak; pekmez kara, yoğurt ak.
Translate from Türkisch to Englisch
Kimse kendi memleketinde peygamber olmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Danyal Peygamber kitabı, Tanah'ta en sevdiğim bölümdür.
Translate from Türkisch to Englisch
"Çöle ne görmeye gittiniz?” dedi. “Rüzgarda sallanan bir kamış mı? Söyleyin, ne görmeye gittiniz? Pahalı giysiler giymiş bir adam mı? Oysa şahane giysiler giyip bolluk içinde yaşayanlar kral saraylarında bulunur. Öyleyse ne görmeye gittiniz? Bir peygamber mi? Evet! Size şunu söyleyeyim, gördüğünüz kişi peygamberden de üstündür.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir gecede Zekeriya peygamber, RAB'dan sekiz görüm aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
"Peygamber" şiirindeki Aleksandr Puşkin, peygamber İşaya'nın hizmetine çağrı yapılmasını anlattı.
Translate from Türkisch to Englisch
Müslümanlar İsa'nın peygamber olduğuna inanır.
Translate from Türkisch to Englisch
Karakoldaki sorgu odasının girişinde "Burada Allah yok, peygamber tatile çıktı." yazıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Peygamber misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Sen Ali'yi tanımıyorsun. Nuh der, peygamber demez.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben peygamber değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Ancak yetkililer Nuh deyip peygamber demiyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Peygamber değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tımarhanede kendini peygamber ilan eden delinin iddiası, karşı koğuşta ondan daha ağır durumdaki başka bir delinin kulağına gidince, "Ben o kuluma öyle bir vazife vermedim ki!" diye tepki gösterdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Davut Peygamber gibi güzel sesini, yumuşak ve tatlı söyleyişini bütün âleme duyur; bu gök kubbe altında (her şey gelip geçicidir), sana kalacak olan hoş bir sedâ olacaktır.
Translate from Türkisch to Englisch