Lernen Sie, wie man pişirme in einem Türkisch Satz verwendet. Über 38 handverlesene Beispiele.
Bu tarz pişirme Çin'e özgüdür.
Translate from Türkisch to Englisch
Tuz, pişirme için zaruri bir malzemedir.
Translate from Türkisch to Englisch
Haftada bir kez yemek pişirme dersleri alır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Çin yemeği pişirme hakkında bir şey bilmiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim balık pişirme şeklim budur.
Translate from Türkisch to Englisch
Doğru, yemek pişirme hakkında çok şey biliyor, ama iyi bir ahçı değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Pilavı pişirme şeklimiz budur.
Translate from Türkisch to Englisch
Genellikle balık pişirme tarzım budur.
Translate from Türkisch to Englisch
Yemek pişirme yeteneğiyle ilgili kendisiyle gurur duyar.
Translate from Türkisch to Englisch
Yemek pişirme hakkında her şeyi bilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Isıtma ve pişirme için çok az yakıtları vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kendim için yemek pişirme alışkanlığım var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin pişirme tarzını sevmiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin sebze pişirme tarzını sevmiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Hem erkekler hem de kızlar okulda pişirme dersi almalılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Yemek pişirme kitaplarını okuduğumda ağzım sulanır.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben yemek pişirme hakkında bir şey bilmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Babam yemek pişirme yarışmasına katıldı ve birinci geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Doğru, o yemek pişirme hakkında çok şey biliyor, ama o iyi bir aşçı değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Hobilerim yemek pişirme ve okuma.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin onun yumurtalarını pişirme tarzından mutlu değildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Pişirme süresini 1 dakika 45 saniyeye ayarlayın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu pişirme tekniği unutulmaya yüz tuttu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un yemek pişirme şeklini beğenmeyeceğini biliyordum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hafta sonları tüm yemek pişirme işini yapar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin yemek pişirme şeklini sevmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sizin yemek pişirme tarzınızı seviyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom pişirme hakkında çok şey biliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne Tom'un ne de Mary'nin pirinç pişirme ocağı var.
Translate from Türkisch to Englisch
Yemek pişirme tarzını sevmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un makarna pişirme şekline beğenmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim bir pilav pişirme makinem yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Pilav pişirme makinesi satın almak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yemek pişirme hakkında çok şey biliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un kahve pişirme tarzını sevmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir yemek pişirme programı izledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Pişirme yaklaşık otuz beş dakika sürer.
Translate from Türkisch to Englisch
Bize yemek pişirme konusunda tavsiyelerde bulunuyor.
Translate from Türkisch to Englisch