Lernen Sie, wie man pişirmek in einem Türkisch Satz verwendet. Über 54 handverlesene Beispiele.
İtalya'nın Reggio Emilia şehrinde ıstakoz pişirmek yasa dışıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Çoğu kişi yağla yemek pişirmek yerine tereyağıyla yemek pişirmeyi tercih eder.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un canı yemek pişirmek istemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bu akşam akşam yemeğini pişirmek zorunda.
Translate from Türkisch to Englisch
Jane bana yemek pişirmek isteyip istemediğimi sordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, akşam yemeğinde pişirmek için biraz pahalı et satın aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bugün akşam yemeği pişirmek zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tuz, yemek pişirmek için gereklidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Yemek pişirmek çok zaman alır.
Translate from Türkisch to Englisch
Mangal et pişirmek için bir yoldur.
Translate from Türkisch to Englisch
Herkes için yemek pişirmek zorunda kalacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Daha çok yemek pişirmek zorunda kalacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch
Fasulye pişirmek için favori tarzın nedir?
Translate from Türkisch to Englisch
Alabalık pişirmek için favori tarzın nedir?
Translate from Türkisch to Englisch
Patates pişirmek için favori tarzınız nedir?
Translate from Türkisch to Englisch
Yemek pişirmek istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Canım yemek pişirmek istemedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gece yemek pişirmek için kimin sırası?
Translate from Türkisch to Englisch
Bugün ne pişirmek istiyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Yumurtaları pişirmek için suyu kaynat.
Translate from Türkisch to Englisch
Çorba pişirmek için büyük bir tencere kullanırım.
Translate from Türkisch to Englisch
Sizin için yemek pişirmek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Senin için yemek pişirmek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gece tavuk pişirmek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gece akşam yemeği pişirmek için zamanım yoktu, bu yüzden dışarı çıktım ve bir kutu yemek aldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Çatallar yıllardır Avrupa'da ve Yakın Doğu'da kullanılıyordu, ama yalnızca yemek pişirmek için.
Translate from Türkisch to Englisch
Makarna pişirmek kolaydır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom canı nadiren yemek pişirmek ister.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir pasta pişirmek için ipuçları.
Translate from Türkisch to Englisch
Akşam yemeğini pişirmek zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch
Onların işi askerler için yemek pişirmek.
Translate from Türkisch to Englisch
Yumurtaları pişirmek için suyu kaynatırsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Mutfakta ekmek pişirmek için bir fırın var.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz spagetti pişirmek için su kaynatıyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Aileme yemek pişirmek için gereğinden daha fazla zaman harcamayacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Karım dışarıda yemeyi sever ve bu yüzden yemek pişirmek zorunda değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu pişirmek birkaç saatimi aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yemek pişirmek benim gizli tutkumdur.
Translate from Türkisch to Englisch
Evin arkasında ekmek pişirmek için bir tuğla fırın var.
Translate from Türkisch to Englisch
Canım yemek pişirmek istemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bugün canım yemek pişirmek istemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gece canım yemek pişirmek istemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Evde yemek pişirmek bir lokantada yemek yemekten daha sağlıklıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Pastayı pişirmek yumurta kızartmaktan çok daha fazla zaman alır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary için bir pasta pişirmek istediğini söyledi.
Pişirmek için nereden termit satın alabilirim?
Eve geldiğimde açtım, ama bir şey pişirmek için çok yorgundum.
Yemek pişirmek istemedim.
Onu pişirmek zorunda değilim.
Fırında bir şeyler pişirmek keyiflidir.
Spagetti pişirmek için su kaynatıyoruz.
Ekmek pişirmek sanattır.
Bir insan içme suyu olarak günde iki litre, yemek pişirmek için üç litre su tüketirken hijyenik ihtiyaçlar için tüm bunlara ek olarak yedi litre daha suya ihtiyaç duyar.
Yemek pişirmek de bir sanattır.