Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "pişman"

Lernen Sie, wie man pişman in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Dilbilimci reddime tam pişman oldu ve Aramice'nin tarihini öğretmeye başladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir gün bundan pişman olursun.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben yaptığım şey hakkında pişman değilim.
Translate from Türkisch to Englisch

Pişman olacağın bir şeyi yapma.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir insanın asla pişman olmayacağı tek şey onun hatalarıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom hayatının büyük kısmını boşa geçirdiğine pişman oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Teresa hatalarına pişman oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un Mary'den ayrıldığına pişman olup olmadığını merak ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom söylediğine pişman oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Yine de ona pişman olacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch

Yaptığıma pişman değilim.
Translate from Türkisch to Englisch

Yaptığına pişman olacağın bir zaman gelecek.
Translate from Türkisch to Englisch

Eğer Tom onu yaparsa, pişman olacağından emin.
Translate from Türkisch to Englisch

Brian onunla bir ilişki başlattığına pişman ve ondan kaçmak istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Jack, derinden pişman olmuş gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Buraya geldiğime pişman değilim.
Translate from Türkisch to Englisch

O, kararından pişman değildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Daha sıkı çalışmadığıma pişman oldum.
Translate from Türkisch to Englisch

Ona pişman olmayacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch

Hayatımın geri kalanını pişman olarak geçirmek istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

İnsanlara "Lise yıllarında en çok pişman olduğunuz şey nedir?" diye sorduğumda, hemen hemen hepsi aynı şeyi söylerler: Zamanımızın çoğunu boşa harcadık.
Translate from Türkisch to Englisch

Er ya da geç, bu başıboşluğundan pişman olacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir gün buna pişman olacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch

İşini bıraktığına pişman oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Önünde sonunda pişman olacaktır.
Translate from Türkisch to Englisch

O, gidemediğine pişman.
Translate from Türkisch to Englisch

Size kaba davrandığı için pişman.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'ye kaba davrandığı için pişman.
Translate from Türkisch to Englisch

O evi satın almadığıma pişman oldum.
Translate from Türkisch to Englisch

O sözleri söylediğine pişman olacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim tavsiyemi dinlemediği için pişman oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ondan kitabı ödünç aldığına pişman oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Müziğe gitmediği için pişman oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom telefon numarasını Mary'ye söylediğine pişman.
Translate from Türkisch to Englisch

Ondan pişman değilim.
Translate from Türkisch to Englisch

Pişman olacaksın!
Translate from Türkisch to Englisch

O buna pişman olacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Buna pişman olacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch

Pişman olursan ne olur?
Translate from Türkisch to Englisch

Hazırlık yapmalıyız ki hiçbir şeyden pişman olmayalm.
Translate from Türkisch to Englisch

Bundan pişman olmak üzereyim.
Translate from Türkisch to Englisch

Sahip olduğum her şeyi onu satın almak için harcadım, fakat yaptığıma asla pişman olmadım.
Translate from Türkisch to Englisch

Neden pişman olacağın şeyler yapıyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'u işe aldığına pişman olmayacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom okulu astığından pişman.
Translate from Türkisch to Englisch

Ondan pişman olacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch

Buna pişman olacağız.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom pişman görünüyor.

Tom pişman.

Pişman olacağın bir şey yapma.

Pişman olacağınız bir şey yapmayın.

Gerçekten kim olduğumu sana anlattığıma beni pişman etme.

Tom'a bir bıçak vermekten pişman olacağımızı biliyordum.

Buna pişman olacaksın!

Bunu yaptığıma pişman olabilirim.

Maria Yahudiliğe döndü ve asla pişman olmadı.

Dürüst olmak gerekirse, ani kararlarımdan asla pişman olmadığımı söylesem yalan söylemiş olurum.

Tom Mary'nin duygularını incittiğine pişman oldu.

Tom söylediğine hemen pişman oldu.

Tom yapmaktan hemen pişman olduğu bir şey yaptı.

Tom yaptıklarını yaptığına çok pişman oldu.

Bundan asla pişman olmayacaksın.

Bundan pişman olabiliriz.

Tom sözünü tutmazsa pişman olur.

Tom Mary'den ayrılırsa pişman olur.

Tom yapması gerekeni yapmazsa pişman olur.

Tom yapmasını istediğimiz şeyi yapmazsa pişman olur.

Tom'u işe aldığıma pişman olmaya başlıyorum.

Bu öneriyi yaptığıma pişman olmaya başlıyorum.

Tom bundan pişman olacak.

Tom onu yaptığına pişman olacak.

Tom o dövmeyi yaptırdığına pişman oldu bu yüzden onu çıkarttırdı.

İleride pişman olacağın bir şey yapma.

İleride pişman olacağın bir şey söyleme.

O dövmeyi yaptırdığına pişman mısın?

Tom buna pişman olacak.

Jose atletizm'i seçti ve bundan hiç pişman olmadı.

Buna pişman olacağımı biliyorum.

Bir gün beni dinlemeyip, küçümsediğinize pişman olacaksınız.

Tavsiyeye uymadığına pişman oldu.

Pişman olacağın işler yapıyorsun.

Pişman olacağı şeyler söyledi.

Düşünmeden konuşunca hep pişman olmalıdır.

Bundan pişman olacak.

Bundan pişman olacaksın.

Bundan pişman olacaksınız.

Bundan pişman olacaklar.

Sözlerine pişman oldu.

Pişman olmalıydım, ama değilim.

Pişman değilim yaşadıklarımdan, öfkem belki de yaşayamadıklarımdan.

Ne söyleyeyim diye başta düşünmek, niçin söyledim diye sonunda pişman olmaktan iyidir.

Gençliğini boş harcama, aksi durumda daha sonra pişman olursun.

Tom Mary'ye gerçeği söylemediğine pişman oldu.

Bütün olanlardan pişman mısın?

Tom işini bıraktığına pişman oldu.

Tom hayır demekten pişman olmadı.

Tom reddinden pişman olmadı.

Yemekten pişman olduğum bir şey yedim.

Yapmaktan pişman olduğum bir şey yaptım.

Konsere katılamadığına pişman oldu.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch