Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "piknik"

Lernen Sie, wie man piknik in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Ilık, güneşli bir gün piknik için idealdir.
Translate from Türkisch to Englisch

Yarın hava güzel olur mu bilmiyorum, ama eğer yarın hava güzel olursa biz piknik yapacağız.
Translate from Türkisch to Englisch

Yağmur bir piknik ertelemesi gerektirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Yağmurdan dolayı piknik iptal edildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Piknik bir hayal kırıklığıydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Piknik için tarih belirleyelim.
Translate from Türkisch to Englisch

Piknik günü geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu piknik için ideal hava.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary boş bir piknik masası bulamadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary öğle yemeklerini yerken boyanmamış bir piknik masasında oturdular.
Translate from Türkisch to Englisch

Yarın hava güzel olursa, piknik yapacağız.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar piknik için yola çıktılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir piknik masası yapmanın bu kadar zor olacağını asla düşünmemiştim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir piknik masasını kurmanın bu kadar zor olacağını asla düşünmemiştim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir piknik için bugün hava çok soğuk.
Translate from Türkisch to Englisch

Piknik için ormana gittiler.
Translate from Türkisch to Englisch

Piknik içi tarih kararlaştıralım.
Translate from Türkisch to Englisch

Piknik yağmurdan dolayı iptal edildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Piknik ne güzeldi, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yanındaki yolcu koltuğuna büyük bir piknik sepeti koydu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kahve kupasını piknik masasına koydu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom piknik sepetini açtı ve bir jambon ve peynirli sandviç kaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Piknik için mükemmel bir gündü.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un annesi piknik sepetini sandviçlerle doldurdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary nehrin yanında romantik bir piknik yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Piknik yapalım mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Bu, romantik bir piknik için mükemmel yer.
Translate from Türkisch to Englisch

Piknik için harika bir gün.
Translate from Türkisch to Englisch

Bugün piknik için güzel bir gün.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary gölde bir piknik planlıyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Ormanda piknik yaptık.
Translate from Türkisch to Englisch

Piknik yapamadık.
Translate from Türkisch to Englisch

Sahilde piknik yapamadık.
Translate from Türkisch to Englisch

Dün akşam sahilde piknik yapamadık.
Translate from Türkisch to Englisch

Dün akşam yağmur yağdığından dolayı sahilde piknik yapamadık.
Translate from Türkisch to Englisch

Piknik için büyük göle gittik.
Translate from Türkisch to Englisch

Parkta bir piknik yapacağız.
Translate from Türkisch to Englisch

Piknik bütün gün sürdü.
Translate from Türkisch to Englisch

Piknik yapmak için daha iyi bir yer düşünemedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Piknik nerede olacak?
Translate from Türkisch to Englisch

Bu, piknik için harika bir yer gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Yağmur yağdığı için piknik öğle yemeğimizi evde yedik.
Translate from Türkisch to Englisch

Dün piknik nasıldı?
Translate from Türkisch to Englisch

Yağmur nedeniyle piknik iptal edildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary şelâlenin yanında piknik yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Piknik tabaklarımız plastikten yapılmıştır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom piknik masasında Mary'nin karşısında oturdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Piknik için kesinlikle güzel bir gün.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir piknik için güzel bir gün.

Tom ve Mary bir ağacın altında piknik öğle yemeği yiyerek oturdu.

Ben piknik hakkında Tom'a söylemeyi unuttum.

Bu piknik yapmak için mükemmel bir gün gibi görünüyor.

Sanırım her yıl burada bir piknik yapmalıyız.

Bizim için bir piknik öğle yemeği hazırladım.

Biz piknik için dışarıda iken, bizim evin kilidi bir hırsız tarafından açıldı.

Piknik için mükemmel bir gün.

Piknik alanına kara yolu ile kolayca ulaşılabilir.

Piknik için harika bir gün, değil mi?

Hava iyi olursa pazar günü piknik yapacağız.

Öylesine güzel bir gündü ki biz piknik yapmaya karar verdik.

Yarın bir piknik yapacağız, hava müsait olursa, elbette.

Yağmur yağsada yağmasada Fujita piknik yapmayı planlıyor.

Kendi piknik yeğini getir.

Piknik iptal edilmedi.

Piknik yağmur nedeniyle iptal edildi.

Piknik oldukça eğlenceliydi.

Bu, piknik için güzel bir yer.

Öyle güzel bir gündü ki piknik yapmaya karar verdik.

Biletler 13 dolar ve oyundan sonra bir piknik öğle yemeği dahildir.

Tom bir piknik battaniyesinin üzerinde oturuyor.

Piknik yağmur yüzünden spor salonunda gerçekleştirildi.

Eğer hava düzelmezse içeride piknik yapacağız.

Piknik yapmak için güzel bir yer buldum.

O önümüzdeki cumartesi piknik yapacak.

Piknik için harika bir gün gibi görünüyor.

Bu piknik için harika bir gün.

Geçen hafta sonu piknik için dağlara gittim.

Yağmur nedeniyle, piknik spor salonunda gerçekleştirildi.

Tom bütün ofis için bir piknik düzenledi.

Biz küçük bir tepe üzerindeki bir yeşil alanda piknik yaptık.

Biz arka bahçede bir piknik yaptık.

Biz nehir kenarında bir piknik yaptık.

Bu piknik için güzel bir gün.

Önümüzdeki hafta arkadaşlarla piknik yapmak için randevulaştık.

Bugün piknik yapmayacaksın, Anne Shirley. Bu cezanız olacak.

Tom ve Mary'yi yarın piknik için plaja götürmeye söz verdim.

Nehrin yanında piknik yapabiliriz.

Piknik için bir zaman ayarlayalım.

Kendi piknik sepetini getir.

Sahada bir piknik yaptılar.

Tom piknik sepetinden iki sandviç çıkardı ve birini Mary'ye verdi.

Tom piknik sepetinden bir sandviç çıkardı ve onu yemeye başladı.

Tom piknik sepetinden bir sandviç çıkardı ve Mary'ye uzattı.

Tom ve Mary piknik masasında oturdular.

Hadi piknik yapalım.

Yarın bir piknik yapıyoruz.

Bugün piknik için mükemmel bir gün.

Piknik yapmaktan zevk alır mısınız?

Piknik yağmur dolayısıyla iptal edildi.

Piknik yağmurdan dolayı ertelendi.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch