Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "pirinç"

Lernen Sie, wie man pirinç in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Pirinç ılıman ülkelerde yetişir.
Translate from Türkisch to Englisch

Olağandışı düşük ısılar bu yıl düşük kaliteli pirinç hasatından sorumlu tutulmaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch

1994'te Japonya'da su ve pirinç kıtlığı oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Pirinç pilavını genellikle çubuklarla yerim.
Translate from Türkisch to Englisch

Altın renk olarak pirinç madenine benzer.
Translate from Türkisch to Englisch

Pirinç hasatı bu yıl büyük.
Translate from Türkisch to Englisch

Pirinç hasatı bu yıl kötü.
Translate from Türkisch to Englisch

Babam pirinç yetiştirir.
Translate from Türkisch to Englisch

1918 yılında, pirinç fiyatından kaynaklanan ayaklanmalar tüm dünyada patlak verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Pirinç pilavı Japonya'da genellikle çubukla yenir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, bir kaseye biraz pirinç koydu.
Translate from Türkisch to Englisch

Geçen yaz oldukça soğuktu, ve pirinç ekini on yıl içinde en kötüydü.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom en az günde bir kez pirinç pilavı yer.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom her gün en az üç kase pirinç pilavı yer.
Translate from Türkisch to Englisch

Nişastasız pirinç pilavı nasıl pişirirsin?
Translate from Türkisch to Englisch

O pirinç yetiştirir.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar çok pirinç yiyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Pirinç kilo ile satılır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom çok fazla esmer pirinç yer.
Translate from Türkisch to Englisch

Pirinç yağışlı bölgelerde yetiştirilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar o dükkânda pirinç ticareti yapıyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Pirinç ocağını açın lütfen.
Translate from Türkisch to Englisch

Beyaz pirinç yemeği kahverengi pirinçten daha çok seviyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Yıllarca günde iki kez pirinç yedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz pirinç yetiştiririz.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya'nın pirinç tüketimi azalıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar çok pirinç yerler.
Translate from Türkisch to Englisch

Pirinç sürekli satılan bu ürünlerden biridir.
Translate from Türkisch to Englisch

Pirinç sıcak iklimlerde yetişir.
Translate from Türkisch to Englisch

Pirinç miso çorbası ile iyi gider.
Translate from Türkisch to Englisch

Pirinç ürünü zaten hasat edildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben şimdi pirinç yiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Pirinç fiyatı düştü.
Translate from Türkisch to Englisch

Pirinç üretimi azaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir kase pirinç yaklaşık 180 gramdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tayland'da ülkenin bazı kısımları pirinç yetiştirmek için şimdiden aşırı kuru hale geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Hangisini tercih edersin, pirinç pilavı mı yoksa ekmek mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Pirinç kekinin hepsini yemedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Pirinç bu alanda başlıca üründür.
Translate from Türkisch to Englisch

Pirinç, bakır ve çinkodan oluşan bir alaşımdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Pirinç Dünyanın birçok yerinde yetişir.
Translate from Türkisch to Englisch

Buralarda pirinç tarlaları vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Çoğu Japon en az günde bir kez pirinç yer.
Translate from Türkisch to Englisch

Pirinç fiyatları hükümet tarafından düzenlenir.
Translate from Türkisch to Englisch

Çin dünyanın önde gelen pirinç üreticisidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Pirinç milyonlarca insanı besleyen bir tahıldır.
Translate from Türkisch to Englisch

Pirinç pilavını pişir.
Translate from Türkisch to Englisch

Pirinç yiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Şimdi pirinç yiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Pirinç lezzetlidir.

Ülkende pirinç yer misiniz?

Japonya'da kronik bir pirinç fazlalığı vardır.

Japonya'da pirinç için büyük bir pazar var.

Tom günde en az iki kez pirinç yiyor.

Karbonhidratlar bu kadar kötüyse, öyleyse Japonlar çok pirinç yemelerine rağmen neden zayıflar?

Tom genellikle fasulye, pirinç patates ya da makarna yer.

Balık ve pirinç pilavı yedik.

Keçi sütü, badem sütü, hindistan cevizi sütü, soya sütü, kenevir sütü ve pirinç sütü gibi inek sütü için birçok alternatifler vardır.

Ülkenizdeki insanlar pirinç yer mi?

Bu pirinç yapışkan.

Pirinç yağışlı bölgelerde yetişir.

Tom pirinç yetiştiriyor.

Sence Abd'den pirinç ithal etmeli miyiz?

Japonya'nın pirinç piyasası ithalata kapalıdır.

"Pad See Ew", Tayland mutfağına özgü, düz ve geniş kesimli bir pirinç makarnasıdır.

Başrahip şirret kadına pirinç pilavı verdi.

Japonlar pirinç ağırlıklı yaşardı.

Pirinç pilavı yediğimden beri iki hafta oldu.

Pirinç sipariş etmedim.

Tom muhtemelen nasıl pirinç pişireceğimi bilmediğimi düşünüyordu.

İyi hasat pirinç fiyatını düşürdü.

Tom beyaz pirinçten çok kahverengi pirinç yiyor.

O biraz pirinç aldı.

O biraz pirinç satın aldı.

Japon halkının kişi başına düşen pirinç tüketimi yaklaşık elli yıl önce olanın yarısı.

Yabancı pirinç sert ve tatsızdır ve de Japon damak tadına hitap etmez.

Japonya, Amerika'dan pirinç ithal etmeye başladı.

Benim kolaj için pirinç kullanacağım.

Yemek pişirirken yabancı tattan kurtulmak için pirinç şarabı ekleyin.

Nişasta olmadan nasıl pirinç pilavı pişirirsin?

Biri nişasta olmadan nasıl pirinç pilavı pişirir?

Japonya'da pirinç için talep önemli.

En son ne zaman pirinç yemeği yedin?

Köylüler pirinç ekiyorlardı.

Pirinç arsenik ile kirletilmiş.

Ben Japon pirinç yastıklarından hoşlanıyorum; onlar boynum için yararlı.

O yıl büyük bir pirinç eksikliği vardı.

300 gram pirinç pişir.

Lütfen bana bir bardak pirinç verir misin?

Asyalılar pirinç yer.

Temel Japon diyeti ağırlıklı olarak pirinç ve balıktan oluşur.

Pirinç tarlaları küçüldü.

Ona göre pirinç sağlıklı değildi.

Bir bento haşlanmış pirinç ve deniz yosunundan yapılan küçük bir yemektir, bu ucuz ahşap kutularda satılmaktadır.

Pişmiş pirinç yemek istemiyorum.

Kızarmış pirinç yedim ve biraz bira içtim.

Tom kızarmış pirinç yemek istiyor.

Lanet olsun! Pirinç almayı unuttum.

Ben bir Japon Pirinç Omleti yedim.

Pirinç lapasının sindirimi kolaydır.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch