Lernen Sie, wie man pis in einem Türkisch Satz verwendet. Über 88 handverlesene Beispiele.
Eğer oyun kasetinin metal plaka terminali pis ise oyun konsoluna kaset yerleştirildiğinde oyunun başlaması zor olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu pis ve yorucu bir iş.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir çalışma ile ulaşılan sonuç "ayaklarının pis koktuğunu düşünen insanların kötü kokan ayakları vardır; ayaklarının kötü kokmadığını düşünen insanların yoktur."
Translate from Türkisch to Englisch
Çok pis dövüştük
Translate from Türkisch to Englisch
Yollar çok pis.
Translate from Türkisch to Englisch
O pis bir yalancı.
Translate from Türkisch to Englisch
Pis işlere karışma.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen pis bir yalancısın.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok pis sıcak.
Translate from Türkisch to Englisch
Yemekleri pis masada yemek bana çok koymuyor değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Yemin ediyorum, hayatımda ilk defa böyle pis laf yedim!
Translate from Türkisch to Englisch
Lan, Leyla çok pis laf koydu bana.
Translate from Türkisch to Englisch
Bez çok pis kokuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Oda çok pis!
Translate from Türkisch to Englisch
Kaldığım otel pis.
Translate from Türkisch to Englisch
Evim pis.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen pis bir yalancıdan fazlası değilsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un odası pis.
Translate from Türkisch to Englisch
Pis şakalar yok!
Translate from Türkisch to Englisch
Senin pis işini benim yapmamı istiyorsun, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
O pis pis sırıttı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu pis bir iş, onunla ilgilenmek istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom her sabah çiğ soğan yer ve sonra Puma gibi pis kokar.
Translate from Türkisch to Englisch
Pis bir karakteri var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom pis şakalar anlatmayı sever.
Translate from Türkisch to Englisch
Git bir banyo yap. Çok pis kokuyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Ayakların çok pis.
Translate from Türkisch to Englisch
Hadi pis gaspçıyı öldürelim!
Translate from Türkisch to Englisch
Çek pis ellerini onun üzerinden.
Translate from Türkisch to Englisch
Çürüyen cesetlerden pis bir koku yayıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar gazetede onlar hakkında bir sürü pis dedikodu yazdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'ye pis pis baktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ev pis kokuyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok pis.
Translate from Türkisch to Englisch
Ayakkabıların pis kokuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O pis ellerini benden uzak tut!
Translate from Türkisch to Englisch
O pis ellerini benden çek!
Translate from Türkisch to Englisch
Bu pis bir hal alabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Ellerim çok yağlı ve pis olduğunda nefret ederim.
Translate from Türkisch to Englisch
Pis bir şeyin kokusunu alıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un pis olduğunu düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Adam pis giysiler giyiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom gülümseyerek durdu ve bana pis pis baktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gömlek pis. Okuldan sonra onu yıka.
Translate from Türkisch to Englisch
Pis su borusu iyi çalışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Senin pis işlerini yapmak istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Pis bir iş ama biri bunu yapmak zorunda.
Translate from Türkisch to Englisch
Pis kokuyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu pis iş ve onu yapmak istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom pis kokudan yakındı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun pis iş yapmasına izin ver.
Translate from Türkisch to Englisch
Birçok dinde, mastürbasyon günah ve pis bir eylem olarak kabul edilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Pis iş yapmamıza izin ver.
Onların pis iş yapmasına izin ver.
Bodrum, çirkin, karanlık ve pis kokulu.
Pis işi yapmasına izin ver.
Onun elleri pis.
O bir pis yalancı.
Burnunu tıka böylece pis kokuyu koklamazsın.
O pis kuyuda beş gün geçirdim. O anda tek çözümüm dua etmekti.
Çocuk pis.
Mary'nin kedisi pis bir canavar.
Tom'un saçı daima yağlı ve pis.
O ona pis pis baktı.
Tom pis.
Uzun zaman önce, senin büyükannenin büyükanesi henüz doğmamışken, huysuz ve dikkatsiz bir milyarder yaşıyordu.O pis, kötü bir adamdı. Fakat yine de Amerika Birleşik Devletleri başkanlığına seçildi. Bu gerçekten bir kez oldu. İnan bana.
Pabuçların pis kokuyor.
Ayaklarım pis kokuyor.
Tom'un ayakları pis kokuyor.
Tom bana pis pis güldü.
Pis ellerini üzerimden çek.
Pis midir?
Bana bu pis hikayeleri anlatmayı kes.
Pis herif.
Burnuma pis kokular geliyor.
Lavabo pis ve tıkanık.
İnsanların arasında susuzluktan ölmek istemeyen biri bütün bardaklardan içmeyi öğrenmeli ve insanların arasında temiz kalmak isteyen biri pis sularda yıkanmasını da bilmeli.
Bu oldukça pis bir iş, ama neticede iş.
Yanni en yakın işbirlikçileri tarafından çok pis satışa gelmişti.
Hem fakir hem geniş vizyonlu olmak adama çok pis koyar.
Siyaset ölmüş fok gibidir. Çok pis kokar ama yağı kıymetlidir.
Bu şeçeneklerin ikisi de pis kokuyor.
Kıskançlık insanı en pis suçları işlemeye bile itebilecek bir duygu.
Seni çok pis kekledim.
Bozulduğu zaman insandan daha pis bir varlık yoktur.
Mutfak pis kokuyordu.
Tuvalet çok pis.
Pis kokuyor.