Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "plastik"

Lernen Sie, wie man plastik in einem Türkisch Satz verwendet. Über 87 handverlesene Beispiele.

Plastik cerrahi bile çirkinliğiniz için hiçbir şey yapmayacaktır.
Translate from Türkisch to Englisch

Plastik cerrah yüz germeyi eline yüzüne bulaştırdı ve milyonlarcası için dava açıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

O plastik.
Translate from Türkisch to Englisch

Plastik kolay kırılmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Plastik kolayca yanmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Çiçeklerin hiçbiri plastik değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Plastik kutular daha uzun dayanırlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Plastik kolayca kırılmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir plastik tabak ocakta erir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu sandalye plastik.
Translate from Türkisch to Englisch

Masanın üstünde duran sepetteki meyveyi yeme. Plastik.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un şirketi plastik ticareti yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Okulda dört çöp kutusu vardır: kağıt için bir, plastik için bir ve cam ve metal için iki tane daha.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bana plastik bir torba içinde çok sayıda kurabiye verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom vidaları küçük bir plastik torbaya koydu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir plastik kupaya şarap koydu ve Mary'ye uzattı.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary plastik bir kürek kullanarak kovasını kumla doldurdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir plastik cerrah
Translate from Türkisch to Englisch

Plastik torbaları nadiren kullanırım.
Translate from Türkisch to Englisch

Plastik bir torba mı yoksa kağıt bir torba mı istiyorsunuz?
Translate from Türkisch to Englisch

Tek kullanımlık çubukları kullanma yerine yıkayabileceğin plastik çubukları kullanmak daha iyi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tek kullanımlık yemek çubuklarını kullanma yerine yemek yemek ve daha sonra yıkamak için plastik yemek çubuklarını kullanmak en iyisi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu plastik çöp torbası tehlikeli kimyasallar içermez.
Translate from Türkisch to Englisch

Plastik cerrahiden önce bile, Mary çirkin değildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom plastik bir torba ile Mary'yi boğdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu plastik sincap Çin'de üretildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary berbat plastik cerrahi sonrası kötü bir şekilde yara iziyle bırakıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Plastik bir bardağım var.
Translate from Türkisch to Englisch

Kağıt bardakları plastik olanlara tercih ederim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir plastik bardak, gerçek camdan yapılmış olandan daha iyidir.
Translate from Türkisch to Englisch

İdrar örneğimi küçük plastik bir bardakta topladım ve onu hemşireye verdim.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim plastik bir bardağım var.
Translate from Türkisch to Englisch

Polis göstericileri dağıtmak için plastik mermi kullandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Plastik şişe toplarız.
Translate from Türkisch to Englisch

Plastik bakkal torbaları yasaklandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Plastik torbalar çevre için zararlıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim plastik şişem kırık.
Translate from Türkisch to Englisch

Plastik her yıl sayısız deniz kuşlarını ve deniz kaplumbağalarını öldürür.
Translate from Türkisch to Englisch

Plastik torba bir numaralı halk düşmanı haline gelmiştir.
Translate from Türkisch to Englisch

Plastik çubukları kullanmak ve onları yıkamak tek kullanımlık çubukları kullanmaktan daha iyidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu plastik sandalye çok ucuz.
Translate from Türkisch to Englisch

Avrupa birliği plastik torbaları yasaklamayı düşünüyor.

Bu plastik sandalye ucuz.

Plastik şişeler sıkıştırılabilir ve geri dönüştürülebilir.

Bu plastik bir örümcek.

Kuşlar plastik baykuştan korkmuş görünmüyor.

Plastik bir su bardağım var.

Bir plastik bardak gerçek camdan yapılmış olanından daha iyidir.

İnsanların süpermarketlerden aldıkları plastik çantaları kullanmaktan vazgeçmeleri gerektiğini düşünüyorum.

Tom ve arkadaşı plastik kılıçlarla düello ediyorlardı.

Kaçak bir mahkum olan Tom, plastik cerrahi yoluyla görünümünü değiştirmeye çalıştı.

Kimya bize plastik maddeler verdi.

Kağıt, cam ve plastik geri dönüştürülebilir malzemelerdir.

Shizuoka'da birçok plastik model üreticisi vardır.

İçme suyunu yeniden kullanılabilir bir şişede taşıyın. Plastik su şişeleri çevresel bir felakettir!

Bu plastik, yangından zarar görmez.

Hangi plastik çanta seninki?

Plastik sandalye ucuz.

John yanak plastik cerrahi geçirecek.

Kız şeylerle tam doldurulmuş bir plastik çanta taşıyordu.

Tüm kişisel eşyalarımı plastik bir torbaya koydum.

Plastik birçok geleneksel malzemenin yerini almaktadır.

Küresel olarak, yaklaşık 26 milyon ton plastik her yıl okyanusa girer.

Bunlar için bir plastik torba alabilir miyim?

O en büyük plastik cerrahın Allah olduğunu söyledi.

Bunun plastik olduğunu biliyordum ama ahşap gibi tadı vardı.

Şarabı plastik bir torbaya koydum ve buzlu suya batırdım.

Bu mağaza artık müşterilerine plastik poşet vermeyecek.

Taşınmadan önce paketin etrafına plastik bir tabaka sarıldı.

Sami, tanınmış bir Kahireli plastik cerrahtı.

Sami önde gelen bir plastik cerrahtı.

Sami önemli bir plastik cerrahtı.

Sami'nin şirketi plastik torbalar yaptı.

Plastik en yaygın deniz debrisidir.

Plastik en yaygın deniz kirleticisidir.

Plastik bir bardaktan bira içtim.

Satın aldığım kahve şirin bir plastik bardakta geldi.

Elindeki plastik şey de ne?

Plastik poşet kullanmayı reddediyorum.

Elinde koca bir buket plastik çiçek tutuyordu.

Plastik ürünler önemli kirleticiler.

Plastik şişem kırıldı.

Şehir hayatının beton-metal-plastik kasvetinden bunalan Ali köye yerleşti.

El arabalı bir adam çöpleri karıştırıp metal ve plastik topluyordu.

Bir ara plastik şişe kapağı toplayıp engellilere tekerlekli sandalye alma kampanyaları oldukça yaygındı.

İspanya'daki oyuncak endüstrisi şimdiden bazı plastik ürünlerin temininde sıkıntı yaşamaya başladı.

Plastik atığı plastik atık kovasına atmalısın.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch