Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "portakal"

Lernen Sie, wie man portakal in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Dünya portakal şeklindedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Kadın bir portakal yiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O portakal sevmez.
Translate from Türkisch to Englisch

Anne iki şişe portakal suyu aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Masanın üstünde hiç portakal yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Masanın üstünde bir portakal var.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar ona votka katılmış bir bardak portakal suyu verdiler.
Translate from Türkisch to Englisch

"Evet, portakal suyu lütfen," diyor Mark.
Translate from Türkisch to Englisch

Midori en çok portakal yedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Masanın üzerinde bir portakal var
Translate from Türkisch to Englisch

O bir şişeden portakal suyu içti.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben portakal suyu istiyorum
Translate from Türkisch to Englisch

O bir tür portakal.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben bir portakal suyu istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir kız bir parça kek karşılığında bana bir portakal verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Sizin için bir portakal soyacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Portakal suyu lütfen.
Translate from Türkisch to Englisch

O da bir portakal değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Ağaçta birkaç portakal var.
Translate from Türkisch to Englisch

İki bardak portakal suyu, lütfen.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya Kaliforniya'dan portakal ithal eder.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir miktar portakal almak için mağazaya gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

Portakal ve elma gibi meyveleri severim.
Translate from Türkisch to Englisch

Masada bir portakal bile yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Sonbaharda, günler daha kısaldığında ve geceler daha soğuduğunda, o, ilk ayazın yaprakları parlak sarı ve portakal ve kırmızıya dönüştürmesini izledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Elma, portakal, yumurta gibi şeyler satıyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Elma, portakal falan getirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Misafirlere elma, portakal falan ikram edin.
Translate from Türkisch to Englisch

Pazardan elma, portakal falan alacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Annem iki şişe portakal suyu aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana bir portakal ver.
Translate from Türkisch to Englisch

Portakal sever misiniz?
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar portakal sever mi?
Translate from Türkisch to Englisch

O, portakal sever mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Portakal suyu satarız.
Translate from Türkisch to Englisch

Evet, portakal suyu lütfen.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir portakal suyu istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

İnsanlar fazla ve daha fazla portakal suyu içmek için geldiler.
Translate from Türkisch to Englisch

Buzdolabında portakal suyu var.
Translate from Türkisch to Englisch

Portakal suyu içiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kendine bir bardak portakal suyu koyuyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom sürahiden bir bardak portakal suyu koydu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un özel portakal suyu sayesinde harika hissediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Biraz kahvaltılık gevrek ve portakal suyu alacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

En çok hangisini seversin? Elma mı, portakal mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Portakal suyu ne kadar eder?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir bardak portakal suyu içti.
Translate from Türkisch to Englisch

Senin için bir portakal soyuyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom portakal rengi bir cezaevi tulumu giyiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, buzdolabından portakal suyunu aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Şu ana kadar ilk kez bir portakal sıktım.

Köpeğim gerçekten portakal sever.

O portakal sever mi?

Limonlar limon ağaçlarında ve portakallar portakal ağaçlarında büyürler.

Tom boş bardağını uzattı, Mary de onu portakal suyuyla doldurdu.

Emily bir portakal yedi.

Tom iki bardak portakal suyu doldurdu ve birini Mary'ye verdi.

Bir portakal soymak bazen zor olabilir, senin yüzüne fışkırıp fışkırmayacağını asla bilemezsin.

Biraz portakal suyu ister misiniz?

Hiç portakal sıktın mı?

Biraz daha portakal suyu ister misiniz?

Kahvaltınla bir bardak portakal suyu ister misin?

Tom bu portakal suyunu kendisi sıktı.

Gerçekten portakal suyu katmak istedin mi?

Portakal suyu istemiyor musunuz?

Tom portakal suyunu içti.

Masanın üzerinde bir portakal var.

Mary büyük bir bardak portakal suyunu yutuverdi.

Mary büyük bir bardak portakal suyunu tek nefeste içti.

Portakal gibi kokuyor.

Jailson lezzetli bir portakal suyu içti.

Tom bir hindili sandviç yedi ve bir bardak portakal suyu içti.

Yeterli portakal yok.

Bu portakal çok ekşi.

Bir portakal ve bir elmam var.

Gittikçe daha fazla insan portakal suyu içiyor.

Tom her gün %100 saf portakal suyu içer.

Bir bardak şarap, bir bira, bir portakal suyu ve bir sütlü kahve.

Elma, portakal ya da üzümden hangisini en çok beğeniyorsun?

İspanya bolca portakal üretir.

Ona turuncu portakal verdik.

Pek çok meyve ihraç ederler, mesela portakal, greyfurt ve limon.

Biraz portakal suyu istiyorum.

Bana bir düzine portakal ver.

Bu portakal lezzetli.

Tom'un portakal suyu içmesine izin verme.

Tom biraz portakal suyu içti.

Portakal ne kadar?

Bir portakal ağacımız var.

Ben bir portakal ağacı dikiyorum.

Tom kaç tane portakal yedi?

Merhaba, ben biraz taze portakal suyu istiyorum.

Ben bir portakal sıkıyorum.

Kız portakal suyu içiyor.

Tom portakal suyunu buzdolabından çıkardı.

Bir portakal ağacı portakal sağlar.

Tom buzdolabına gitti ve bir portakal suyu sürahisi çıkardı.

Kaç tane portakal satın aldın?

Toprak mavidir. Bir portakal gibi.

Dünya, portakal gibi mavidir.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch