Lernen Sie, wie man potansiyel in einem Türkisch Satz verwendet. Über 38 handverlesene Beispiele.
Eğitim potansiyel yeteneklerini geliştirmeyi amaçlamaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Fizikçi, nükleer füzyonun potansiyel tehlikesinin farkındaydı.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanoğluna sonsuz potansiyel bahşedilmiştir.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun potansiyel etkisi küçümsenemez.
Translate from Türkisch to Englisch
O, potansiyel Dünya şampiyonudur.
Translate from Türkisch to Englisch
Şu çocuklar potansiyel müşteri.
Translate from Türkisch to Englisch
Avokado, kalp hastalıklarının tedavisinde çok kullanılan kimyasal bir bileşik olan beta-sitosterol'un potansiyel bir kaynağıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom dikkat etmemiz gereken potansiyel sorunların bir listesini yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün çocuklar potansiyel dahilerdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom potansiyel doludur.
Translate from Türkisch to Englisch
O, potansiyel olarak bizim sorunumuzdur.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu potansiyel olarak senin sorunun.
Translate from Türkisch to Englisch
Tüm adamlar potansiyel cesettir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok iyi bir arkadaş fakat o bir yaban domuzuna benziyor bu yüzden onu potansiyel bir ilgi duyulan kişi olarak düşünmüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
O potansiyel dolu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tecrübesiz bir şoför potansiyel bir tehlikedir.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece birkaç potansiyel sorunu belirtmek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Suyu ölçüsüz ve aşırı miktarda içmek "su zehirlenmesi" ile sonuçlanabilir, potansiyel olarak ölümcül bir durum.
Translate from Türkisch to Englisch
Şüphesiz Tom'da potansiyel var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir potansiyel sorun Tom'un Fransızcayı çok iyi konuşamamasıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Potansiyel orada.
Translate from Türkisch to Englisch
Potansiyel olarak, bu hastalık binlerce kişiyi öldürebilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Potansiyel besbelli.
Translate from Türkisch to Englisch
Medya onun potansiyel bir başkan adayı olduğunu bildirmesine rağmen, herhangi biri gerçekten onun potansiyel bir başkan olduğunu düşünüyor mu?
Translate from Türkisch to Englisch
Evimiz için başka bir potansiyel alıcı ile görüştüm.
Translate from Türkisch to Englisch
O potansiyel bir liderdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Avrupalı bilim adamları, güneş sistemimize en yakın yıldız olan Proxima Centauri'nin çevresinde dolanan potansiyel olarak yaşanabilir bir gezegen keşfettiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Organların satışı yasal hale getirilirse potansiyel sağlık sorunları ortaya çıkabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Fadıl potansiyel bir alıcıya sahip olduğu için çok heyecanlıydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Leyla erkek arkadaşının potansiyel olarak tehlikeli olduğunu anladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok potansiyel var
Translate from Türkisch to Englisch
Potansiyel pazar çok büyük.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami potansiyel olarak Leyla'nın ölümüne karıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami potansiyel bir şüpheliydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu potansiyel bir sorun gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Muhalefet potansiyel seçim kaosu hakkında uyardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kabine üç potansiyel yatırımcıyı inceliyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Deneyimsiz bir sürücü potansiyel bir tehlikedir.
Translate from Türkisch to Englisch