Lernen Sie, wie man rastgele in einem Türkisch Satz verwendet. Über 46 handverlesene Beispiele.
O, rastgele kitap satın aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Rastgele cümlelerde neden insanlar her zaman "Tom" olarak çağrılıyor?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu, Tatoeba'dan rastgele bir cümledir.
Translate from Türkisch to Englisch
O, rastgele kitaplar okur.
Translate from Türkisch to Englisch
Rastgele bir şey söyleyemem.
Translate from Türkisch to Englisch
O, CD'leri rastgele dinledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Rastgele üç kitap seç.
Translate from Türkisch to Englisch
Geçen bir gemi tarafından rastgele bulundu.
Translate from Türkisch to Englisch
Rastgele sorular sordu.
Translate from Türkisch to Englisch
O her zaman rastgele konuşur.
Translate from Türkisch to Englisch
Niçin rastgele cümlelerde insanlara her zaman Tom deniyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Birkaç kitabı dikkatle okumak, birçok kitabı rastgele okumaktan daha iyidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Rastgele roman okurdum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ailesi çok fakirdi; bu sebepten, parayı rastgele harcayamıyorlardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu rastgele bir cümledir.
Translate from Türkisch to Englisch
Anketler rastgele dağıtılmıştır.
Translate from Türkisch to Englisch
Sayılar tamamen rastgele seçilmiş olsa ve duygusal ilişkileri olmasa daha iyi olur mu?
Translate from Türkisch to Englisch
Deney için insanlar rastgele seçildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Her ay, 10.000 yen değerinde bir hediye sertifikası bu anketi tamamlayan rastgele seçilmiş otuz kişiye verilecektir.
Translate from Türkisch to Englisch
İsimleri rastgele seçmekten başka seçeneği yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch
Genlerin rastgele mutasyonu olmadan hiçbir evrim olmazdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar rastgele seçildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bizim rastgele seçim olası bir kazanan olarak sizi seçti.
Translate from Türkisch to Englisch
Öyleyse onu dün rastgele görmedin.
Translate from Türkisch to Englisch
Rastgele beyanlarda bulunmamaya çalış.
Translate from Türkisch to Englisch
Rastgele bir kart seç.
Translate from Türkisch to Englisch
O rastgele onları seçti.
Translate from Türkisch to Englisch
O rastgele ayakkabı satın alıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz rastgele bir sayı seçtik.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom rastgele bir keskin nişancı saldırısının kurbanıydı.
Translate from Türkisch to Englisch
O onu rastgele aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu rastgele intikam.
Translate from Türkisch to Englisch
Eğlenceli faktörün bir sonucu olarak, Tatoeba rastgele gerçek bilgi bitleri içeriyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami ve Leyla rastgele yerlerde seks yaptılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami rastgele numaralara cevap vermiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O, rastgele yazar.
Translate from Türkisch to Englisch
Rastgele cümle yazmak da bulmaca çözmek ya da sudoku oynamak gibi beyni çalıştırıp zihni zinde tutmaya yardımcı oluyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Dün Tom sokakta rastgele biriyle bir tatsızlık yaşadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Rastgele seçilmiş bir cümleye atlayabilirsiniz.
Translate from Türkisch to Englisch
Diktatör rastgele bir katliam başlattı.
Translate from Türkisch to Englisch
Rastgele seçildiniz.
Translate from Türkisch to Englisch
Robert küçük bir çocukken yabancılara rastgele sarılır ve onları sevdiğini söylerdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Felix, Amelia adında bir kızı soran rastgele bir telefon araması aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
TV rastgele açılıp kapanıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Balonlar rastgele patlıyordu.
Tesadüfler rastgele değildir.