Lernen Sie, wie man razı in einem Türkisch Satz verwendet. Über 66 handverlesene Beispiele.
Suçu üstlenmeye razı oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun sessizliğini razı oluş kabul ettim.
Translate from Türkisch to Englisch
Sessizliğini razı olmasına yordum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ailem için tatilimden vazgeçmeye razı oldum.
Translate from Türkisch to Englisch
Haşhaş tohumlu çörekler onun gözdesidir, ama onun yaban mersinine razı olmak zorunda olduğu günler vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben gitmeye razı oldum.
Translate from Türkisch to Englisch
Sonunda planımıza razı oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaşlı bayana yardımcı olmaya razı oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sıkıcı hayata razı olamam.
Translate from Türkisch to Englisch
Sonunda evliliğimize razı oldular.
Translate from Türkisch to Englisch
Teklifinize razı olmazlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun razı olacağına kesin gözüyle baktım.
Translate from Türkisch to Englisch
Kadere razı gelmektense ölmeyi tercih ederim.
Translate from Türkisch to Englisch
O, kaderine razı geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
O hemen razı oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Babam yurt dışına gitmeme razı oldu
Translate from Türkisch to Englisch
Allah razı olsun!
Translate from Türkisch to Englisch
Allah senden razı olsun!
Translate from Türkisch to Englisch
Neden benim bu kadar acı çekmeme razı oldun?
Translate from Türkisch to Englisch
Onu benimle buluşmaya razı ettim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, bunu yapmasına nasıl razı olursun?
Translate from Türkisch to Englisch
Sessiz kalan razı olmuş gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sessiz kalan razı olmuş gibi anlaşılıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir Audi'ye paran rahat yeterken, bir Kia'ya neden razı olasın?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çoktan razı.
Translate from Türkisch to Englisch
En başta neden gitmeye razı olduğumu bilmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom asla razı gelmeyecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Neden aynı fikirde olmamaya razı değiliz?
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece aynı fikirde olmamaya razı olalım.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun babası onun evliliğine isteksizce razı oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Razı olmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom buna asla razı olmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Sonunda razı oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiçbir koşul altında böyle bir karikatüre asla razı olmayacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu yapmak için dünden razı olurdum.
Translate from Türkisch to Englisch
Partinin liderliğini almaya razı oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hala razı değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami hâlâ tam olarak razı değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Gelecek hafta diş hekimine geri dönmeme razı olacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Böyle yüksek bir bedel ödemeye razı değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bizim için çalışmaya razı oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom o işi yapmaya razı oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu yapmaya zaten razı oldum.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu yapmaya razı olacağınızı ümit ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un ona razı olacağından emin değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un bunu yapmaya razı olduğundan kuşku duyuyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un bunu yapmaya razı olduğundan şüpheliyim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'u bu işe razı edebileceğinizi sanmıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'u razı etmeye çalıştım, ama başaramadım.
Translate from Türkisch to Englisch
Allah bunu bulandan razı olsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Allah bunu icat edenden razı olsun.
Allah bunu yapandan razı olsun.
Allah ondan razı olsun.
Allah razı olsun.
Allah yapanlardan ve yaptıranlardan razı olsun.
Bunu senin için yapmaya razı değilim.
Anadoluspor deplasmanda bir puana razı oldu.
İki takım da birer puana razı oldu.
Tom bunu yapmaya nihayet razı oldu.
Ali'nin gönlü buna razı olmadı.
Tom'un teklifini kabul etmeye razı oldum.
Sessizliğimden, razı olduğum anlamını çıkarmış.
Cezasına razı oldu.
Allah senden razı olsun.
Ali buna dünden razı.
Viyolanızı bana satmaya razı olur musunuz?