Lernen Sie, wie man rengini in einem Türkisch Satz verwendet. Über 50 handverlesene Beispiele.
Güneş rengini artırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary neredeyse her gün tırnak rengini değiştirir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tişörtünün rengini seviyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin yeni elbisesinin rengini sevdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Eflatun rengini severim.
Translate from Türkisch to Englisch
Yeni saç rengini seviyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Evde saçının rengini açabilirsin ve boyayabilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary'nin elbisesinin rengini beğeniyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch
Onları memnun etmek için adını değiştirdin, ama bu ırkçılar ten rengini değiştirmeni de isteyecekler. Yapabilir misin bunu?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu evin rengini beğenmedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu çirkin sarı bana senin yatak çarşafı rengini hatırlatıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom dün saçının rengini açtı.
Translate from Türkisch to Englisch
Dan duvarların rengini beğenmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bukalemun deri rengini değiştirebilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yatak odasındaki duvarların rengini beğenmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Saç rengini değiştirirsen seninle evlenirim.
Translate from Türkisch to Englisch
Saçının rengini değiştirirsen seninle evlenirim.
Translate from Türkisch to Englisch
Televizyonun rengini şu butonu döndürerek ayarlayabilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Odamın rengini beğenmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Turkuaz rengi, berrak su rengini çağrıştırıyor, açık ve soluk bir mavi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu koltuk çok konforlu, ama rengini beğenmedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Lal rengini severim!
Translate from Türkisch to Englisch
Mary saç rengini değiştirdi ve Tom bile fark etmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary saç rengini değiştirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
İris göze rengini veriyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben Nicki Minaj'ın saç rengini seviyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu arabanın rengini beğeniyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gömleğin rengini beğeniyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben bunu alacağım: Rengini beğeniyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary saçının rengini değiştirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaz sonunda ve sonbaharda biri yaprakların rengini değiştirdiğini görebilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Fadıl gerçek rengini belli etti. O bir korkaktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Cildinizin rengini beğeniyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami sarı saçlarının rengini açtırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Eteğinin rengini beğeniyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Gömleğinin rengini beğeniyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Arabanın rengini beğeniyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Rujunun rengini beğeniyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Aracınızın rengini beğeniyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu perdelerin rengini beğenmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom tişörtümün rengini beğendiğini söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Senin yeni arabanın rengini beğeniyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Yardımın işin rengini tamamen değiştirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kavuniçi rengini seviyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
İşin rengini değiştirecek bir şey miydi bu?
Translate from Türkisch to Englisch
Ben sarı rengini seviyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali rengini belli etmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kemer rengini ayakkabıların rengini dikkate alarak seçmek gerekir.
Kulaklığımın rengini beğenmedim.
Bunun rengini beğenmedim.