Lernen Sie, wie man resmen in einem Türkisch Satz verwendet. Über 62 handverlesene Beispiele.
Savaş resmen sona erdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sonunda, Birinci Dünya Savaşı resmen sona erdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Resmen bitiğim.
Translate from Türkisch to Englisch
Casusluk yapmakla ilgili resmen suçlanmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kendisini resmen aday olarak ilan etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Japon Parlamentosu, bugün Ryoutarou Hashimoto'yu ülkenin 52. başbakanı olarak resmen seçti.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben şimdi resmen bu grubun parçasıyım.
Translate from Türkisch to Englisch
Resmen kafayı sıyırmışlar!
Translate from Türkisch to Englisch
Tom resmen Fransızca okumadığını söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Resmen aşığım.
Translate from Türkisch to Englisch
Amerika Birleşik Devletlerinin Burmaya karşı ekonomik yaptırımları resmen sona erdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un ölümü resmen bir kaza olarak hükme bağlandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Makinelerin ekpsertiz raporlarını kim hazırladı ise resmen saçmalamış.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç kimse resmen suçlanmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Resmen tanıştırıldığımıza inanmıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bahar resmen geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
O resmen adaylığını açıkladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Resmen tanıştığımıza inanmıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz resmen tanıştırılmadık.
Translate from Türkisch to Englisch
Brezilya'da 13 Mayıs 1888'de kölelik resmen kaldırılmıştır.
Translate from Türkisch to Englisch
Geçen ay karımdan resmen boşandım.
Translate from Türkisch to Englisch
Misafirleriniz resmen nasıl giyinmelidir?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom resmen cinayetle suçlanıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz resmen nişanlıyız.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami resmen kayıp ilan edildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom artık resmen bir yamyam.
Translate from Türkisch to Englisch
Şu dükkân resmen para basıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu illet hastalık resmen beni mahvetti.
Translate from Türkisch to Englisch
Aslan zavallı köpeği resmen parçalara ayırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu lanet hastalık beni resmen perişan etti.
Translate from Türkisch to Englisch
İlk günler kimseyi tanımadığı için resmen turist gibi geziyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Deli Dumrul vergisi bu resmen.
Translate from Türkisch to Englisch
Füze atmışsın resmen.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu zar resmen ibnenin bel kemiğinden yapılmış. Hep yek, hep yek.
Translate from Türkisch to Englisch
Resmen enkaz devraldık.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali bu maç sağ kanadı tıkadı resmen. Rakip o bölgeden etkili atak yapamadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali yürüyen karizma resmen.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, ki ne kadar da iyi terbiyeli bir insandır, resmen bizi görmüyormuş gibi davrandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben resmen alkolün kölesi olmuşum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali resmen füze atmış.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali cevap vermemiş, resmen ateş etmiş.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary'de hiç zevk, estetik anlayışı yok. Nasıl giyindiğini görünce şoka girdim resmen.
Translate from Türkisch to Englisch
Eşeğin önünden donsuz geçtik resmen.
Translate from Türkisch to Englisch
Resmen donsuz yarağın önünden geçmişiz.
Translate from Türkisch to Englisch
İş resmen Temel fıkrasına döndü.
Translate from Türkisch to Englisch
İşin bittiğine dair resmen imza atmadım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu markanın kalemleri öğrenciler arasında resmen statü sembolüydü.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu nasıl bir dekorasyon? Bakarken gözlerim kanadı resmen.
Tom resmen İngilizceye tepki olarak doğmuş.
Resmen benimle taşak geçti.
"Kızın adı ne?" "Rojin Dicle." "Kardeş, o nasıl kombinasyon? Gri liste garantili resmen."
Ali'nin yaptığı resmen mahalle yanarken saçını taramak.
Ali bu maç resmen sahada yürüdü.
Ölümün kıyısından döndük resmen.
Rahat bir nefes alırız diye evrenin ödü kopuyor resmen.
Konu resmen mal turnusolü olmuş durumda.
Ey saraydaki şahıs, oy oranlarını gördükçe dilinin söylediğini kulakların duymaz oldu. Resmen iç savaş naraları atmaya başladın. Bu millet bunları yemez! Bu millet sen ve sülalen saraylarda yaşayasınız diye sokaklarda kan dökmeyecek. Seni ve beslemelerini seçimle göndereceğiz. Sarayını da öğrencilerin hizmetine vermeden önce üç ay boyunca her gün 10.00-20.00 saatleri arasında halkımızın ziyaretine açacağız. Çoluk çocuk, anne baba herkes senin nasıl bir şaşaa içinde yaşadığını görecek.
Ali verdiği cevapla çıkarıp masaya vurdu resmen.
Gunter ve Amelia resmen çıkmaya başladılar.
Finlandiya yarın resmen NATO'ya katılacak.
Avrupa Birliği, Fas'ın Batı Sahra üzerindeki egemenliğini resmen tanımamıştır.
Joe Biden, 1915 yılında gerçekleşen Ermeni katliamını resmen soykırım olarak tanımlayan bir bildiri yayınlayan ilk ABD başkanı oldu.