Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "rol"

Lernen Sie, wie man rol in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Bu bilgi çağıdır, ve bilgisayarlar günlük hayatımızda gittikçe önemli rol oynuyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

TV günlük yaşamda önemli bir rol oynar.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben, yeni görevinde aktif bir rol alacağından eminim.
Translate from Türkisch to Englisch

Jane öğrencilerin sahnede iyi rol yaptıklarını gördü.
Translate from Türkisch to Englisch

Şans hayatınızda önemli bir rol oynar.
Translate from Türkisch to Englisch

O gerçekten üzgün değil; o sadece rol yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O onu demek istemiyor; o sadece rol yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Kate'e bir filmde önemli bir rol oynama fırsatı verildi.
Translate from Türkisch to Englisch

O oyunda rol yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, kuruluşumuzda önemli bir rol oynuyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Favori rol-yapma oyununuz hangisidir?
Translate from Türkisch to Englisch

Sınavlar eğitimde büyük rol oynar.
Translate from Türkisch to Englisch

Kadınların özgürlüğü hareketinde bir rol oynadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kültür bir bireyin karakterinin, davranışının ve hayata bakış açısının şekillenmesinde dinamik bir rol oynar.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz sadece rol yapıyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom hiç iyi rol yapamıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un erkek rol modeline ihtiyacı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un iyi rol modelleri var.
Translate from Türkisch to Englisch

İyi bir rol modelisin, Tom.
Translate from Türkisch to Englisch

Rol yapma oyunlarıyla zerre kadar ilgilenmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Petrol,Japon sanayinin gelişiminde önemli bir rol oynadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Büyü, ilkel toplumda önemli bir rol oynar.
Translate from Türkisch to Englisch

Televizyon ve gazeteler tamamlayıcı rol oynuyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Rol yapamam.
Translate from Türkisch to Englisch

Ve her vatandaş böyle vazgeçilmez bir rol oynar.
Translate from Türkisch to Englisch

Rusya ve İran çabalarını birleştirmeli ve Kafkasya'da istikrarsızlığı önleme amacıyla lider bir rol oynamalı.
Translate from Türkisch to Englisch

Şans, hayatta önemli bir rol oynar.
Translate from Türkisch to Englisch

Sen hiç bu eserde rol aldın mı?
Translate from Türkisch to Englisch

O bizim için harika bir rol modeliydi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom sahnede rol yapmaya hazır olduğundan emin değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Gözde rol yapma oyununuz hangisi?
Translate from Türkisch to Englisch

Doğa, hayatımızda önemli bir rol oynar.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya dünya ekonomisinde anahtar bir rol oynar.
Translate from Türkisch to Englisch

Sen sadece rol oynuyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch

O önemli bir rol oynadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu önemli rol.
Translate from Türkisch to Englisch

Şans hayatta önemli bir rol oynar.
Translate from Türkisch to Englisch

O, komitede önemli bir rol oynadı.
Translate from Türkisch to Englisch

O bu projede önemli bir rol oynadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya dünya barışını teşvik etmede önemli bir rol oynar.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonlar dünya barışını teşvik etmede önemli bir rol oynamaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Kadınlar da savaş sırasında önemli bir rol oynadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Doktor Yukawa bilimsel çalışmada önemli bir rol oynadı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, bilimsel araştırmamızda çok önemli bir rol oynadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Petrol medeniyetin ilerlemesinde önemli bir rol oynadı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, kadınların özgürlük hareketinde aktif bir rol aldı.

Sorular ve cevaplar etkileşimde büyük bir rol oynarlar.

Spor onun hayatında önemli bir rol oynar.

Çin'in aktif bir rol oynayacağını düşünüyorum.

Din, Orta Çağ'da önemli bir rol oynamıştır.

Facebook, Arap Baharı'nda önemli bir rol oynadı mı?

Filmde bir rol istiyor musun?

Ben rol yapmayı ve şarkı söylemeyi severim.

Küresel ısınmayla mücadelede daha aktif bir rol oynamalıyız.

Tom kötü bir rol model.

Din hala kullanımda olan çeşitli takvimleri yaratmada çok önemli bir rol oynamıştır.

Japon dili dünya barışının teşvik etmede önemli bir rol oynar.

Japon dünyada barışın desteklenmesinde önemli bir rol oynar.

Japon dili dünyada barışı teşvik etmede önemli bir rol oynar.

Sen tamamen doğru söylüyorsun; alışkanlıklar insanların hayatında çok büyük rol oynar.

Bu, politikanın gelişiminde önemli bir rol oynar.

Ben bir rol model olmak istiyorum.

Başkaları için bir rol model olmak güzel.

Tom yerel politikada aktif bir rol oynuyor ve gelecek yıl belediye başkanlığı için aday olmayı planlıyor.

Kenichi Matsuyama çok iyi rol yapıyor.

O, hareket içinde önemli bir rol oynadı.

Filmde çoğunlukla Amerikalılar rol aldı.

Örgüt, yaban hayatı korumasında başlıca rol oynar.

Hepimizin çevresinde pek çok rol modeli vardı.

Önemli bir rol oynuyor.

O, harekette önemli bir rol oynadı.

O, harekette kilit bir rol oynadı.

Part-time çalışanlar ekonominin gelişmesinde önemli bir rol oynar.

Tom benim rol modelimdi.

Aktör duygu ile rol oynadı.

Devrimde etkin bir rol oynadı.

Tekrarlama, dil öğrenmede çok önemli bir rol oynamaktadır.

Tekrarlama, dil çalışmasında önemli bir rol oynamaktadır.

Tom'a bir korku filminde baş rol önerildi.

O sadece rol yapıyor.

O önemli, neredeyse kilit rol oynamaktadır.

Fadıl çok özel bir rol oynadı.

Bölgesel örgüt, Etiyopya-Eritre diplomatik krizine aracılık etmede kilit bir rol oynadı.

Rol Dili, Japonca'da erkek ve kadın toplu isimler içerir.

Şans hayatımızda önemli bir rol oynamaktadır.

Şans, hayatımızda önemli bir rol oynar.

O, organizasyonumuzda önemli bir rol oynuyor.

BM, uluslararası krizleri ortadan kaldırmada ve çatışmaları önlemede önemli bir rol oynadı.

Kötü bir rol modelisin.

Sami bir baba olarak rol aldı.

Tom rol yapıyor.

Sami, Leyla'nın hayatında önemli bir rol oynuyordu.

Tom rol aldı.

Sait Molla'nın, derneğin açık girişimlerinde olduğu gibi ondan daha çok gizli işlerinde de rol oynadığı görülecektir.

Onun aldığı rol çok ufak, ismi jenerikte bile geçmiyor.

Daha fazla rol yapamam.

Sami rol için seçmelere girdi ve kazandı.

Hoşumuza gitsin veya gitmesin, ama hiç süphesiz, bilgisayarlar hayatımızda önemli bir rol oynuyor.

Sen sadece rol yapıyorsun.

Rol yapma, bal gibi de her şeyi anlıyorsun.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch