Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "roman"

Lernen Sie, wie man roman in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Bu roman beni sıkıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O her gün bir roman okur.
Translate from Türkisch to Englisch

O, bir politikacıdan ziyade bir roman yazarıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Öğrenciler televizyon ve çizgi roman yüzünden, çok kitap okumazlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Her şeyi hesaba katarsak, roman bir başarıydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir roman yazarken, hayal gücümüzü çalıştırırız.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom roman okumayı sever.
Translate from Türkisch to Englisch

Asla bunun gibi korkunç bir roman okumadım.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu, şimdiye kadar okuduğum en uzun roman.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom şu an Sidney Sheldon tarafından yazılmış bir roman okuyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O, dün en ilginç bir roman okudu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un Mary'nin çizgi roman okuyarak günü geçirdiğine dair bir önsezisi vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben bir roman okuyarak bütün gece oturdum.
Translate from Türkisch to Englisch

O, şimdi bir roman okuyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Sidney Sheldon tarafından yazılmış bir roman okuyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu roman sıkıcı.
Translate from Türkisch to Englisch

O bir roman yazıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir roman yazmaya çalıştım.
Translate from Türkisch to Englisch

Arap alfabesi, Roman alfabesiyle değiştirildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Roman çok heyecan verici.
Translate from Türkisch to Englisch

O zaman bir roman okuyordum.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim hobim roman okumaktır.
Translate from Türkisch to Englisch

Hobim çizgi roman okumaktır.
Translate from Türkisch to Englisch

En sevdiğin roman hangisidir?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom şimdi bir roman yazıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O, bir roman okumak için oturdu.
Translate from Türkisch to Englisch

O, yeni bir roman üzerinde çalışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom üç roman yazdı.
Translate from Türkisch to Englisch

O çizgi roman okumaktan başka bir şey yapmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

O hem bir doktor hem de çok ünlü bir roman yazarıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

O sadece bir doktor değil, aynı zamanda çok ünlü bir roman yazarıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

İyi bir doktor olmasının yanı sıra, o çok ünlü bir roman yazarıydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu roman onun sonuncu romanı kadar iyi değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Geçen Pazarı bir roman okuyarak geçirdim.
Translate from Türkisch to Englisch

Hayattaki amacım roman yazarı olmaktır.
Translate from Türkisch to Englisch

O roman çocuklar için değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Roman övgüye değer.
Translate from Türkisch to Englisch

Çok ilginç bir çizgi roman buldum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yeni bir roman üzerinde çalışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Roman neredeyse 20.000 nüsha satmıştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir roman okumakla meşguldüm.
Translate from Türkisch to Englisch

Çok ilginç bir roman değildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir roman yazması için onu teşvik etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Birçok roman onun tarafından yazılmıştır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu, Hemingway tarafından yazılmış bir roman.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'yi bir roman yazması için teşvik etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Bütün günü bir roman okuyarak geçirdim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir roman yazmak için ani bir dürtü hissetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Roman okuyarak bütün gece oturdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu roman İngilizceden çevrilmiştir.

O bana Almanya'dan bir çizgi roman gönderdi.

Roman bir kahramanın ölümü ile sona erer.

Roman yaklaşık olarak 20,000 adet sattı.

Hafta sonunu uzun bir roman okuyarak geçirdim.

Favori çizgi roman karakterin kimdir?

Roman okuyarak bütün gün evde kaldım.

O roman Bay Robinson tarafından yazılmamıştır.

Favori çizgi roman süper kahramanın kimdir?

Bütün günü roman okuyarak geçirdim.

Bu roman benim okuyamayacağım kadar zor.

Sınıfta çizgi roman okurken yakalandı.

Dün gece bir roman okuyarak geç saatlere kadar yatmadım.

Kız kardeşim sürekli çizgi roman okuyor.

Roman yazarı çalışma için malzemeleri topladı.

Bu roman Amerikalı bir yazar tarafından yazıldı.

Bu bilim kurgu roman çok ilginç.

Roman okumayı mı yoksa film izlemeyi mi tercih edersin?

Bir roman yazıyorum.

Bu masalsı bir roman.

O günlerde ara sıra roman okurdum.

Bana Almanca birçok roman getirdi.

Bu roman oldukça enteresan.

Bu roman ünlü bir Amerikan yazar tarafından yazılmıştır.

Kız kardeşim çizgi roman okuyarak zaman geçirir.

Bir roman yazmaya karar verdim.

Roman yazmaya karar verdim.

Bir roman üzerinde çalışıyorum.

Sadece bir günde roman okumak çocuklara zor geliyor.

Birçok roman okudum.

Fransızca bir roman hiç okumadım.

Roman birçok dile çevrildi.

O, otobiyografik bir roman yazdı.

Kendi çocukluk anılarına dayalı bir roman yazdı.

Bu roman eğlenceli ve zevkli.

Okul kütüphanesine çizgi roman kitapları eklemeyi kabul etmedim.

Tom bir çizgi roman kitabını açtı ve okumaya başladı.

Bu İngilizce roman, bir haftada okunacak kadar basit değil.

Bu roman Emile Zola tarafından yazıldı.

Rastgele roman okurdum.

Bu roman Almancaya çevrildi.

Bu roman ne zaman yayınlandı?

Bir roman yazmalıydın.

Sıkıcı bir roman okudu.

Bildiğim kadarıyla roman Japonca'ya çevrilmedi.

Sahi mi? Benim hobim çizgi roman okumaktır.

Almanca bir çizgi roman kitabım var.

Tom'un bir roman yazdığını biliyor muydun?

Roman onun ölümünden sonra basıldı.

Tom kurgu roman okumayı seviyor.

Çalışırken çizgi roman okumayı bırakın.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch