Lernen Sie, wie man romantik in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Çok romantik!
Translate from Türkisch to Englisch
O,bir parça şairdi ve romantik şiirler yazardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kökeni ne olursa olsun, Sevgililer Günü'nün uzun ve romantik bir öyküsü vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok romantik.
Translate from Türkisch to Englisch
Güney Amerika'ya romantik bir yaz tatili geçirmek için gittim.
Translate from Türkisch to Englisch
Favori romantik filminiz nedir?
Translate from Türkisch to Englisch
İlk öpücüğümün daha romantik olacağını hayal ettim.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben romantik bir insanım.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben romantik biriyim.
Translate from Türkisch to Englisch
O, bana her gece çiçek getiren çok romantik bir erkek arkadaş.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım o çok romantik.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu çok romantik.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok romantik.
Translate from Türkisch to Englisch
Romantik olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Romantik değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom romantik.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir romantik.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'yi romantik bir biçimde öptü.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye romantik bir öpücük verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu çok romantik değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Hayatımın daha romantik olması gerektiğini düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary nehrin yanında romantik bir piknik yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu, romantik bir piknik için mükemmel yer.
Translate from Türkisch to Englisch
Romantik, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Romantik olurdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç romantik değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Dünyadaki en romantik şehir hangisidir?
Translate from Türkisch to Englisch
Mary romantik komedilerden hoşlanır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu yer oldukça romantik.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom o kadar romantik değil, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Bugün romantik hissediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen hiç romantik değilsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom mükemmel bir romantik.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom oldukça romantik, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom romantik, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sadece romantik olmaya çalışıyor, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom son derece romantik.
Translate from Türkisch to Englisch
O son derece romantik.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom romantik komedileri seviyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu oldukça romantik, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu çok romantik görünmüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne kadar romantik!
Translate from Türkisch to Englisch
Romantik misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu romantik.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ile benim aramda hiç romantik bir şey yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Aramızda kesinlikle hiç romantik bir şey yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Aramızda romantik bir şey yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary her zaman Tom'un yeterince romantik olmadığını söylüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un romantik olduğunu düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un romantik bir şey yapacağını biliyordum.
Translate from Türkisch to Englisch
çok romantik değildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu çok romantik değildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne daha romantik olabilir?
Translate from Türkisch to Englisch
O tam olarak romantik değildi.
Translate from Türkisch to Englisch
O romantik görünüyor mu?
Translate from Türkisch to Englisch
Güzel, görünüşe göre Tom için romantik duyguların var.
Yoksulluk içinde yaşamak, bazı kadınların fantezisidir. Onlar bunun biraz romantik olduğunu düşünüyorlar.
Bu çok romantik bir öpücüktü.
Sanık hakim ile romantik biçimde bağlıydı.
"Ne tür müzik dinlemek istersin?" "Romantik bir şey koy."
Tom ve Mary birlikte olmalarının birinci yıl dönümünü kutlamak için romantik bir akşam yemeği verdiler.
Onun romantik olacağını düşündüm.
Sanık yargıç ile romantik olarak bağlıydı.
O bana doğru romantik bir ilerleme yaptı.
Sen yaratıcı, sanatsal ve oldukça romantik bir kişiliğe sahipsin.
Romantik değil misin?
O umutsuz bir romantik.
Tom umutsuz bir romantik.
O çok romantik!
Benim romantik art niyetlerim vardı.
Ben filmi romantik buldum.
Romantik komedilerin hayranı değilim.
Benim on üç yaşındaki kız romantik film izlemeyi seviyor.
O romantik görünmüyor mu?
Şair Keats, Romantik okula aittir.
O umutsuzca romantik.
Bu çiftler için çok romantik bir yer.
Bu romantik müziği seviyorum.
Orası Boston'un en romantik restoranlarından biridir.
Bu İtalyan restoranı romantik bir atmosfere sahiptir.
Bu restoran romantik bir atmosfere sahip.
Fadil ve Dania romantik bir ilişki geliştirdiler.
Tom romantik olduğumu düşünüyor.
Fadıl eski arkadaşıyla romantik bir ilişki içinde olmadığını söyledi.
Fadıl ve Leyla, Kahire'de birlikte romantik bir hafta sonu geçirdiler.
Bir şey daha romantik olabilir mi?
Bence harika birisin, ama senin için romantik hislerim yok.
Tom, Mary ile romantik bir şekilde ilgilenmektedir.
Leyla daha romantik bir yeri tercih etti.
Deniz kıyısı özellikle ay ışığında romantik görünüyor.
Tom ve Mary bir romantik komedi izlediler.
Mary bir romantik komedi izledi.
Leyla ve Sami romantik bir randevu geçirdi.
Sami ve Leyla romantik bir ilişki geliştirdiler.
Tom romantik romanları okumayı sevmiyor.
Onunla romantik bir ilgim yok.
Tom çok romantik değildi.
Tom ve Mary birlikte romantik bir akşam yemeği yedi.
Tom ve Mary birlikte romantik bir gece geçirdi.
Tom ve Mary birlikte romantik bir akşam geçirdiler.