Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "ruh"

Lernen Sie, wie man ruh in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

O, kötü bir ruh hali içerisinde olması dolayısıyla seninle konuşmayı reddedebilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Şanslı bir ruh seni terk ettiği zaman, bir başkası seni alır.Ben az önce bir iş sınavını geçtim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yorgun ve kötü bir ruh hali içindeydi.
Translate from Türkisch to Englisch

O seninle konuşmayı reddedebilir çünkü o çok kötü bir ruh hali içinde.
Translate from Türkisch to Englisch

İnsan ruh ve bedenden oluşur.
Translate from Türkisch to Englisch

Vücut ve ruh ikizdir: Sadece Tanrı hangisinin hangisi olduğunu bilir.
Translate from Türkisch to Englisch

O kötü bir ruh hali içinde.
Translate from Türkisch to Englisch

O kötü bir ruh hali içinde, bu onun için nadirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

O, iyi bir ruh hali içinde.
Translate from Türkisch to Englisch

O, kızgın bir ruh hali içinde.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bugün kötü bir ruh hali içinde.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bu sabah kötü bir ruh hali içinde.
Translate from Türkisch to Englisch

Baba bugün sabırsız ruh halindeydi.
Translate from Türkisch to Englisch

Ne Tom, ne de Mary konuşkan bir ruh hali içinde değildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Lanet olası bir ruh yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un kötü bir ruh hali var.
Translate from Türkisch to Englisch

O iyi bir ruh hali içerisindeydi.
Translate from Türkisch to Englisch

O, nadiren iyi bir ruh hali içindedir.
Translate from Türkisch to Englisch

O, kötü bir ruh hali içindeydi.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun kötü bir ruh hali var.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun ruh hali sık sık değişir.
Translate from Türkisch to Englisch

O, şimdi oldukça kötü bir ruh hali içinde.
Translate from Türkisch to Englisch

O kötü bir ruh tarafından ele geçirilmiş gibi.
Translate from Türkisch to Englisch

Kötü ruh halini atlatması için ona yardım etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Ruh isteklidir fakat beden güçsüzdür.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz ruh ikiziyiz.
Translate from Türkisch to Englisch

Ruh doktorları bilgi vermede çok başarılı değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz ruh ikizleriyiz.
Translate from Türkisch to Englisch

Görüyorsunuz, madde kaybolur, geriye sadece ruh kalır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, bilgisayarının kötü bir ruh tarafından ele geçirildiğini düşünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom şu anda iyi bir ruh halinde değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom diğer insanların ruh hallerine çok duyarlıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom haylaz bir ruh hali içinde.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bugün kesinlikle şaka ruh halinde değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve ben ruh arkadaşlarıyız.
Translate from Türkisch to Englisch

Bugün kötü bir ruh hali içindesin, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Bugün kötü bir ruh hali içinde gibi görünüyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir saat önce daha iyi bir ruh hali içindeydi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom şimdi kötü bir ruh hali içinde.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom şu anda kötü bir ruh hali içinde.
Translate from Türkisch to Englisch

Vay, gerçekten berbat bir ruh halindesin. Kavgacı olma.
Translate from Türkisch to Englisch

Stalin'i bedenlenmiş tanrısal ruh sahibi erişkin bir yüce varlık olarak gören çok insan var.
Translate from Türkisch to Englisch

Ruh sonsuzdur.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu maalesef, tedaviye muhtaç bir ruh hali.
Translate from Türkisch to Englisch

Koroda şarkı söylemek ruh için yararlıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bugün neden böyle kötü bir ruh hali içindesin?

Tom'un bugün ruh hali nasıl?

Liisa'nın ruh hali kötüydü.

Neden böyle kötü bir ruh hali içindesin?

Neden böyle iyi bir ruh hali içindesin?

En büyük güzellik, ruh güzelliğidir.

"Sorun ne?" diye sordu Ruh. "Hiçbir şey," dedi Scrooge. "Hiçbir şey. Dün gece kapımda noel şarkısı söyleyen bir çocuk vardı. Ona bir şey vermek istedim: Hepsi bu."

O berbat bir ruh hâli içinde.

Sakinlikle dolu bir ruh diliyorum.

Gözün görebildiği kadarıyla yaşayan bir ruh yoktu.

Üç saat önce daha iyi bir ruh hali içindeydim.

İyi ruh hali içindeki herkes yarın başlayacak olan beş günlük tatili dört gözle bekliyor.

O iyi bir ruh hali içinde görünüyordu.

Ciddi yaralarına rağmen onların hepsi iyi ruh hali içindeydi.

Kötü bir ruh hali içindeydim.

Ruh yaşın çok küçük.

Ruh sağlığı, vücut sağlığı kadar önemlidir.

Tom şimdi oldukça kötü bir ruh hali içinde görünüyor.

O çok iyi bir ruh hali içinde.

Tom çok iyi bir ruh hali içinde.

Tom iyi bir ruh hali içinde görünüyor.

Bugün erkek arkadaşımla çıkıyorum, bu yüzden bu sabahtan beri çok iyi bir ruh hali içindeyim.

Ben uzun süre ziyaret etmediğim bir ressamın atölyesini ziyaret ettim. Bu ressam az önce yeni bir model edindi ve çok iyi bir ruh hali içindeydi.

İyi bir ruh hali içindesin gibi görünüyorsun.

Müzik ruh için harikadır.

Bu sabah kötü bir ruh hali içindesin gibi görünüyorsun.

Sen ve ben ruh ikiziyiz.

Arkadaş nedir? İki bedende yaşayan bir ruh.

Bu akşam neden böyle kötü bir ruh hali içindesin?

Tom'un neden böyle kötü bir ruh hali içinde olduğunu merak ediyorum.

Tom'un neden böyle bir iğrenç ruh hali içinde olduğunu merak ediyorum.

Tom şimdi oldukça kötü bir ruh hali içinde.

Tom iyi bir ruh hali içinde.

Hem beden hem de ruh beslenir.

Hem Tom'un hem de Mary'nin neşeli bir ruh hali içinde olduğu görünüyor.

Ruh, orada mısın?

Orada yaşayan bir ruh yoktu.

Tom hâlâ kötü bir ruh hali içinde.

Tom bugün iyi bir ruh hali içinde.

İyi bir ruh hali içindeymişsin gibi görünüyorsun.

Ben harika bir ruh halindeydim.

Tom bugün daha iyi bir ruh hali içinde mi?

Bilmiyorum. Bu benim ruh halime bağlı.

Bir ruh görmedim.

O bugün iyi bir ruh halinde.

Gülümseme kötü ruh hali için en iyi tedavidir.

Bugün ruh halin iyi. Güzel bir şeyler mi oldu?

Tom, Mary'nin neden kötü ruh halinde olduğunu biliyor.

İyi bir ruh hali içinde olduğunu görebiliyorum.

Tom'un ruh hali günden güne gözle görülür bir biçimde değişiyor.

Bugün kötü ruh hali içindeyim.

Kötü bir ruh hali içinde misin?

Onun ifadesine bakılırsa, o kötü bir ruh hali içinde.

Yanıtı onun ruh haline bağlıdır.

Vücut için uygun bir cenaze yap böylece ruh cennete ulaşabilir.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch