Lernen Sie, wie man ruhsal in einem Türkisch Satz verwendet. Über 26 handverlesene Beispiele.
Çocuğun problemleri fiziksel, ruhsal değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Ruhsal sinir bozuntum vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu arada kimseye fiziksel ve ruhsal şiddet uygulamayacağımı kesin olarak söyleyebilirim.
Translate from Türkisch to Englisch
Şimdi ruhsal çöküntü yaşama.
Translate from Türkisch to Englisch
Göçmenler fiziksel ve ruhsal acıya dayandılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Ruhsal şiddetinize dayanabildim mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un açıkçası ciddi ruhsal problemleri var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un ruhsal sorunları var mı?
Translate from Türkisch to Englisch
İlk temastan sonra, insanlığın maddesel ve ruhsal gelişimi ilerledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun ruhsal yapısını hesaba katman lazım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, ruhsal sinir bozukluğundan hiç tedavi gördü mü?
Translate from Türkisch to Englisch
Senin ruhsal açıdan bir dengesiz olduğuna inanmıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Hem fiziksel hem de ruhsal olarak daha güçlü olmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, şu anki işinde ruhsal çöküntü tehlikesiyle karşı karşıya.
Translate from Türkisch to Englisch
Dan, Linda'nın ruhsal durumu hakkında endişeliydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir öğretmen aramalısın ve sizin için en iyi olan ruhsal uygulama yöntemini öğrenmelisin.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom şu anda iyi bir ruhsal durumda değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz Tom'un biraz ruhsal rehberliğe ihtiyacı olduğunu hissediyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un herhangi bir ruhsal bozukluk öyküsü yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch
7 Eylül 2006'da Amsterdam'da Ray Kurzweil tarafından yazılan Ruhsal Yaş Makineleri'ni okudum.
Translate from Türkisch to Englisch
Berbat ruhsal durumum beni çıldırttı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bağırman ve uluman ruhsal bir bozukluk. Soruyorum, hastaneye kaldırılmadan önce terapiste gitmen için sana yalvarıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz burada dünyada manevi bir deneyim yapan insanlar değiliz, daha ziyade, insan olmayı öğrenen ruhsal varlıklarız!
Translate from Türkisch to Englisch
Dış tehlikenin yakın etkileri karşısında üzüntü duyanlar arasında ise, geleneklerine, düşünme yeteneklerine, ruhsal durumlarına uymayan olası değişikliklerden ürkeceklerin ilk anda direnmelerine yol açabilirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bedensel olarak kendimi iyi hissetsem de, ruhsal olarak tükenmiş haldeyim.
Translate from Türkisch to Englisch
''Don, eğer gerçek bir ruhsal arayış içindeysen, çeşitli inanç sistemlerini de öğrenmelisin sadece birini değil.'' ''Bende tam olarak öyle yapıyorum,Frank''
Translate from Türkisch to Englisch