Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "süper"

Lernen Sie, wie man süper in einem Türkisch Satz verwendet. Über 94 handverlesene Beispiele.

Batman hakkında bilmeniz gereken şey, onun süper kahraman olmasıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Karabük'te, aynı zamanda Süper Lig takımı Kardemir Karabükspor'un da sponsoru olan "Kardemir" adında bir demir-çelik fabrikası vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Rusya ikinci bir süper güç olarak ortaya çıkmıştı.
Translate from Türkisch to Englisch

O süper kolay!
Translate from Türkisch to Englisch

O, süper bir iş yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Süper markette idim.
Translate from Türkisch to Englisch

Süper markete gittim.
Translate from Türkisch to Englisch

Gözde süper kahramanın kimdir?
Translate from Türkisch to Englisch

Dün kardeşlerim ve arkadaşlarım beraber süper bir akşam geçirdik ve mangal da çok iyidi.
Translate from Türkisch to Englisch

Favori çizgi roman süper kahramanın kimdir?
Translate from Türkisch to Englisch

O bir süper model.
Translate from Türkisch to Englisch

Süper Nintendo'nun grafikleri şaşırtıcı. Onlar orijinal Nintendo'nun grafiklerinden çok daha iyi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bence bir süper adama ihtiyacın var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir süper star.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom süper.
Translate from Türkisch to Englisch

Süper güçler silahsızlanmada önemli gelişme yaptılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, süper sevimlisin ama sen aynı zamanda aptalsın.
Translate from Türkisch to Englisch

O bir süper star.
Translate from Türkisch to Englisch

Konferansta süper güçlerden, silahlı kuvvetlerini üçte bir oranında azaltmaları istendi.
Translate from Türkisch to Englisch

Keşke mahallede süper indirimli bir süpermarket olsa.
Translate from Türkisch to Englisch

Eve giderken bana süper markete uğramamı hatırlat.
Translate from Türkisch to Englisch

Kıtalar yaklaşık 250 milyon yıl önce Pangea adında bir süper kıtayı oluşturmak için bir araya geldiler.
Translate from Türkisch to Englisch

İyi iş. Süper.
Translate from Türkisch to Englisch

Bence süper!
Translate from Türkisch to Englisch

Tom süper bir iş yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir süper markette çalışmaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Amerika Birleşik Devletleri dünyadaki tek süper güç olmak istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Süper ekspres Nozomi, Hikari'den daha hızlı gider.
Translate from Türkisch to Englisch

Süper Mario Kardeşler otuz sene önce yayınlanmıştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sincap adamın süper gücü bir sincaba dönüşebilmesidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom süper meşgul.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir süper markette yarı zamanlı çalışmaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Sen süper marketteyken ben yemek yedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu süper kolay.
Translate from Türkisch to Englisch

En sevdiğin süper kahraman kim?
Translate from Türkisch to Englisch

Bu yazar ABD'nin bir süper güç olarak rolünün önde gelen bir muhalifidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Evsiz bir adam ve üç yaşında bir erkek çocuğu Batman'in süper güçleri olup olmadığı hakkında bir saat tartıştı, ki o sahip değil.
Translate from Türkisch to Englisch

O süper seksi.
Translate from Türkisch to Englisch

Sana hiç söylemediğim tek şey var: Ben bir süper varlığım.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben süper marketteydim.
Translate from Türkisch to Englisch

Filipinler o yıl yirmiden fazla süper tayfun yaşadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Hollywood süper kahraman filmlerinin büyük bir hayranı değilim.
Translate from Türkisch to Englisch

Elbonia insani bir süper güçtür.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom süper akıllı bir sincap.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu havalı değil. Bu süper havalı!

Bu bir süper fırtına.

Bir süper kahraman olmak istiyorum.

O bir süper kahraman değil.

Mary'nin bazı gizli süper güçleri olduğunu düşünüyorum.

Tom'un gizli süper güçleri var.

Ben sadece süper yumuşak tuvalet kağıdı satın alırım.

Süper iletken mıknatıslar, yoğun manyetik alanlar üretebilir.

O, süper eğlenceydi.

Çocuk süper kahramanlar hakkında kısa hikayeler çizerek saatler harcıyor.

Çocuk süper kahraman çizgi romanları çizerek saatler harcıyor.

Kız süper kahraman çizgi romanları çizerek saatler harcıyor.

Ben normal bir kızım. Benim herhangi bir süper gücüm yok.

Diğer sınıftaki nakil öğrenci süper yakışıklı bir tiptir.

O benim için süper önemli.

Tom süper gizli bir devlet kurumunda çalışıyor.

Tom'la süper gurur duyuyorum.

Tom bir süper kahramandır.

Tom'un en sevdiği süper kahraman Supermen'dir.

Mary'nin en sevdiği süper kahraman Sincap Kız'dır.

Tom'un en sevdiği süper kahraman Batman'dır.

Tom'un en sevdiği süper kahraman Örümcek Adam'dır.

Dr. Sadık toplulukta bir süper yıldızdı.

Tom süper mutlu.

Bu süper sevimli.

Tom'un sincabı süper akıllıdır. Tom'unkilerden üç kat daha yüksek bir IQ'sü var ve onu evcil hayvan olarak görüyor.

Süper utanç vericiydi.

Mary'nin süper güçleri var.

Tom'un süper güçleri var.

Sami süper zekaydı.

Süper bir fikir!

Tom bu aralar çiğ vegan beslenmeye başlamış. İnsanlara bunun ne kadar süper bir şey olduğu konusunda devamlı atıp tutuyor.

Tom'un matematiği süper.

Bugün süper görünüyorsun.

Onun anne ve babası gerçekten de süper insanlar.

Burası süper, değil mi?

Süper olay.

Ortam süper.

Bence süper fikir.

Ali Süper Loto oynadı.

Kayakçı süper dev slalomda da gümüş madalya aldı.

Süper valiler geri mi geliyor?

Bu grubu yeni keşfettim. Şarkıları süper.

Bir süper gücün olsaydı bunun ne olmasını isterdin?

Geliyor olman çok süper.

Dünyanın en gelişmiş süper bilgisayarını test etmek için önde gelen bilimadamları davet edilmiş. Herkes sırayla bilgisayarın olduğu odaya girip en zor soruları sorup birkaç saniyede cevabını alıp çıkıyormuş. Sıra Temel'e gelip uzun süre odadan çıkmayınca herkes meraklanıp odaya girerek Temel'e bilgisayara ne sorduğunu sormuşlar. Temel de "'Ne var ne yok?' diye sordum la uşaklar" demiş. Meğer bilgisayar evrende var olan ve olmayan sonsuz sayıdaki şeyi sıralamakla meşgulmüş.

Favori süper kahramanın kim?

Nasıl bir süper gücün olsun isterdin?

Süper!

Sami'nin süper uzun saçları vardı.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch