Lernen Sie, wie man sürmeyi in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Ağabeyim araba sürmeyi bilir.
Translate from Türkisch to Englisch
O, araba sürmeyi öğrenecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Jim araba sürmeyi öğreniyor.
Translate from Türkisch to Englisch
On beş yaşındayken araba sürmeyi öğrendim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un şimdiye kadar böyle küçük bir araba sürmeyi düşüneceğinden şüpheliyim.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben hâlâ bir araba sürmeyi öğrenmedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye araba sürmeyi öğretmede hatalı bir şey görmüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Marie bana araba sürmeyi sevdiğini söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne zaman araba sürmeyi öğrendin?
Translate from Türkisch to Englisch
O, araba sürmeyi öğreniyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabahleyin tostuma bal sürmeyi severim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün gece araba sürmeyi ciddi olarak düşünüyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch
Ben araba sürmeyi öğrenmekteyim.
Translate from Türkisch to Englisch
Araba sürmeyi bilmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bisiklet sürmeyi bilmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
O, araba sürmeyi bilmez.
Translate from Türkisch to Englisch
Ona araba sürmeyi öğretmeye çalıştım.
Translate from Türkisch to Englisch
Arabayı sürmeyi bir süre devralabilir misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Gelecek yıl Shikoku çevresinde bisiklet sürmeyi planlıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün gece araba sürmeyi gerçekten istiyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch
Hangisini daha çok seversin, bisiklet sürmeyi mi yoksa koşmayı mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'nin araba sürmeyi nerede öğrendiğini bilmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un araba sürmeyi öğrenmediğini biliyor muydun?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un araba sürmeyi öğrendiğini duydum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye araba sürmeyi öğretti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bisiklet sürmeyi öğrenmelisin.
Translate from Türkisch to Englisch
At sürmeyi öğrenmelisin.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom oğluna bisiklet sürmeyi öğretti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un kendine araba sürmeyi öğretecek birine ihtiyacı var.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary'ye araba sürmeyi öğreten kişi Tom'du.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin araba sürmeyi bilmediğini biliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom araba sürmeyi bilmez.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye bisiklet sürmeyi öğreten kişiydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom otuz yaşına kadar araba sürmeyi öğrenmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Araba sürmeyi öğrenmeme yardım etmek zorundasın.
Translate from Türkisch to Englisch
Araba sürmeyi biliyorsun, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım araba sürmeyi öğrenmen gerekebilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin araba sürmeyi öğrenmesini istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom dün ön ehliyetini aldı, bu yüzden araba sürmeyi pratik yapmak için babası ile birlikte dışarıda.
Translate from Türkisch to Englisch
Buralarda insanlar araba sürmeyi bilmiyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kasabada insanlar araba sürmeyi bilmiyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Nerede araba sürmeyi öğrendin?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kadar iyi araba sürmeyi nerede öğrendin?
Translate from Türkisch to Englisch
Araba sürmeyi istedin mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bu yaz araba sürmeyi öğrenecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ağabeyinden bisiklet sürmeyi öğrendi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bana araba sürmeyi öğretti.
Benim bildiğim kadar iyi araba sürmeyi bilmiyorsun.
Hem Tom hem de Mary araba sürmeyi bilmezler.
Tom araba sürmeyi öğreniyor.
Bir süre için sürmeyi devralabilir misin?
Güneş kremi sürmeyi unutma.
Tom hızlı sürmeyi sever.
Herkes ruj sürmeyi sevmez.
Ruj sürmeyi sevmem.
Kırmızı ruj sürmeyi tercih etmem.
Oje sürmeyi sevmem.
Onun araba sürmeyi ne zaman öğreneceğini biliyor musun?
Tom araba sürmeyi seviyor.
Tom yağmurda araba sürmeyi sevmiyor.
Bir araba sürmeyi hiç denemedim.
Araba sürmeyi öğrendin mi?
Bir araba sürmeyi öğrenmeyi başardı.
Araba sürmeyi öğrenmeme yardım et.
Araç sürmeyi öğrenmek birçok uygulama gerektirir.
Yoğun trafikte araba sürmeyi sevmiyorum.
Tom araba sürmeyi sevmiyor bile.
Tom araba sürmeyi asla öğrenmedi.
Tom otobüs sürmeyi sevmez.
Bisiklet sürmeyi tercih ederim.
Hepimiz bisiklet sürmeyi severiz.
Tom on sekiz yaşındayken araba sürmeyi öğrendi.
Tom on üç yaşındayken araba sürmeyi öğrendi.
Biraz güneş kremi sürmeyi unutma.
Babam elli yaşındayken nihayet araba sürmeyi öğrendi.
Önce bisiklete binmeyi öğrendim. Sonra araba sürmeyi öğrendim.
Tom ve Mary araba sürmeyi sırayla yaptılar.
Hızlı arabaları sürmeyi sever misin?
Öğrencilerim araba sürmeyi öğreniyor.
Annem bisiklet sürmeyi bilmiyor.
Tom, Boston'da araba sürmeyi sevmiyor.
Tom on yaşındayken bisiklet sürmeyi öğrendi.
Tom'un tek tekerlekli bisiklet sürmeyi bildiğini sanmıyorum.
Ben araba sürmeyi severim.
Güneş kremi sürmeyi unuttum.
Tom ve ben sırayla araba sürmeyi kabul ettik.
Ben asla araç sürmeyi öğrenmedim.
Tom bana bisiklet sürmeyi öğretti.
Babam bana bisiklet sürmeyi öğretti.
İrlanda'da araba sürmeyi öğrendi.
O, İrlanda'da araba sürmeyi öğrendi.
Araç sürmeyi öğrenmek istemiyor musun?
Tom'un araba sürmeyi öğrenenlere verilen geçici bir sürücü belgesi yok.
O ekmeğin üstüne yağ sürmeyi seviyor.
Mary'ye at sürmeyi öğreten kişi Tom'dur.
Mary'ye at sürmeyi öğreten kişi Tom değildir.
Bana araba sürmeyi öğretir misin?
Ailem bana araba sürmeyi öğretti.
Tom'a araba sürmeyi öğreten kişi sen misin?
Tom ve Mary ikisi de motosiklet sürmeyi sever.