Lernen Sie, wie man sıcacık in einem Türkisch Satz verwendet. Über 8 handverlesene Beispiele.
Bu kazak sıcacık.
Translate from Türkisch to Englisch
Bugün hava sıcacık ve hoş.
Translate from Türkisch to Englisch
Odanın sıcacık bir havası vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Biletsiz girebilirsiniz kalbime bir sıcacık gülümseme yeter.
Translate from Türkisch to Englisch
Sıcacık içten bir aşk ve sevgi için ne yapılmazdı ki?
Translate from Türkisch to Englisch
Sonra küçük Gerda, onun göğsüne dökülen, oradan kalbine nüfuz edip, buz kalıbını eriten ve orada saplanmış olan küçük cam parçasını alıp götüren sıcacık gözyaşlarını döktü.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben pahalı hediyeleri sevmem. Sıcacık bir kahve ve beni anlayan bir dost yeter bana.
Translate from Türkisch to Englisch
Yağmur altında yapılan bir koşudan antremanından hemen sonra alınacak sıcacık bir duş ve kuru giysilerden daha iyi gelen bir şey yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch