Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "sık"

Lernen Sie, wie man sık in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

O, kahvaltısını sık sık orada yer.
Translate from Türkisch to Englisch

Okuldan sonra sık sık tenis oynarım.
Translate from Türkisch to Englisch

O öğrenciyken, sık sık diskoya giderdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Sık sık Londra'ya giderim.
Translate from Türkisch to Englisch

Nişanlısıyla sık sık konuşur.
Translate from Türkisch to Englisch

Yaşlı insanlar sık sık yeni şeyleri denemekten korkarlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Sık sık yurtdışına çıkar mısın?
Translate from Türkisch to Englisch

Uzak bilgisayarlarıma erişmek için sık sık SSH'ı kullanırım.
Translate from Türkisch to Englisch

Onu sık sık görüyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

Çocukken sık sık denizde yüzmeye giderdim.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun şu amcası sık sık Amerika'yı ziyaret etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Öylesine bir şeyi bir kez çok sık yaparsın ve cezalandırılırsın.
Translate from Türkisch to Englisch

Sana sık sık sigara içme,o şekilde sigara içme deniliyorsa, düşünmeye başla, belki sigara içmek toplum ahlakına ya da bir şeye yönelik tehdittir.
Translate from Türkisch to Englisch

Köpeğim sık sık çimene uzanır.
Translate from Türkisch to Englisch

Kışın sık sık nezle oluyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Kışın sık sık soğuk alıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Gençken sık sık beyzbol maçlarını izlemeye giderdim.
Translate from Türkisch to Englisch

Gençken sık sık beyzbol maçlarını izlerdim.
Translate from Türkisch to Englisch

Sık sık onu ziyaret ederim.
Translate from Türkisch to Englisch

O soru bana sık sık soruldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben sık sık onun bu şarkıyı söylediğini duydum.
Translate from Türkisch to Englisch

Patronum sık sık işe gelmediğim için beni azarladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Doraemon sık sık gülümser.
Translate from Türkisch to Englisch

O, sık sık Tokyo'ya gider.
Translate from Türkisch to Englisch

O, sık sık onun cahilliğinden yararlanır.
Translate from Türkisch to Englisch

Sık sık babasının arabasını sürer.
Translate from Türkisch to Englisch

O, sık sık gözleri kapalı düşünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Sık sık gece geç saatlere kadar kitap okur.
Translate from Türkisch to Englisch

O, sık sık âşık olur.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben sık sık babamla birlikte sinemaya gittim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom oldukça sık abartır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom oldukça sık dışarıda yiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben bir öğrenci iken, ona sık sık yazdım.
Translate from Türkisch to Englisch

Bay Newman sık sık Japonya geliyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben sık sık onun piyano çaldığını duyarım.
Translate from Türkisch to Englisch

Mümkün olduğunca sık sözlüğe bakın.
Translate from Türkisch to Englisch

Kışın sık sık kayak yapmaya gittim.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben sık sık nehirde balık tutmaya giderim.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben sık sık ondan bir mektup alırım.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben sık sık onu ziyaret ederim.
Translate from Türkisch to Englisch

O, beni azarladığı kadar sık Terry'i azarlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben bir çocukken, sık sık yatakta kitap okudum.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben çok sık kayak yapmaya giderim.
Translate from Türkisch to Englisch

İşte sık sık yemek yediğim restoran.
Translate from Türkisch to Englisch

O, sık sık soğuk algınlığına yakalandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Şu çocuk sık sık bir top ile pencerelerimizi kırıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben sık sık okuldan sonra futbol oynarım.
Translate from Türkisch to Englisch

O yurt dışındayken, sık sık Skype kullandı.

O, ülke dışında olduğu için sık sık Skype kullandı.

Tom her gün buraya gelmiyor, ama oldukça sık geliyor.

O, sık sık geç gelir.

Ben sık sık onunla sohbet ederim.

Sık sık grip oluyorum.

Sık sık kendini çalışma odasına kapatır ve böyle şeyler yazar.

Öğretmen Tom'un sık sık sınıfta bulunmamasından endişeliydi.

Onun hikayesi gerçek olamaz. O sık sık yalan söyler.

Ben sık sık onun trompette melodi çaldığını duydum.

Denize yakın yaşıyorum. Bu yüzden sık sık plaja giderim.

Sık sık sesli kitaplar dinler misin?

İngilizce uluslararası bir izleyici kitlesiyle konuşurken, oldukça sık tercih edilen bir dildir.

Sık sık kiliseye gidiyor musunuz?

Fred, sık sık sınıfa geç geliyor.

Öğretmen Tom'un sık sık derse gelmemesinden endişe duyuyordu.

Tom sık sık Boston'a gider.

O, sık sık oturur ve saatlerce denize bakar.

O, sık sık soruları ile konuşmacını sözünü kesti.

O sık sık günlerce yiyeceksiz idare eder.

Johnsonlar çok sosyal insanlardır, onlar partilere sık sık ev sahipliği yapmaktan hoşlanırlar.

Tom'un ne kadar sık ödevini yapmamasına şaşırırdın.

Tom sık sık okula geç kalırdı.

Tom çok sık öğle yemeğinden sonra bir saat şekerleme alır.

Tom oldukça sık okula geç kalır.

Tom sık sık işe geç kalır.

Tom sık sık okula geç kalır.

Tom sık sık okula devamsızlık yapar.

Tom sık sık Mary ile içmeye gider mi?

16. yüzyılda Akdeniz'de Türk ve İspanyol korsanlar birbirleriyle sık sık mücadele ettiler

Ben sık sık Tom'u görmem.

Tom'un sık sık başı ağrır.

Seni çok sık rahatsız ettiğim için üzgünüm.

Onun evini sık sık ziyaret ettim.

Tom mahallesindeki diğer çocuklarla sık sık beyzbol oynar.

Tom sık sık filmler indirir.

Tom sık sık işini evine getirir.

Tom faturasını ödemek için sıkı sık son dakikaya kadar bekler.

Ona güvenilemez çünkü sık sık yalan söylüyor.

O sık sık okula geç kalırdı.

Tom sık sık şifrelerini değiştirir.

Tom ve Mary sık sık birlikte görüldü.

Tom ve Mary sık sık birbirleriyle Skype kullanarak konuşurlar.

Tom sık sık migren olur mu?

Tom çok sık şehre girer mi?

Sen küçük bir kızken sık sık Betty'nin evine çaya gittiğini hatırlıyorum.

Dedem masasında sık sık okur ve çalışırdı.

Mutluluk sık sık kaygı ile kesildi.

Dostluk sık sık sulanması gereken bir bitkidir.

Ben sık sık efkarlanırım.

O hâlâ zaman zaman romanlar yazar fakat eskisi kadar sık değil.

Sık sık olduğu gibi, Mike, bu öğleden sonra toplantı için geç kaldı.

Peter ve ben sık sık sinemaya giderdik.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch