Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "sıkı"

Lernen Sie, wie man sıkı in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

O çok sıkı çalışan bir öğrencidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Yapabildiğiniz kadar sıkı çalışın.
Translate from Türkisch to Englisch

Keşke sınav için daha sıkı çalışsaydım.
Translate from Türkisch to Englisch

Başarmak için sıkı çalıştım.
Translate from Türkisch to Englisch

Sıkı çalışsa, sınavı geçebilir.
Translate from Türkisch to Englisch

O,çocukken,annesine yardım etmek için sıkı çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yorgun olmama rağmen sıkı çalışacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Çoğu öğrenci sıkı çalışır.
Translate from Türkisch to Englisch

Çoğu sporlarda en sıkı çalışma yapan takım genellikle eve ekmek parasını getirir.
Translate from Türkisch to Englisch

Sınavında başarılı olacaksan, sıkı çalışmalısın.
Translate from Türkisch to Englisch

Erkek kardeşim çok sıkı çalışıyormuş gibi davrandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Şirketin tepesine gelmek için, onun sıkı çalıştığını herkes biliyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Niçin bu kadar sıkı çalışıyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch

Ben, yarışı kazanabilirim diye sıkı eğitim yapıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Sıkı çalışma başarının önemli bir faktörüdür.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunlar gerçeklerdir. Onlar hakkında sıkı düşünün!
Translate from Türkisch to Englisch

Jim başarısını sıkı çalışmaya bağlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O, büyük ailesini geçindirmek için sıkı çalışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Ebeveynler çocuklarını dürüstlük ve sıkı çalışmanın önemi üzerine etkilemeye çalışıyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz sıkı çalışmamıza rağmen, Jane'i yenemedik.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben koşuya gitmeden önce ayakkabılarımı her zaman sıkı bağlarım.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir diyete sıkı sıkıya sarılmadıkça, çok az zayıf kalma şansı vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

O ona sıkı bir diyet yapmasını tavsiye etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'nin sıkı çalışmasını takdir etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Eğer kardio yaptığında terlemiyorsan, öyleyse onu yeterince sıkı yapmıyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom faturasını ödemek için sıkı sık son dakikaya kadar bekler.
Translate from Türkisch to Englisch

Başarısız olmanın nedeni yeterince sıkı çabalamamandır.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben üniversitede iken sıkı İngilizce eğitimi alsaydım, herhangi bir zamanda yurtdışına seyahat edebilirdim.
Translate from Türkisch to Englisch

Üniversite öğrencilerinin sıkı çalışmaları gerekir, ama aynı derecede onların aktif bir sosyal yaşam için de zaman ayırmaları gerekir.
Translate from Türkisch to Englisch

Niçin sıkı çalışıyorum?
Translate from Türkisch to Englisch

Görünüşe bakılırsa, onlar sıkı çalışmıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Taro, sıkı çalışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Yumi İngilizceyi sıkı çalışır.
Translate from Türkisch to Englisch

Sizin başarınız, sıkı çalışıp çalışmamanıza bağlıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Başarınız sıkı çalışmanızın sonucudur.
Translate from Türkisch to Englisch

Bill yeterince sıkı çalışmadı ve bu yüzden başarısız oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ken yeterince sıkı çalışmadı, bu yüzden sınavda başarısız oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Beth çok sıkı çalışmak zorunda kaldı, ve şimdi o aç ve bitkin.
Translate from Türkisch to Englisch

Jim, finaller için sıkı çalışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Andy çok sıkı pratik yapmış olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch

Jane Smith ofisinde çok sıkı çalışır.
Translate from Türkisch to Englisch

Jim kardeşi kadar sıkı çalışır.

Paul bu günlerde çok sıkı çalışıyor.

Carol çok sıkı çalışıyor. Henry de öyle.

Sally iki haftadır okulda yok, bu yüzden sınıfa yetişmek için çok sıkı çalışmak zorunda.

John sıkı çalışır.

Sıkı çalış.

Bu sıkı dondurulmuş.

Sıkı çalışmalısınız.

Ben her zaman sıkı çalışırım.

Çok sıkı çalışma.

O çok sıkı çalışıyor.

Sıkı çalışmalısın.

Sıkı çalışmak zorundasın.

Sıkı bir savaş yaptık.

Çok sıkı çalışıyorum.

Bundan sonra daha sıkı çalış.

Bu ayakkabılar çok sıkı.

Çok daha sıkı çalışmalısın.

Çok sıkı çalışmalısın.

İngilizceyi sıkı çalışmalısın.

Gitmesine izin vermeyin. Sıkı tutun.

Senin sıkı çalışmanı takdir ediyoruz.

O, çok sıkı biyoloji çalışır.

Daha sıkı çalışmalıydın.

Sıkı çalış ve başaracaksın.

Saray sıkı şekilde korunuyordu.

Onun hırsı onu sıkı çalıştırdı.

O, çok sıkı çalışmış olmalı.

Hamile bayanların sıkı şeyler giyinmemeleri gerekir.

Sıkı çalışırsan, başarırsın.

Okulda sıkı çalışıyorum.

Elinden geldiğince sıkı çabala.

Sıkı çalıştı ve testi geçti.

O, sıkı çalıştığı için başardı.

Daha sıkı çalışmadığıma pişman oldum.

Çok sıkı çalışıyor olmalısın.

Sıkı bir diyet takip etmek önemlidir.

O gençken, sıkı bir işçiydi.

Kayıp zamanı telafi etmek için daha sıkı çalışmalısın.

Giriş sınavını geçebilsin diye, o sıkı çalışıyor.

O, onun elinden geldiği kadar sıkı dövüşmeye devam ettiğini izledi.

Daha sıkı çalışsaydı, sınavı geçerdi.

Dinlenme yerine, o her zamankinden çok daha sıkı çalıştı.

Sıkı işten yorulduğu için, o her zamankinden daha erken yatmaya gitti.

Sıkı çalışma ve kendini adama sana başarıyı getirecektir.

İyi geceler,sıkı uyu, Sean.

İpi sıkı çekin.

Kapıyı sıkı kapat.

Babam sıkı bir işçidir.

Bütün yıl çok sıkı çalışır.

Bu etek biraz fazla sıkı.

Bu ayakkabılar giyilmeyecek kadar çok sıkı.

Sıkı bir tokalaşmayla ayrıldılar.

Okula girmek için sıkı çalıştım.

Bu kapak benim açamayacağım kadar çok sıkı.

Sınavı geçmek için sıkı çalıştım.

Sıkı çalışmayla, planlarınız başarılı olacaktır.

Tüm sıkı çalışman için sana teşekkür etmek istiyorum.

Onları yenmek için, çok sıkı antrenman yaparız.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch