Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "sınıf"

Lernen Sie, wie man sınıf in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Bu sınıf 15 erkekten ve 28 kızdan oluşuyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Sınıf tartışması için uygun bir sorun.
Translate from Türkisch to Englisch

Üçüncü sınıf dersinden ben sorumluyum.
Translate from Türkisch to Englisch

Çok sayıda misafir vardı-onlardan çoğu bizim öğretmenin sınıf arkadaşları ve arkadaşlarıydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Aynısı benim sınıf için de geçerlidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Keiko, sınıf başkanıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve sınıf arkadaşları yarın öğleden sonra bir sanat müzesine gidecek.
Translate from Türkisch to Englisch

Üniversiteye ilk girdiğimde beni en çok şaşırtan şey sınıf arkadaşlarımdan çok azının verimli çalışmayı nasıl bildikleriydi.
Translate from Türkisch to Englisch

O, tüm sınıf arkadaşları ile iyi geçinir.
Translate from Türkisch to Englisch

İstasyona giderken eski bir sınıf arkadaşıma rastladım.
Translate from Türkisch to Englisch

Bugün bütün sınıf burada.
Translate from Türkisch to Englisch

Sınıf, yeni öğretmeni kabul etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Sınıf arkadaşlarından ikisini davet etti - Jane ve Mary
Translate from Türkisch to Englisch

Eski sınıf arkadaşını tanıdın mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Sınıf 50 erkekten oluşuyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bazı sınıf arkadaşlarım voleyboldan hoşlanır ve diğerleri tenisten hoşlanır.
Translate from Türkisch to Englisch

Sınıf arkadaşlarımdan hiçbiri buraya yakın yaşamazlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom sınıf başkanlığı için adaylığını koymaktan vazgeçti.
Translate from Türkisch to Englisch

Sınıf arkadaşları ile arkadaş olmaya çalıştım.
Translate from Türkisch to Englisch

Okuldaki sınıf arkadaşlarıyla arkadaş olması John'un sadece bir gününü aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary sınıf arkadaşıydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben bir sınıf programı alabilir miyim?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kesinlikle sınıf başkanı olmak istemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom sınıf başkanlığına aday olmaya karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom sınıf arkadaşlarını dansı erteleme hakkındaki fikirlerini değiştirmeleri için ikna edemedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom sınıf başkanlığı için adaylığını açıkladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Niçin sınıf toplantısına katılmadın?
Translate from Türkisch to Englisch

O, sınıf ayrımlarının ortadan kaldırılmasını savundu.
Translate from Türkisch to Englisch

O, Harvard'da son sınıf öğrencisi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom sınıf başkanlığı için adaylığını koyma niyetini açıkladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yeni sınıf başkanı olmayı umduğunu itiraf etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom sınıf başkanlığı için adaylığı kabul etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Jim sınıf arkadaşları tarafından çok seviliyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Kate sınıf arkadaşları arasında popüler değil çünkü o her zaman kendi istediğini yapmaya çalışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bob tüm sınıf arkadaşları arasında popüler idi.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz sınıf arkadaşlarıyız.
Translate from Türkisch to Englisch

O bir sınıf atladı.
Translate from Türkisch to Englisch

O benim sınıf arkadaşım.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar benim sınıf arkadaşlarım.
Translate from Türkisch to Englisch

O ve ben sınıf arkadaşlarıyız.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom sınıf içinde uykuya daldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bütün sınıf sessizdi.
Translate from Türkisch to Englisch

O, sınıf arkadaşı ile evlendi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu sınıf sadece otuz öğrenci alabilir.

Sınıf haftada bir kez toplanır.

O bir ikinci sınıf öğrencisidir.

Birinci sınıf 8. 30'da başlar.

Bizim sınıf boyut olarak büyümüştür.

Bütün sınıf testi geçti.

Erkek kardeşim üniversite birinci sınıf öğrencisidir.

O, bütün sınıf arkadaşlarına karşı samimidir.

Bu sınıf çok büyük.

Onların sınıf öğretmeni kimdir?

Bu kural birinci sınıf öğrencilerine uygulanmaz.

Sınıf arkadaşımla karşılaştım.

O, bir sınıf eylemidir.

Okulumuzda 30 sınıf var.

Hyogo Üniversitesinde son sınıf öğrencisiyim.

Sınıf arkadaşlarınız hakkında kötü konuşmayın.

Erkek kardeşim birinci sınıf öğrencisi.

Olsa olsa o, ikinci sınıf bir şarkıcı.

Bütün sınıf onun şakasına güldü.

Sınıf arkadaşları tarafından alay edildi.

Sınıf arkadaşları onu takdir etmiyor.

Geçen yıl birinci sınıf öğrencisiydim.

Sınıf arkadaşları ona hemen güldüler.

Sınıf dört gruba ayrıldı.

Sınıf arkadaşları ile iyi geçinir.

Sınıf öğretmenine çok saygılıdır.

Birinci sınıf bir şarkıcı olarak tanınıyordu.

Bize büyük bir sınıf tahsis edildi.

Kız kardeşim lise sınıf arkadaşıyla evlendi.

Dün yeni sınıf arkadaşlarınla konuştun mu?

Hyogo Üniversitesinde dördüncü sınıf öğrencisiyim.

Kız tüm sınıf arkadaşları tarafından alay edildi.

Yeni sınıf arkadaşlarınla iyi geçiniyor musun?

O, üniversitede birinci sınıf öğrencisidir.

O bir ikinci sınıf öğrencisi.

Bir sınıf atladı.

Ben bir sekizinci sınıf öğrencisiyim.

Tom'un sürekli tartışması onun sınıf arkadaşlarından bazılarını kızdırmaktadır. Fakat, sınıfın çoğu onu görmezden gelmeyi henüz öğrendi.

Onun sınıf arkadaşları onunla birlikte bin tane gömülsün diye 356 turna kuşu katladı.

Bunlar birinci sınıf taşıyıcılar değil.

Sınıf arkadaşlarınızı sevin! Ebeveynlerinizi sevin! Ülkenizi sevin!

Bütün sınıf yeni öğretmeni bekledi.

Sınıf arkadaşlarımdan çoğu Fransızcayı oldukça iyi konuşabiliyorlar.

Tom sınıf arkadaşlarının herhangi birinden daha iyi Fransızca konuşur.

Tom Fransızca konuşmada sınıf arkadaşlarının herhangi birinden daha iyidir.

Tom bir ikinci sınıf öğrencisi.

Ben bir birinci sınıf öğrencisiyim.

İkinci sınıf öğrencisiyiz.

Birinci sınıf öğrenciyiz.

Biz Tom'un sınıf arkadaşlarıyız.

Mary'ye sınıf arkadaşları tarafından zorbalık edildi.

Tom ve Mary benim sınıf arkadaşlarım.

Tom ve ben Mary'nin sınıf arkadaşlarıyız.

Tom ve ben sınıf arkadaşıyız.

Boston'da sekizinci sınıf fen bilgisi öğretmeniyim.

O ikinci sınıf öğrencisi.

Tom sınıf arkadaşlarının herhangi birinden daha akıllı görünüyor.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch