Lernen Sie, wie man sınır in einem Türkisch Satz verwendet. Über 79 handverlesene Beispiele.
Vatan hainleri sınır dışı edilecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Sınır Tanımayan Doktorlar'ın kurucusu Bernard Kouchner, Irak Savaşı'na karşı çıkmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sınır kavgaları yaygındı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir yere bir sınır koymalıyız.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom nerede sınır koyacağını biliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Almanya, Fransa ile bir sınır paylaşmaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Fransa İtalya'nın sınır komşusudur.
Translate from Türkisch to Englisch
Almanya Fransa'nın sınır komşusudur.
Translate from Türkisch to Englisch
Meriç Nehri, Türkiye ile Yunanistan arasında bir sınır oluşturur.
Translate from Türkisch to Englisch
Sınır kapalıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaliforniya ve Nevada birbirine sınır komşusudur.
Translate from Türkisch to Englisch
Amerika ve Meksika arasında bir sınır vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar Tom'u sınır dışı ettiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Aşk sınır tanımaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sınır dışı ediliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sınır dışı edildi.
Translate from Türkisch to Englisch
İki komşu ülke arasındaki sınır kapalı kalır.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsan arzusunda hiçbir sınır yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanın aptallığı hiçbir sınır tanımaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Hangi ülkeler Slovenya ile sınır komşusudur?
Translate from Türkisch to Englisch
Dahilik ve delilik arasında ince bir sınır vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Kanada Amerika Birleşik Devletlerinin sınır komşusu olur.
Translate from Türkisch to Englisch
Başlangıçta, Abraham Lincoln Afrika'ya ve Karayiplere sınır dışı edilecek tüm köleleri istedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Hem Kanada hem de Meksika Amerika Birleşik Devletleriyle sınır komşusudur.
Translate from Türkisch to Englisch
Hem Kanada hem de Meksika Amerika Birleşik Devletleri ile bir sınır paylaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Doğal sınır işaretleri var mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Birinin ne kadar tahammül edeceğine dair bir sınır var.
Translate from Türkisch to Englisch
O, sınır muhafızını görünce can havliyle kaçtı.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanlığın ilerlemesi için sınır yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch
Sınır geçişi insanlarla doluydu, onların çoğu mültecilerdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sınır yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Sınır dışı etme ve soykırım iki farklı şeydir.
Translate from Türkisch to Englisch
Almanya ülkeye gelen göçmenlerin sayısını azaltmak için Avusturya ile geçici sınır kontrollerine başlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Almanya, Avusturya sınırında geçici sınır kontrollerine başlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom daha sonra sınır dışı edildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ülkeden sınır dışı edildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Doğa hiçbir sınır tanımaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Almanya, İsviçreyle bir sınır paylaşıyor mu?
Translate from Türkisch to Englisch
Almanya Hollanda'ya sınır komşusudur.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsan aptallığı sınır tanımıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom tutuklandı, suçlu bulundu ve sınır dışı edildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Matematik hiçbir ırk veya coğrafi sınır tanımaz; matematik için, kültürel dünya tek ülkedir.
Translate from Türkisch to Englisch
Brezilya Atlas Okyanusu'nun yanı sıra on ülkeye sınır komşusudur.
Translate from Türkisch to Englisch
Amerika Birleşik Devletleri ve Meksika arasında bir sınır vardır.
Mülteciler güvenli bir şekilde sınır çizgisini geçtiler.
Aptallık hiçbir sınır tanımaz.
Ben artık hiç sınır olmadığını biliyorum.
Onlar onu sınır dışı ettiler.
Tek sınır hayal gücünüzdür.
İkinci Dünya Savaşından önce Finlandiya ve Rusya arasındaki sınır Leningrad'a yakındı.
Tom sınır boyunca çalışıyor.
Hiçbir sınır sana ulaşmamın önüne geçemez.
Tom sınır devriyesi ajanıdır.
1880'lerde burası haşin bir sınır kasabasıydı.
Hiç sınır dışı edilendin mi?
Onun hırsı sınır tanımıyor.
Sami, doğduğu Mısır’a sınır dışı edilmekle karşı karşıyaydı.
Tom sınır dışı edilebileceğinden korkuyordu.
Tom, sınır dışı edilebileceğinden korkuyordu.
Tom, sınır dışı edilmeyeceğini umuyor.
Onu neyden dolayı sınır dışı ettiler?
Cezayir, Libya'yla sınır komşusu.
Yahudi Özerk Bölgesi Çin ile sınır komşusudur.
Sınır polisi ülkeye yasa dışı yollardan girmeye çalışan Tom'u yaka paça gözaltına aldı.
O sınır bölgesi şu an tamamen dolu.
Manyetosferin içinde, uzay plazmasının yoğunluğu (elektronlar ve iyonlar gibi yüklü parçacıklar), güneş rüzgarının hüküm sürdüğü dışarıdaki plazmadan çok daha düşüktür. Manyetopoz adı verilen sınır, iki farklı yoğunluk bölgesi farklı hızlarda hareket ettiğinde kararsız hale gelir.
Ülke güvenliği sınır ötesinden başlar.
Sınır ötesi harekât için meclis onayı gerekiyor.
Sınır hizmetlerinin işlevleri artırıldı.
Yeni sınır kapısı Limnitis kasabasında olacak.
Edita Tahiri bunu sınır olarak yorumluyor.
Akarsu iki ülke arasında sınır teşkil ediyor.
Sınır kapıları kısıtlı askeri bölge ilan edildi.
Ortak sınır aynı zamanda Schengen sınırı olacak.
Nehirler birçok yerde doğal sınır vazifesi görür.
Sınır kapılarına ülkemizi tanımlayan bir yazı yazma imkânın olsaydı ne yazardın?
İnsan aptallıkta sınır tanımaz.
Son dönemlerde artan İslamî terör saldırılarına müteakiben Türkiye'nin sınır güvenliği üzerinde daha derinlemesine durması gerekiyor.
Aptallığınızın sınır tanımıyor oluşu beni çok şaşırtıyor.