Lernen Sie, wie man sınırsız in einem Türkisch Satz verwendet. Über 17 handverlesene Beispiele.
Sınırsız hoşgörü hoşgörünün ortadan kalkmasına yol açar. Hoşgörüsüz olanlara bile sınırsız hoşgörüyü uzatırsak, hoşgörülü bir toplumu hoşgörüsüzlerin saldırısına karşı korumaya hazır değilsek, o halde hoş görülü tahrip olacak ve onunla birlikte hoşgörü de.
Translate from Türkisch to Englisch
Petrol arzı sınırsız değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Doğal kaynaklar sınırsız değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Sınırsız Alana Sahip Ol Şimdi!
Translate from Türkisch to Englisch
Soru sormak, otoritenin sınırsız gücüne isyan etmek demektir.
Translate from Türkisch to Englisch
Sınırsız sayıda cümle üretmek mümkündür.
Translate from Türkisch to Englisch
Uygarlık gereksiz ihtiyaçların sınırsız çarpmasıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Soykırım tarihi, dünya tarihinde sınırsız karanlık bir noktadır.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanın hayal gücünün sınırsız olduğuna güçlü bir şekilde inanıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Holokostun tarihi dünya tarihinde sınırsız karanlık bir ayıptır.
Translate from Türkisch to Englisch
Seçenekler sınırsız.
Translate from Türkisch to Englisch
Sınırlı bir gezegende sınırsız bir büyüme olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiçbir kaynak sınırsız değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu alana sınırsız erişime sahip olacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch
Eurail geçişi, Avrupa'da sınırsız seyahat imkanı sağlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami sınırsız hasta iznindeydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bulutların üstünde özgürlük herhalde sınırsız olmalı. Derler ki tüm korkular tüm endişeler bulutların altında saklı kalırlarmış. Ve sonra bize büyük ve önemli görünenler, birden boş ve küçük olurlarmış.
Translate from Türkisch to Englisch