Lernen Sie, wie man sınava in einem Türkisch Satz verwendet. Über 72 handverlesene Beispiele.
Sınava hazırlanmak zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch
O, sınava hazırlanmakla meşgul.
Translate from Türkisch to Englisch
Jim sınava hazırlanırken gece yarılarına kadar çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Hasta olduğu için sınava giremedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sınava hazırlanmak en az 10 saatimi alacaktır.
Translate from Türkisch to Englisch
O bugünkü sınava girmek istemedi, bu yüzden hasta olduğuna inandırdı, ve okula gitmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sınava giremedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sınava hazırlanmalıyım.
Translate from Türkisch to Englisch
O, bir sözlü sınava girdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Görünüşe bakılırsa sınava çok çalışmadın.
Translate from Türkisch to Englisch
Sınava tekrar katılmak zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch
Ocak ayında bir sınava giriyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Sınava girdiğimi asla unutmayacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
İngilizce bir sınava girdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sınava girmeliydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Erkek kardeşim bir sınava katılmak zorunda.
Translate from Türkisch to Englisch
Sınava hazırlanmaya başlasak iyi olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
En iyisi sınava hazırlanmaya başlayalım.
Translate from Türkisch to Englisch
Sınava girmek zorunda değilsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir sınava hazırlanmakla meşgul.
Translate from Türkisch to Englisch
Sınava girmeden kabul edildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Geçen hafta matematikten bir sınava girdik.
Translate from Türkisch to Englisch
Gelecek ay sınava girecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Sınava hazırlanmak için geç saatlere kadar yatmadım.
Translate from Türkisch to Englisch
Sınava hazırlanıyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
O sınava hazırlanıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne yazık ki sınava çalışmak için zamanım yoktu, bu yüzden başarısız oldum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence tekrar sınava girmelisin.
Translate from Türkisch to Englisch
Aslında sınava bile girmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sınava ne zaman girdin?
Translate from Türkisch to Englisch
Sınava hangi öğrenciler girecek?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom dün bir sınava girmek zorunda kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarın bir sınava gireceğiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Ocak ayında bir sınava girmem gerekiyor?
Translate from Türkisch to Englisch
Pazar günü bir sınava girmek zorunda olduğuma inanamıyorum!
Translate from Türkisch to Englisch
Sınava çalışmalıyım.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarın tarih dersinde sınava girmek zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch
Sınava girmeden o okula kabul edildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sınava girmeden o okula alındı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarın sınava giren öğrenciler sadece biz mi olacağız?
Translate from Türkisch to Englisch
Ben bir sınava girmek zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch
Ken sınava güvenle girdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Hasta olduğum için sınava giremem.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hasta olduğu için sınava giremedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sınava giremediği için bir sene daha beklemek zorunda kalacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Dün biyolojide bir sınava girdik.
Translate from Türkisch to Englisch
Sınava giren öğrencilerin en büyük engeli on dördüncü sorundu.
Translate from Türkisch to Englisch
Keşke sınava geç kalmasaydım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir sınava çalışmakla meşgulüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Uykum var çünkü tüm gece sınava çalışmak için ayaktaydım.
Translate from Türkisch to Englisch
Sınava çalışıyorlar.
Öğrencilerin birçoğu sınava geç kaldı.
Sınava hazırlıklı olduğumu sanmıyorum.
Sınava çalışmdan girdim.
Tom bir sınava hazırlanmakla meşgul.
Haftaya kaç sınava gireceksin?
Sınava iyi hazırlanmıştı.
Bu akşam üç sınava çalışmam gerekiyor.
Bu gece üç sınava birden çalışmak zorundayım.
Sınava çok çalışmadan girdim.
Ali sınava hayvan gibi çalıştı.
Ali sınava öküz gibi çalışmış.
Ali sınava günlerce inekledi.
Sınav sabahı otobüsler üst üste dolu geçince sınava yetişemeyeceğim diye endişelendiğimi hatırlıyorum.
Sonraki sınava hazırlanmam gerekiyor.
Şimdi sınava gidiyorum, bana bol şanslar dileyin.
Dünyadaki bütün sınavlar aynı vakitte yapılacak, bu Asya'daki öğrencilerin gecenin ortasında sınava girmeleri gerekeceği anlamına geliyor.
Kendini yaklaşan sınava hazırlamalıdır.
Sınava girdiğimde keşke daha hazırlıklı olsaydım.
Sınava hazırlanın.
Sınava hazırlan.
Lütfen sessiz olun. Çok zor bir sınava çalışıyorlar.