Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "sıra"

Lernen Sie, wie man sıra in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Sıra sende.
Translate from Türkisch to Englisch

İngilizcenin yanı sıra iki dil bilmekte.
Translate from Türkisch to Englisch

Hata düzenli olarak mı yoksa ara sıra mı meydana geliyor? Hata yeniden üretilebilir mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Gitmiyorum, çünkü diğer nedenlerin yanı sıra param yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Doğduğu ülkeyi ziyaret etmek için ara sıra tatillerden faydalandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sıra beyazda ve kazandı.
Translate from Türkisch to Englisch

İngilizce ve Almanca yanı sıra, İspanyolca konuşuyor.
Translate from Türkisch to Englisch

İngilizce ve Fransızcanın yanı sıra, Almanca konuşabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

İngilizcenin yanı sıra matematik de öğretir.
Translate from Türkisch to Englisch

Eski olanlarının yanı sıra çağdaş Farsça şiirler batı dünyasında bilinmemektedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Ara sıra tenis oynarım.
Translate from Türkisch to Englisch

Midemde ara sıra olan ağrılar var.
Translate from Türkisch to Englisch

Ara sıra sinemaya giderim.
Translate from Türkisch to Englisch

Ara sıra ata binmeyi severim.
Translate from Türkisch to Englisch

Ara sıra onunla okulda karşılaşırım.
Translate from Türkisch to Englisch

Eğitim yaptığın okulda yazı yazmanın yanı sıra sağduyuyu öğretmediler mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Karısı iki çocuğunun yanı sıra şimdi kocasının dedesine de bakmak zorundaydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Müziğin yanı sıra o sporları da sever.
Translate from Türkisch to Englisch

Sadece kitap okumayın. ara sıra dışarı gidin ve biraz egzersiz yapın.
Translate from Türkisch to Englisch

Televizyon izleyicileri eğlendirmesinin yanı sıra onları aydınlatır.
Translate from Türkisch to Englisch

Jane gitarın yanı sıra keman çalabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Seller, şiddetli rüzgar fırtınaları, kuraklıklar, öldürücü donlar ve hava kirliliği sorunları hepsi,ara sıra, modern toplumu etkilenmiştir.
Translate from Türkisch to Englisch

Dün sert rüzgarların yanı sıra, yoğun yağmur yağdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom iki sıra önümde oturdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom İngilizcenin yanı sıra Almanca da konuşabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ara sıra Boston'a gider.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunun kadar sıra dışı bir şey asla tatmadım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'den Lady Gaga konserinde ön sıra koltuklardan almanın bir yolunu bulmasını istedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Zaman yalanın yanı sıra gerçeği de ortaya koyar.
Translate from Türkisch to Englisch

Eğer zamanınız varsa, ara sıra birkaç satır yaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ara sıra bir bardak şarabı sever.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'la ilgilenmek ara sıra zor olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir cerrah olmanın yanı sıra, o ünlü bir yazardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yarın ara sıra sağanaklar olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

İngilizcenin yanı sıra Fransızca konuşabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Ünlü bir fizikçi olmanın yanı sıra, o büyük bir romancıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Michael İngilizcenin yanı sıra Japonca da konuşur.
Translate from Türkisch to Englisch

O hâlâ ara sıra beni görmeye gelir.
Translate from Türkisch to Englisch

Sir Winston Churchill, büyük bir devlet adamı olmanın yanı sıra, büyük bir yazardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Robert ara sıra beni ziyarete gelir.
Translate from Türkisch to Englisch

Lucy ara sıra May'i ziyaret eder.
Translate from Türkisch to Englisch

Nancy Paris'in yanı sıra Londra'ya da gitti

Şimdi sıra sizde.

Ara sıra televizyon izlerim.

Ara sıra TV izlerim.

Onlar beni ara sıra ziyaret ettiler.

Sakar adam onun sıra dışı yeteneğini kıskandı.

Ara sıra yağmur yağıyor.

Sporun yanı sıra müziği de severim.

Ara sıra kar yağıyordu.

O, ara sıra toplantılara katılır.

Ara sıra ondan haber alırım.

Ara sıra beni görmek için gel.

İyi bir doktor olmasının yanı sıra, o çok ünlü bir roman yazarıydı.

Sıra bendedir.

Ara sıra ondan haber alıyorum.

Lütfen ara sıra bana yazınız.

O, ona yiyeceğin yanı sıra para da verdi.

Onun erken kalkması sıra dışıdır.

Ara sıra annemden haber alıyorum.

O, ara sıra annesine yazar.

O, ara sıra bana yazacağına söz verdi.

Sıra tozla kaplı.

Otobüs durağında,insanlar düzgün bir şekilde sırada beklediler.Filhakika otobüs durur durmaz sıra bozuldu.

Ara sıra gelip beni görür.

Sıra dışı bir şeyin kokusunu alıyor musun?

Sıra dışı bir şey yapmadım.

Ara sıra oğlumu görmek için gelir.

Ara sıra okula gitmem.

Onun hakkında sıra dışı bir şey var.

Ara sıra canım işimden ayrılmak istiyor.

İngilizcede sıra dışı bir yeteneği var.

Ara sıra beraber filme gideriz.

Ara sıra beraber balığa gideriz.

Onu ara sıra kütüphanede görürüm

Ara sıra oğlum beni ziyarete geliyordu.

Senin yanın sıra o da bu işten bıktı.

Ara sıra plaja gitmeyi sever.

Sizin yanınız sıra, onlar da sıradan insanlar.

İngilizcenin yanı sıra Almanca da konuşur.

İngilizcenin yanı sıra, Almanca da konuşur.

O güzel olmasının yanı sıra zekiydi.

O, öykülerini çok sıra dışı bir şekilde anlattı.

İngilizcenin yanı sıra İspanyolca da konuşur.

Her yazar kasada uzun bir sıra vardır.

Ara sıra beni arar.

Öğretmenimiz İngilizcenin yanı sıra Fransızca da konuşur.

Öğrencilerinin yanı sıra öğretmen de geldi.

Bir doktor olmanın yanı sıra, o bir yazardır.

İngilizcenin yanı sıra Fransızca da konuşabilir.

Dün geceden beri ara sıra yağmur yağıyor.

Dün geceden beri ara sıra kar yağıyor.

Gece boyunca ara sıra yağmur yağıyordu.

Sıra bende.

İki sıra yapın.

Bu sıra dışı.

Hiçbir şey sıra dışı gözükmüyordu.

Düz bir sıra oluşturun.

Ve şimdi, sıra bende!

Hesaplamalı dilbiliminde birçok dil bilmenin yanı sıra iyi bir bilgisayar kullanım bilgisi gereklidir.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch