Lernen Sie, wie man sırf in einem Türkisch Satz verwendet. Über 31 handverlesene Beispiele.
Çocuklar bazen sırf ilgi çekmek için ağlarlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Sırf gülümsemeni tekrar görmek için okyanusu boydan boya yüzerdim.
Translate from Türkisch to Englisch
Sırf sen bozulma diye orayı tercih ettim.
Translate from Türkisch to Englisch
Sırf senin için geldim.
Translate from Türkisch to Englisch
Sırf gevezelik yapıyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Sırf hayaletleri göremiyorsun diye, bu onların var olmadığı anlamına gelmez.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sırf tartışma olsun diye tartışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sırf diğerlerinden farklısın diye seni seviyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun söylediği her şeyin neredeyse yarısı sırf kurgu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sırf sinir etmemek için, ne çok bekler insan diğeri arasın diye.
Translate from Türkisch to Englisch
Sırf Rusları geçmek gibi bir amacım var.
Translate from Türkisch to Englisch
O, hayatını sırf bayraklara adamış.
Translate from Türkisch to Englisch
Sırf bana öyle geldiğini sanmıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Yanıma sırf bunu alıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Sevmediği kişiyi sırf yuhalamak için buraya geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sırf ben biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Sırf sana söylemiştim.
Translate from Türkisch to Englisch
Sırf sen değilsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben sırf iyiliğiniz için evime girmenize müsaade ediyorum ve siz bana bu şekilde davranıyorsunuz; peki o zaman.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bunu sırf iyiliğinden yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bazı insanların sırf normal olabilmek için olağanüstü enerji sarf ettiklerini kimse bilmez.
Translate from Türkisch to Englisch
Ancak grubun gündeminde sırf çalışmak yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Sırf şu telefon tutucu için kaç tane Bim gezdim.
Translate from Türkisch to Englisch
Yıllar önce okuduğumda sırf heyecan ve değişiklik olsun diye hayatı birkaç hafta "Zar Adam" kitabındaki gibi yaşamak istedim. Sonra uyuşturucudan bile daha tehlikeli olduğunu görüp uzak durdum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir şeyi sırf yapmış olmak için yapmamak lazım.
Translate from Türkisch to Englisch
Sırf şov olsun diye yardım yapmak makbul değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Organik kimya sırf ezberdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Sırf hatırası var diye satmadığı dededen kalma külüstürü onu sık sık yolda bırakıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bazı insanlar sırf normal olabilmek için olağanüstü çaba sarf ederler.
Translate from Türkisch to Englisch
Erdoğan; sırf biri Türkiye büyükelçiliğinin önünde Türk bayrağı yaktı diye delirmemelidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Erdoğan; sırf birisi İsveç'te Kur'an'ın bir nüshasını yaktı diye delirmemelidir.
Translate from Türkisch to Englisch