Lernen Sie, wie man sırt in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
O, sırtında bir sırt çantası taşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary'nin sırt ağrısı ona işkence yapıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sırt ağrısından şikâyet ediyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sırt ağrısından yakındı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un her zaman omuzunda asılı bir sırt çantası vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un sırt ağrısı var.
Translate from Türkisch to Englisch
O sırt üstü uzandı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, sırt üstü yüzebilir.
Translate from Türkisch to Englisch
O sırt üstü yatıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sırt çantası ona mı aittir?
Translate from Türkisch to Englisch
Birçok öğrenci okula sırt çantası taşır.
Translate from Türkisch to Englisch
Sırt problemlerim var.
Translate from Türkisch to Englisch
Sırt çantan nerede?
Translate from Türkisch to Englisch
Sırt üstü yat.
Translate from Türkisch to Englisch
Sırt çantasında birkaç kitap var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sırt çantasının fermuarını açtı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sırt çantasına bir şeyler sokuşturdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sırt çantasına açıkken birkaç böcek girmiş.
Translate from Türkisch to Englisch
Hitler'e göre Paulus onurlu bir ölüme sırt çevirmişti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün arkadaşlarım bana sırt çevirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un sırt çantası kapının yanında.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary sırt çantalı gezginlerdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sırt üstü uzanıyor, tavana bakıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sırt çantasını toplamaya başladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sırt çantası çok paraya mal oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok sırt ağrısı çekiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarın bir sırt çantası alacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Seç hiç sırtını Japonya'da yapılmış bir sırt kaşıyıcı ile kaşıdın mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un sırt çantası orada.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu mavi sırt çantası ağır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tanıdığın herkese sırt çevirdin, Tom dahil.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sırt çantasını aldı ve odadan ayrıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sırt ağrından Tom'a bahsettin mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Eşyanı sırt çantana koy.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sırt çantasını arabanın arka koltuğuna bıraktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Denis sırt üstü toprakta uzanıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
O senin sırt çantan mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Bana sırt çantasını ver.
Translate from Türkisch to Englisch
Birçok sırt ağrısı kendiliğinden iyi olur.
Translate from Türkisch to Englisch
O yıllardır sırt ağrısından sıkıntı çekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Git sırt çantanı al.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir sırt çantası taşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sırt çantasını taktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sırt çantasını aldı ve gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
O sırt çantasını açıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un bir sırt yarası var.
Translate from Türkisch to Englisch
O benim sırt çantamda.
Translate from Türkisch to Englisch
O, sırt çantasını açtı.
Translate from Türkisch to Englisch
Dan, Linda'nın sırt çantasını ormanda buldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sırt üstü uzanıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sırt çantasını açtı ve iPad'ini çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sık sık sırt ağrısından şikayet eder mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Sen sırt çantanı unuttun!
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sırt çantası mavimsidir.
Tom artık Mary'ye sırt çeviremez.
Tom'un sırt sorunları var.
Tom el feneri için sırt çantasına uzandı.
Sırt çantamın içinde birçok renkli dolma kalemler, kırmızı olanlar, mavi olanlar , yeşil olanlar v.s var.
Sırt çantanı yere koy.
Tom sırt kaşıyıcısı ile sırtını kaşıdı.
Tom hâlâ babasının ona verdiği sırt çantasına sahip.
Sırt üstü uzanıyordum.
Sırt çantası nedir?
O bir sırt masajı istedi.
Tom kronik sırt ağrısından muzdarip.
Tom ağır bir sırt çantası taşıyordu.
Bunu sırt çantana koy.
Tom kitaplarını sırt çantasına tıkıştırdı.
Tom sırt çantasını açtı.
Tom sırt çantasından bir kitap çıkardı ve okumaya başladı.
İnsanların sıklıkla birbirlerine sırt çevirdiklerini görüyorum, ve bu beni hakikaten korkutuyor.
Sırtında bir sırt çantası olan orta yaşlı bir kadın oturacak bir yer arıyor gibi görünüyordu.
Tom dergiyi kapattı ve onu sırt çantasına koydu.
Kurbağalama yüzebilirim ama sırt üstü yüzemem.
Doktor hastayı bir sırt yaralanması için tedavi ediyor.
Tom sırt masajlarına düşkündür.
Ordu fazlası mağazasında bir sırt çantası aldım.
Tom sırt çantasına bazı gerekli şeyleri doldurdu.
Akupunktur sırt ağrısını hafifletmeye yardımcı olabilir.
Önemli bir sırt ağrısı ile uğraşıyorum.
Birisi sırt çantamı çaldı.
Biri benim sırt çantamı çaldı.
Fadıl'a sırt çeviremezdim.
Sırt ağrısını nasıl engellersiniz?
Sırt çantamı tut.
Sırt çantanı düşürdün.
Sırt çantanı unuttun.
Biri sırt çantamı çaldı.
Sırt çantanızı boşaltın.
Sırt üstü yatıp bulutların geçişini izlemekten hoşlanıyorum.
Bu sırt çantasını al.
Birkaç ay önce sırt ameliyatı oldum.
Sırt ağrısı ile yıllardır sorun yaşıyor.
Kitaplarımı sırt çantama koydum.
Bunlar Tom ve Mary'nin sırt çantaları mı?
Tom sırt çantasını bir yastık olarak kullanarak ağacın altında uyudu.
Tom sırt çantasını masaya koydu.
Sırt çantan var mı?
Sırt çantamı evde bıraktım.
Tom sırt çantasını tezgahın üzerine attı.