Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "saçı"

Lernen Sie, wie man saçı in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Onun gri saçı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Kızın altın saçı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun saçı sarı ve genç görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Maria'nın uzun saçı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun uzun saçı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun yeşil gözleri ve açık kahverengi saçı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Babamın saçı grileşti.
Translate from Türkisch to Englisch

Adam altmış'ın üzerinde olmalı, zira saçı beyazlamış.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, daha önce Mary'yi saçı aşağıda hiç görmemişti.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun saçı doğal kırmızı mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Büyükbabamın kar beyazı saçı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Maria'nın saçı uzundur.
Translate from Türkisch to Englisch

Susie'nin saçı çok uzun.
Translate from Türkisch to Englisch

Saçı geri büyüdü.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun kısa saçı vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un kısa saçı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un kahverengi saçı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun saçı çok kısa.
Translate from Türkisch to Englisch

Şu çocuğun saçı siyahtır.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun saçı ağarıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun saçı terden ıslanmıştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun saçı doğal olarak kıvırcık.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun geçen yıl uzun saçı vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary'nin güzel koyu saçı vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun saçı uzun ve güzel.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun saçı omuzlarına geliyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Kadının saçı oldukça kısadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Jessie'nin uzun saçı tamamen ıslaktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun çok saçı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunların saçı uzun ve güzel idi.
Translate from Türkisch to Englisch

Uzun saçı var ve pantolon giyer.
Translate from Türkisch to Englisch

Saçı gittikçe inceldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Babamın saçı beyazladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kısa saçı ile sevimli görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun saçı omuzlarına indi.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun saçı siyah renkli ve uzundur.
Translate from Türkisch to Englisch

Kız kardeşimin saçı omuzlarına ulaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Daha gençken Tom'un siyah saçı vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onların hiç sakalları, saçı ve kaşları yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun gri saçı onun görünüşünü daha büyük gösteriyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Uzun saçı vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Saçı kuru.
Translate from Türkisch to Englisch

Saçı ıslak.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun sarı saçı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun saçı kısa.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun yağlı saçı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Saçı kahverengiydi.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun saçı karışık.
Translate from Türkisch to Englisch

Onların siyah saçı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un saçı büyüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun saçı uzun.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un saçı ne renk?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un hiç saçı yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun saçı ne renk?
Translate from Türkisch to Englisch

Saçı öyle uzun ki yere ulaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un siyah saçı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un saçı yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un dalgalı kahverengi saçı ve mavi gözleri var.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun mavi gözleri ve sarı saçı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un saçı yanıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary'nin çok uzun saçı var.

Tom'un çok uzun saçı var.

Saçı bir tıraş bıçağıyla kazı.

Tom'un dalgalı kahverengi saçı var.

Onun kıvırcık saçı var.

Tom'un kıvırcık saçı var.

Hem Tom hem de Mary'nin uzun saçı var.

Bir kadının saçı uzun, diliyse daha da uzundur.

Tom'un uzun sarı saçı var.

Tom'un çok kısa saçı var.

Kuaför saçı makasla kesiyor.

Tom'un saçı ıslak.

Tom'un saçı uzun.

Tom'un saçı yağmurdan ötürü ıslak.

Tom'un kızıl saçı yok.

Tom'un uzun saçı var mı?

Tom'un hâlâ ıslak saçı var.

Tom'un uzun saçı var.

Tom'un gri saçı var.

Onun uzun saçı yüzünün yarısını örttü.

Mary'nin kıvırcık siyah saçı var.

Luke'un kısa saçı var.

Amanda ve Jason'un koyu saçı var.

Shona'nın dalgalı saçı var.

Marian and Harry'nin uzun saçı var.

Anna'nın kestane kahvesi saçı var fakat Magdalena'nın sarı saçı var.

Anna'nın saçı kahverengi fakat Magdalena'nınki sarı.

Saçı uzun olan kız Judy.

Tom'un kahverengi saçı ve mavi gözleri var.

Tom'un saçı hâlâ nemli.

Çile çekmekten saçı ağardı.

Saçı dertten ağardı.

Tom'un kırmızı saçı var.

Onun saçı neredeyse tüm yüzünü kapadı.

Tom'un asi saçı var.

Onun saçı gümüş rengine döndü.

Onun saçı griye döndü.

Onun saçı ve kafasını tutma şekli bana Maria'yı hatırlatıyor.

Tom'un ne renk saçı var?

Tom'un saçı ağarıyor.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch