Lernen Sie, wie man saçını in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Onların idamı için belirlenen günde, o sanki şölene gidiyormuş gibi saçını kesti ve giyinip kuşandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben, o kızın kendisine yeni bir görünüm vermek için saçını kestiğini düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Kuaför konuğun saçını kesti.
Translate from Türkisch to Englisch
Saçını taramamı ister misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Saçını kestirmesi ona 3000 yene mal oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
O sabahleyin saçını tarar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un saçını kestirmesi gerekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom saçını havlu ile kuruladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom iki haftadır saçını yıkamadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom dün saçını kestirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom saçını kestirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'nin saçını kesti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom saçını taradı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'nin saçını ördü.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom saçını fönledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Saçını kestirmenin zamanı geldi de geçiyor bile, o çok fazla uzadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom saçını fırçaladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin saçını boyatıp boyatmadığını söyleyemedi.
Translate from Türkisch to Englisch
O saçını kestirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ayda bir kez saçını kestirir.
Translate from Türkisch to Englisch
O saçını fırçalıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O, saçını kısa kestirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom saçını boyamak istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O, saçını topuz yapar.
Translate from Türkisch to Englisch
Saçını kestirmelisin.
Translate from Türkisch to Englisch
Niçin saçını kurutuyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Saçını hiç boyadın mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom saçını koyu kahverengine boyadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Saçını nerede kestirdin?
Translate from Türkisch to Englisch
O, her zaman saçını temiz tutar.
Translate from Türkisch to Englisch
Saçını ne sıklıkta yıkarsın?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin uzun siyah saçını seviyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Saçını süpürge etti, bir teşekkür bile görmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
O, ayda bir kez saçını kestirir.
Translate from Türkisch to Englisch
Dışarı çıkmadan önce saçını tara.
Translate from Türkisch to Englisch
O, okula gitmeden önce saçını yıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Berber onun saçını tıraş etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom saçını kaybetmeye başladı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, saçını dökmeye başlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Saçını tarama zahmetine katlanmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kırk yılda bir saçını tarama zahmetine katlanır.
Translate from Türkisch to Englisch
Kısaydı ve saçını kaybediyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kız kardeşim her hafta saçını yaptırır.
Translate from Türkisch to Englisch
Kız kardeşim her sabah saçını yıkar.
Translate from Türkisch to Englisch
Saçını hemen kestirsen iyi olur.
Translate from Türkisch to Englisch
Büyük kız kardeşim her sabah saçını yıkar.
Translate from Türkisch to Englisch
Saçını taradı ve bir kurdele ile bağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir aynanın önünde saçını fırçalıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Saçını severim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom saçını boyadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Saçını kim kesti?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom saçını siyaha boyadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom saçını boyuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Berber, onun saçını kesti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom saçını kahverengiye boyadı.
Tom'un saçını boyayıp boyamadığını söylemek zor.
Saçını kestirmek için berbere git.
Saçını taradı.
Tom, Mary'nin saçını çekti.
Tom saçını yıkıyor.
Saçını kestir.
Yıllardır saçını siyaha boyuyor.
Saçını kesme!
Liisa saçını sarıya boyattı.
Saçını o şekilde seviyorum.
Tom saçını arkaya taradı.
Saçını boyarsın, değil mi?
Mary çantasından küçük bir ayna çıkardı ve saçını ve makyajını kontrol etti.
Saçını yıkatmak ister misin?
Saçını tıraş edersen, tekrar daha kalın uzayacaktır.
O, saçını düzeltti.
O, saçını ütüledi.
Mary makyaj yapmadan ve saçını yapmadan dışarı çıkamaz.
Tom saçını siyaha boyattı.
Ne sıklıkla saçını yıkarsın?
Mary bu öğleden sonra saçını yaptırdı.
Saçını omzuna attı.
Saçını pembeye boyadı.
Tom saçını yılda yaklaşık üç defa kestirir.
Kız saçını yıkadı.
Çocuğun saçını kesiyor.
Saçını taramaya ihtiyacı olmayan kişinin saçları yoktur.
Yavaş bir el hareketiyle onun bir tutam saçını kenara itti. Sonra, şefkatle ve yumuşak bir şekilde kulağının alt tarafından boynunu öptü.
Bugün saçını ütüleyen kız, yarın çamaşır makinesinde yıkanır.
Mary saçını fırçalıyor.
Saçını seviyorum.
Neden saçını fırçalıyorsun?
Kendi saçını kesen bir arkadaşım var.
Tom ve erkek kardeşi, genellikle birbirlerinin saçını keserler.
Tom'un annesi ona, gidip saçını kestirmesini söyledi.
Tom genellikle, senede sadece iki ya da üç kez saçını kestirir.
Tom annesinin, onun saçını tıraş etme biçimini sevmez.
Tom saçını tıraş ettirmek için, hastanenin yakınındaki berbere gitti.
Tom benden saçını kesmemi istedi.
Tom'un saçını kesen ben değildim.
Onun saçını kesmem.
Onun saçını tıraş etmem.
Tom Mary'nin at kuyruğu saçını çekti.
Birinin saçını kesmek gerçekten o kadar zor değil.
Saçını daha önce olduğu şekilden daha çok sevdiğimi düşünüyorum.