Lernen Sie, wie man sağır in einem Türkisch Satz verwendet. Über 96 handverlesene Beispiele.
Maç spikerleri vuvuzelaların seslerini "rahatsız edici" ve "şeytani" gibi çeşitli şekillerde tarif ettiler ve onu "gürültücü fillerin izdihamı", "sağır eden çekirge sürüsü", "katliam yolundaki bir keçi", "çok kızgın arılarla dolu büyük bir kovan" ve "hızlı ördek"'e benzettiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Sürekli gürültü bizi sağır etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Helen Keller, kör sağır ve dilsizdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un bir kulağı sağır.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen sağır mısın?
Translate from Türkisch to Englisch
Sağır mısın?
Translate from Türkisch to Englisch
Kaza sonucu sağır oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sağır değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sağır.
Translate from Türkisch to Englisch
Koko, sağır insanların dili olan işaret dilinde 500 kelimeden daha fazla biliyor ve kullanıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom da sağır.
Translate from Türkisch to Englisch
Beni kulağı sağır sanmanız çok çirkindi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sağır insanlar işaret diliyle konuşabilirler.
Translate from Türkisch to Englisch
Sağır ve dilsiz insanlar iletişim kurmak için işaret dilini kullanabilirler.
Translate from Türkisch to Englisch
Sağır mısın ya da aptal mısın?
Translate from Türkisch to Englisch
Sağır insanlar işaret dilinde sohbet edebilirler.
Translate from Türkisch to Englisch
Sağır sultan bile duydu.
Translate from Türkisch to Englisch
İşitmesi çok kötü, neredeyse sağır.
Translate from Türkisch to Englisch
Sağır-dilsiz insanlar işaret dili kullanarak konuşurlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sağır oluyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen sağır mısın nesin?
Translate from Türkisch to Englisch
Sağır veya dilsiz misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Sağır mısın yoksa bir şey mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sağır ama dudak okumayı biliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sağ kulağından tamamen sağır.
Translate from Türkisch to Englisch
Zavallı çocuk sağır ve dilsiz doğdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sağır olmaya başlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sağır olmak nasıl bir şey?
Translate from Türkisch to Englisch
O kör sağır ve dilsizdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Peruğun seni sağır yapar mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Kadın neredeyse sağır.
Translate from Türkisch to Englisch
Gürültü sağır ediyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
O, sağır ama dudak okumayı biliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sağır oluyor olmalıyım.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben sağır değil körüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Muhtemelen Tom'un sağır olduğunu düşünüyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Gürültü sağır ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sağır insanlar birbirleriyle genellikle işaret dili kullanarak konuşurlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Birçok sağır insan "özürlü" olarak düşünülmekten hoşlanmazlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Helen Keller kör, sağır ve dilsizdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Her iki çocuk da sağır.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben yemek yerken sağır ve dilsizim.
Translate from Türkisch to Englisch
Sağır edici bir gürlemeyle, roket uzaya fırlatıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, tek kulakta yarım sağır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un ebeveyninin ikisi de sağır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tanrım! Sen sağır mısın?
Translate from Türkisch to Englisch
Onun oğlu sağır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sağır ve dilsizdir.
Translate from Türkisch to Englisch
O kör, sağır ve dilsiz.
Translate from Türkisch to Englisch
O, çanları çalarken sağır oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
O, kör sağır ve dilsizdi.
Bazı sağır insanlar işaret dili kullanmamaya karar verirler.
Onları nerede sağır ettin?
Sadece sana söyledim. Sağır mısın?
Tom, tavsiyeleri sağır kulaklara düştüğünde hayal kırıklığına uğradı.
Sağır değil.
Sağır oluyorum.
Bir kulağım sağır.
Ben sağır doğmadım.
Gürültü kulakları sağır edici hale geliyor.
Sami sağır dilsiz bir kadınla çıktı.
Kemoterapi, Leyla'yı neredeyse sağır bıraktı.
Ben tamamen sağır oldum.
Böyle bağırma, o, sağır değil.
Tom neredeyse sağır.
Tom bana Mary'nin sağır olduğunu düşündüğünü söyledi.
Tom, Mary'nin sağır olduğunu söyledi.
Sami aniden kör ve sağır oldu.
Köpeğin sağır mı?
Tom neredeyse sağır, değil mi?
Tom sağır olacak, değil mi?
Tom sağır, değil mi?
Tom Mary'ye sağır gibi davranmayı bırakması gerektiğini söyledi.
Tom'un tek kulağı sağır, değil mi?
Tom sağır değil, ama Mary sağır.
Tom yaşlı ve sağır.
Sağır duymaz, uydurur.
Sağır oldular.
Amcam sağır.
Dayım sağır.
Eniştem sağır.
Tom'un sağır olduğunu biliyorum.
Tom sağır galiba.
Tom aynı zamanda sağır.
Tom aynı zamanda sağır da.
Sağır duymaz, uydurur; kaşar durmaz, vurdurur.
Tom sağır değil, değil mi?
Yolunda nasıl donuk ve acı sözlerime sağır hale geldin?
Sağır son Olimpiyat şampiyonuydu.
Sağır değildir ama sadece duymak istediklerini duyar.
Bir kulağı sağır.
Ali'ye bağırırken az daha kendi sesimden kulaklarım sağır olacaktı.
Mary'nin bir kulağı sağır, değil mi?
Ben sağır değilim; böyle bağırmaya gerek yok.
Bu adam sağır.
Tom'un neredeyse sağır olduğunu biliyorum.