Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "sağlıklı"

Lernen Sie, wie man sağlıklı in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Sağlıklı olan adam sağlığın değerini bilmez.
Translate from Türkisch to Englisch

Havuç sağlıklı bir aperitiftir.
Translate from Türkisch to Englisch

Ayrıca,bebeğim sekiz aylık,sağlıklı ve çabucak büyüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Sağlıklı yemek daha pahalı mıdır?
Translate from Türkisch to Englisch

Sağlıklı kalmak istediğim için egzersiz yapıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Sağlıklı kalabildiğim sürece uzun yaşamak isterim.
Translate from Türkisch to Englisch

O bebek tombul ve sağlıklı.
Translate from Türkisch to Englisch

O zaman kendini daha iyi eğitmiş olsaydı, o şimdi daha sağlıklı olacaktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Spor hem zihni hem bedeni sağlıklı yapar.
Translate from Türkisch to Englisch

Sağlıklı bir insanın kalp atışlarındaki süre aralığı yaklaşık olarak 0,8 saniyedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Erkenden uyumak ve erken kalkmak bir adamı sağlıklı, zengin ve bilge yapar.
Translate from Türkisch to Englisch

Sabahın erken saatlerinde kalkmak sizi sağlıklı yapar.
Translate from Türkisch to Englisch

Erken yatıp ve erken kalkmak, bir adamı sağlıklı, varlıklı ve bilge yapar.
Translate from Türkisch to Englisch

Büyükannem sağlıklı ve tek başına yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Yürüyüş egzersizin sağlıklı bir şeklidir.
Translate from Türkisch to Englisch

O erkek çocuk sadece fast food yerse, çok sağlıklı olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben eskisi kadar sağlıklı değilim.
Translate from Türkisch to Englisch

O, birkaç yıldır sağlıklı değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Brokoli en sağlıklı sebzelerden biridir.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben bütün iyileri tattım, ve sağlıklı olmaktan daha iyisini bulmadım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un büyükannesi sağlıklı görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Her zaman sağlıklı olmanızın nedeni odur.
Translate from Türkisch to Englisch

Ona nasıl sağlıklı kalacağını öğütledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Çocuğun yemek yemeye ihtiyacı varsa, ona sağlıklı bir şey pişirin.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar daha sağlıklı gıdalar yediler.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom sağlıklı gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un sağlıklı bir yaşam tarzı vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kesinlikle eskisi kadar sağlıklı değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Dedem çok sağlıklı.
Translate from Türkisch to Englisch

Büyükbabam her sabah ölçülü egzersiz yapar, güçlü ve sağlıklı olmasının nedeni budur.
Translate from Türkisch to Englisch

O sağlıklı görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar sağlıklı görünüyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Erkek kardeşim sağlıklı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben sağlıklı bir çocuktum.
Translate from Türkisch to Englisch

O sizin için sağlıklı değil.
Translate from Türkisch to Englisch

O her zamanki gibi sağlıklı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom her zamanki gibi sağlıklı.
Translate from Türkisch to Englisch

Çocukların sağlıklı görünüyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

O, güzel ve sağlıklı görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Siz her zamanki kadar sağlıklı görünüyorsunuz.
Translate from Türkisch to Englisch

Öğün atlamak sağlıklı değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Her şeyden önce sağlıklı olmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Sağlıklı bir kahvaltı yaptım.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun büyükannesi sağlıklı görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O, güçlü ve sağlıklı gözüküyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Yediğin şeyin sağlıklı olduğunu umut ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Nasıl sağlıklı kalacağıyla ilgili ona onun tarafından nasihat edildi.

Sağlıklı kalmanın tek yolu telaffuz edilemeyen maddelerden yapılmış bir yiyeceği yemekten kaçınmaktır.

Onun sağlıklı bir bebeği vardı.

En ideal olan, yemeğin lezzetli, ucuz, sağlıklı olması ve duyguları incitmemesidir.

Sağlıklı olmasına rağmen mutlu görünmüyor.

Tom kendini sağlıklı, mutlu ve zinde hissetti.

Hasta da olsa sağlıklı olsa o her zaman mutludur.

Sağlıklı bir bebek doğurdu.

Sağlıklı olsam, mutlu olurdum.

Tom eskisinden daha sağlıklı görünüyor.

Taze hava sağlıklı olmak için gereklidir.

Güzel sağlıklı bir bebek doğurdu.

Tom eskisi kadar sağlıklı değil.

Amcam genç değil ama sağlıklı.

Ona nasıl sağlıklı kalınacağına dair nasihat ediyor.

Bu video kaydedici sağlıklı çalışmıyor.

Sağlıklı yetişkin dişleri kalıcı olmalıdır.

Sağlıklı mı olduğumu sanıyorsun?

Sağlıklı olduğumu düşünüyor musun?

Ailesi için sağlıklı yemekler hazırlar.

Tom birçok insanın sağlıklı bir diyet dediğini yedi.

Seksenden fazla olmasına rağmen hâlâ sağlıklı.

Ilımlı egzersiz yapmak sizi sağlıklı tutacaktır.

O yaşlanıyor ama her zamanki kadar sağlıklı.

O sağlıklı mı?

Sağlıklı mısın?

Bu sağlıklı değil.

O çok sağlıklı.

Büyükbabası ilerlemiş yaşına rağmen oldukça sağlıklı.

Onlar ebeveynlerinin neslinin onların yaşında olduğundan daha eğitimli, daha sağlıklı ve daha varlıklıdır.

Büyükbabası yaşına göre hâlâ oldukça sağlıklı.

Sağlıklı bir karar vermek için yeterli bilgim yok.

Bu problem sağlıklı bir insan beyniyle çözülemeyecek kadar zor değil.

Bugün kendimi çok sağlıklı hissetmiyorum.

Erken yatmak, erken kalkmak bir insanı sağlıklı, zengin ve akıllı yapar.

O sağlıklı bir yaşam tarzına sahiptir.

İnşallah eve sağlıklı dönersin.

Bu çok sağlıklı.

Sence sağlıklı mıyım?

Doktorlar onun öldüğünü düşünmüştü ama o bugün hâlâ hayatta ve sağlıklı ve bir işi ve bir ailesi var.

Tom güçlü ve sağlıklı görünüyor.

Sendeki bilgileri benimle paylaş ki sağlıklı karar verebileyim.

Tom sağlıklı.

Tom normal, sağlıklı bir çocuk.

Genellikle sağlıklı bir öğle yemeği yemeye çalışırım.

Vejeteryanlar dünyadaki en sağlıklı insanlardan bazılarıdır.

Sen gençsin. Senin önünde sağlıklı bir hayat var.

Her zaman sağlıklı yerim.

Her zaman sağlıklı yemek yemeye çalışırım.

Sağlıklı bir erkek bebeğin var.

Sağlıklı bir erkek bebek dünyaya getirdin.

Onlar sağlıklı bir erkek bebeğe sahip oldular.

Tom genç ve sağlıklı.

Doğa ona hem sağlıklı bir akıl hem de sağlıklı bir vücut bahşetti.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch