Lernen Sie, wie man sağlıksız in einem Türkisch Satz verwendet. Über 22 handverlesene Beispiele.
Bu yiyecek sağlıksız.
Translate from Türkisch to Englisch
Yumurta sarısı yemek gerçekten o kadar sağlıksız mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Liderler arasındaki çatışmalar sağlıksız bölgecilikle sonuçlandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Günde 20 portakaldan daha fazla yemenin sağlıksız olduğunu düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Kırmızı et yemek sağlıksız mıdır?
Translate from Türkisch to Englisch
O oldukça güzel ama sağlıksız görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sağlıksız olduğu için sigarayı bırakmalısın.
Translate from Türkisch to Englisch
Kötü hissediyordum, bu yüzden hastaneye kabul edildim. Fakat bende gerçekten sağlıksız bir şey olmadığı anlaşıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Stalin tüm insanların babasıydı – kendi sağlıksız hayal dünyasında.
Translate from Türkisch to Englisch
Eğer daha fazla egzersiz yapmazsan, sağlıksız olacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunun sağlıksız olduğunu biliyordum.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiçbir şey hasta olmaktan daha sağlıksız değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Sigara içmeyi bırakmalısın, sağlıksız olduğu için.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunun ne kadar sağlıksız olduğu hakkında bir fikrin var mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Bira en azından aşırıya kaçmadan gerçekten çok sağlıksız değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Sigara içmenin sağlıksız olduğunu bilmemize rağmen, insanlar hala sigara içiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sigara içmek sağlıksız.
Translate from Türkisch to Englisch
Sigara dumanı sağlıksız olabilir ama tabii ki güzel görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Fast food gerçekten sağlıksız mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Muhtemelen uyuşturucu kullanıyorsunuz. Bu sizi daha sağlıksız yapar.
Translate from Türkisch to Englisch
Yargı sistemi hâlâ sağlıksız.
Translate from Türkisch to Englisch
Göçmen kökenli bazı insanlar, aşağılık kompleksi ve kabul edilme arzusundan doğan sağlıksız ve saldırgan bir tutumla kendi kültürlerine karşı nefret besliyor.
Translate from Türkisch to Englisch