Lernen Sie, wie man sağlayan in einem Türkisch Satz verwendet. Über 21 handverlesene Beispiele.
Çalışan her kimsenin kendisine ve ailesine insanlık haysiyetine uygun bir yaşayış sağlayan ve gerekirse her türlü sosyal koruma vasıtalarıyla da tamamlanan adil ve elverişli bir ücrete hakkı vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Açık kaynak; teknolojik yeniliği sağlayan motordur.
Translate from Türkisch to Englisch
Dinleme etkinliği, dil öğrenmede asıl başarıyı sağlayan unsurdur.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu, insanların evliliğe karşı tavrındaki bir değişiklik ve 24 saat açık olan ve genç insanların daha kolay yaşamalarını sağlayan fast food restoranlar ve yerel dükkanlardan dolayı olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ailede evin geçimini sağlayan tek kişi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bisikletini çalanın Tom olduğundan o kadar emin olmanı sağlayan ne?
Translate from Türkisch to Englisch
O, ailenin geçimini sağlayan tek kişi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne zaman bir kaza olsa doktorların aradığı ilk şey hasta hakkında bazı bilgiler sağlayan bir bilezik, bir kolye, veya bir aksesuardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu ailenin geçimini sağlayan kişi o.
Translate from Türkisch to Englisch
Doğa her sayfada büyük bir içerik sağlayan tek kitaptır.
Translate from Türkisch to Englisch
Doğrudan pazarlama insanların evden alışveriş yapmasını sağlayan bir yoldur.
Translate from Türkisch to Englisch
O, kraliyet portrelerini yaparak geçimini sağlayan bir sanatçıydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Hayat karmaşık değildir! Bize, büyümemizi ve gelişmemizi sağlayan görevler verir yalnızca. Bizim bunu istememiz yeterlidir!
Translate from Türkisch to Englisch
Bisikletler egzersiz sağlayan ve kirliliği yaymayan bir ulaştırma şeklidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un onu yapmasına yardım sağlayan kimseyim.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben Tom'un onu yapmasına yardım sağlayan kişi değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu sağlayan nedir?
Translate from Türkisch to Englisch
İşe kabul edilmenizi sağlayan özellikleriniz nelerdi?
Translate from Türkisch to Englisch
Kendimizi bu sanat türüne adamamızı sağlayan şey ne?
Translate from Türkisch to Englisch
Dikkat edilirse, bize bugünkü vatanımızı ve devletimizi sağlayan Kurtuluş Savaşı Muharebeleri'nden sadece Başkomutan Meydan Muharebesi'ni ülke çapında, programlı törenlerle kutluyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Alışkın olduğun tüm bu lüksleri sana sağlayan kişi babandır.
Translate from Türkisch to Englisch